HAYALLERİMİN SINIRI YOK
16 Ekim 2026, Cuma 15:23Hayatta bazı insanlar vardır, tek bir işle yetinmez, tek bir hayalin peşinden koşmakla kalmaz. İçlerinde sürekli büyüyen bir merak, keşfedilmeyi bekleyen yeni yetenekler ve gerçekleştirmek istedikleri kocaman hayaller taşırlar. Ben de kendimi bu insanların arasında görüyorum. Çünkü benim için hayat, öğrenmenin, üretmenin, kendini geliştirmenin ve her yeni güne yeni hedeflerle başlamanın adıdır. Televizyon gazeteciliği, sunuculuk, kurgu, klip yönetmenliği, kamera ve program yönetmenliği… Bugün medya dünyasının farklı alanlarında görev alıyor, birbirinden farklı sorumlulukları aynı anda yürütüyorum. Bütün bunları yaparken yalnızca bir işi tamamlamanın değil, ortaya yeni bir şey çıkarmanın, bir fikri hayata geçirmenin ve emeğimin sonucunu görmenin mutluluğunu yaşıyorum.
Kimi zaman kameranın önünde, kimi zaman arkasında oluyorum. Bazen bir programı yönetiyor, bazen bir görüntünün kurgusuyla saatlerimi geçiriyor, bazen de bir klibin hikayesini oluşturmak için ayrıntılar üzerinde düşünüyorum. Her görev bana yeni bir deneyim kazandırıyor. Her proje, mesleğime farklı bir pencereden bakmamı sağlıyor. Çünkü medya dünyasında başarılı olmanın yalnızca görünür olmakla mümkün olmadığına inanıyorum. Bir işin mutfağını bilmek, emeğin değerini anlamak, ayrıntılara önem vermek ve gerektiğinde her aşamada sorumluluk alabilmek gerekiyor. Ben de kendimi bu anlayışla geliştirmeye çalışıyorum. Her işin arkasında emek, her başarının arkasında sabır var… Televizyon ekranlarında izlediğimiz birkaç dakikalık bir programın arkasında ne kadar büyük bir hazırlık olduğunu çoğu zaman izleyici fark etmiyor. Kamera açıları, ışık, ses, kurgu, içerik, sunum ve yönetim… Bütün bu parçaların bir araya gelmesiyle ortaya izlenebilir bir iş çıkıyor.
Ben bu sürecin farklı aşamalarında bulunmaktan inanılmaz keyif alıyorum. Çünkü her aşama bana başka bir şey öğretiyor. Bazen bir görüntünün doğru anı yakalamasının ne kadar önemli olduğunu görüyorum, bazen bir kurgunun hikayeyi nasıl değiştirebildiğini fark ediyorum. Bazen de bir programın başarılı olması için ekip çalışmasının ne kadar vazgeçilmez olduğunu bir kez daha anlıyorum. Benim için kamera yalnızca görüntü kaydeden bir araç değil, anlatmak istediğim hikâyelerin kapısını aralayan bir yol. Kurgu, birbirinden bağımsız görüntüleri anlamlı bir bütün haline getiren bir anlatım biçimi. Yönetmenlik ise bir fikri hayata geçirirken hayal gücünü, disiplini ve sorumluluğu aynı noktada buluşturmak. İşte bütün bu alanların içinde kendimi geliştirmeyi, yeni şeyler öğrenmeyi ve her projede bir adım daha ileri gitmeyi seviyorum.
Elbette her şey her zaman kolay olmuyor. Yorulduğum, yeniden düşündüğüm, bir işi istediğim noktaya getirebilmek için defalarca üzerinde çalıştığım zamanlar oluyor. Ancak bir işin sonunda ortaya çıkan sonucu gördüğümde, harcadığım emeğin karşılığını hissettiğimde bütün yorgunluğumun yerini başka bir mutluluk alıyor. Çünkü insan sevdiği işi yaptığında yalnızca çalışmıyor,aynı zamanda kendini keşfediyor. Peki, hedefim bunlarla sınırlı mı? Tabii ki hayır… İçimde gerçekleştirmek istediğim daha pek çok hayal var. Bugüne kadar edindiğim deneyimlerin beni yeni hedeflere hazırladığına inanıyorum. Şimdi önümde heyecanını şimdiden hissettiğim yepyeni bir yol duruyor. Beyaz perde… Evet, bir gün kendi filmimi çekmek istiyorum. Üstelik ilk filmimin bir dram olmasını hayal ediyorum. İnsanların hayatlarına dokunan, izleyiciyi düşündüren, duygulandıran ve perde kapandıktan sonra bile zihninde iz bırakan bir film çekmek istiyorum. Çünkü dram, bana göre yalnızca üzücü olayları anlatmak değildir. İnsanın iç dünyasını, mücadelelerini, kayıplarını, umutlarını, sevgisini ve hayata tutunma çabasını anlatabilmektir.
Bazen bir bakış, bazen söylenememiş bir söz, bazen de yıllarca insanın içinde taşıdığı bir acı, uzun cümlelerden çok daha fazlasını anlatır. İşte ben de böyle bir hikayeyi beyaz perdeye taşımak istiyorum. İzleyicinin kendinden bir parça bulabileceği, karakterlerle birlikte hissedebileceği, kimi zaman gözleri dolarken kimi zaman kendi hayatını sorgulayabileceği bir film… Elbette film çekmek, yalnızca bir hikâye yazmaktan ya da kamerayı eline almaktan ibaret değil. Senaryo, oyuncu seçimi, mekanlar, ışık, görüntü yönetimi, kurgu ve daha pek çok ayrıntı büyük bir emek istiyor. Ancak bugün içinde bulunduğum mesleki alanların bana bu yolculukta önemli deneyimler kazandırdığına inanıyorum. Kamera önünü ve arkasını tanımak, kurgu sürecini bilmek, yönetmenlik sorumluluğunu taşımak ve bir yapımın farklı aşamalarında görev almak benim için önemli bir birikim. Şimdi bu birikimi daha büyük bir hikâyeye dönüştürmenin hayalini kuruyorum. Belki uzun bir yol olacak. Belki pek çok zorlukla karşılaşacağım. Belki yeniden öğrenmem, kendimi geliştirmem ve bazı şeyleri baştan deneyimlemem gerekecek. Ama bütün bunlar beni hayalimden uzaklaştırmıyor. Tam tersine, hedefime daha sıkı sarılmam için bana güç veriyor.
Çünkü bir hayalin gerçekleşmesi için önce ona inanmak, ardından da o hayal için çalışmak gerekiyor. Hayaller cesaret ister, başarı ise vazgeçmemeyi… Ben azmin elinden hiçbir şeyin kurtulamayacağına inanan biriyim. Elbette yalnızca istemek her zaman yeterli değil. İnsanın çalışması, sabretmesi, kendisini geliştirmesi ve karşısına çıkan engellerden ders çıkarması gerekiyor. Bazen başkaları size yapamayacağınızı söyleyebilir. Bazen şartlar düşündüğünüzden daha zor olabilir. Bazen de hedefinize ulaşmak için daha fazla zamana ihtiyacınız olabilir. Önemli olan, bütün bunların karşısında kendinize olan inancınızı kaybetmemek. Benim için başarı, yalnızca bir unvan kazanmak ya da bir projeyle adından söz ettirmek değil. Başarı, dün yapamadığım bir şeyi bugün yapabilmek, bilmediğim bir konuda kendimi geliştirmek ve yıllardır içimde taşıdığım bir hayali gerçeğe dönüştürebilmektir.
Bugün televizyon gazeteciliğinden sunuculuğa, kurgudan klip yönetmenliğine, kameradan program yönetmenliğine kadar farklı alanlarda edindiğim deneyimler, yarın çekmek istediğim filmin de temel taşları olabilir. Belki bir gün beyaz perdede kendi imzamı taşıyan bir dram filmiyle izleyicinin karşısına çıkacağım. Belki o film, uzun zamandır anlatmak istediğim bir hikâyenin başlangıcı olacak. Belki de o ilk film, önümde daha büyük projelerin kapısını açacak. Bunların hiçbirini bugünden kesin olarak bilemem. Ama bildiğim bir şey var… Bu hayali gerçekleştirmek için çalışmaktan ve kendimi geliştirmekten vazgeçmeyeceğim. En büyük motivasyonum, kendime yeni hedefler koyabilmek İnsan bir hedefini gerçekleştirdiğinde durup dinlenmek isteyebilir. Ben ise ulaştığım her noktanın ardından kendime yeni bir hedef belirlemeyi seviyorum. Çünkü gelişmenin sonu olmadığına inanıyorum. Bugün yaptığım işlerden keyif alıyorum. Üretiyor, öğreniyor, deneyimliyor ve kendimi her geçen gün biraz daha ileri taşımaya çalışıyorum. Fakat içimdeki heyecanı yalnızca bugünün işleriyle sınırlamak istemiyorum.
Beyaz perdeye adım atmak, kendi filmimi çekmek ve hayal ettiğim hikâyeyi izleyiciyle buluşturmak benim için yeni bir başlangıç olacak. Bu hedefe ulaşmak için gereken emeği vermeye hazırım. Belki yol uzun, belki önümde aşmam gereken pek çok basamak var. Ama ben yolun uzunluğuna değil, sonunda ulaşmak istediğim noktaya bakıyorum. Çünkü hayaller, yalnızca kurulduğunda güzel değildir; onlar için mücadele edildiğinde anlam kazanır. Ve ben kendi hikayemi yazmaya devam ediyorum. Her yeni projede yeni bir şey öğrenerek, her deneyimden güç alarak ve içimdeki üretme heyecanını kaybetmeden… Televizyon ekranlarından beyaz perdeye uzanan bu yolculukta, şimdi sıra yeni bir hayali gerçeğe dönüştürmekte. İlk filmimi çekmek istiyorum. Bir dram filmiyle izleyicinin karşısına çıkmak ve kendi anlatım dilimi sinemada bulmak istiyorum. Biliyorum ki önümde uzun bir yol var. Ama inanıyorum; emek, sabır, cesaret ve azimle hayallerimi gerçekleştirebilirim. Çünkü benim için hiçbir hedef, uğruna çalışılmayacak kadar uzak değil. Ben Almina Besra Babar… Hayallerim büyük, hedeflerim daha da büyük. Ve hikayem daha yeni başlıyor…
Almina Besra BABAR


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.