<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Magazin Caddesi</title>
        <link>https://www.magazincaddesi.com/</link>
        <description>Magazin Caddesi</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>KONKEN PARTİSİ’NE AFİFE’DE BÜYÜK ONUR</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/konken-partisine-afifede-buyuk-onur-5678</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/konken-partisine-afifede-buyuk-onur-5678</guid>
                <description><![CDATA[Tiyatroya ömrünü adayanlara ilham veren Türkiye’nin en uzun soluklu ve en prestijli ödülü 28. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri 2026 yılı adayları açıklandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türk tiyatrosunun yaratıcı gücünü ve sahnedeki emeği görünür kılan Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri'nde, komedi ya da müzikal dalındaki tek oyuna&nbsp; verilen Haldun Dormen Özel Ödülü'nü; Tiyatrokare prodüksiyonuyla hayata geçen, yönetmenliğini Nedim Saban'ın yaptığı, Melek Baykal ve Mehmet Atay'ın başrolünü üstlendiği Konken Partisi hak kazandı. Ödül, Haldun Dormen'in vefatından sonra ilk defa verilmesi de ayrı bir önem taşıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">3 ay boyunca yoğun bir prova süreci sonucu, oyuncular haric 30 kişilik prodüksiyon, tasarım, teknik ekibinin katkılarıyla ortaya çıkan Konken Partisi, Şubat ayında seyircisiyle buluştuğu andan itibaren Türkiye'nin her yerinde kapalı gişe oynadı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">1978 Pulitzer Ödüllü oyunu, Nedim Saban&nbsp; farklı bir bakış açısıyla&nbsp; sahneye taşıdığı, D.L.Coburn'den Seçkin Selvi'nin Türkçeleştirdiği duygusal komedide; on yıldır kapalı gişe oynanan Ahududu oyunuyla tiyatroya dönen Melek Baykal ile&nbsp; Ankara sahnelerinin usta ismi Mehmet Atay rol alıyor. Ankara sahnelerinin usta oyuncusu Mehmet Atay, bu oyunla ilk kez İstanbul seyircisiyle buluştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Konken Partisi çağdaş bakış açısıyla tekrar kurgulanması , ustaca kurgulanmış diyaloglar, hiç düşmeyen yüksek komedi temposu ve zengin prodüksiyonuyla göz kamaştırıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Konken Partisi'nin konusu kısaca şöyle: Hayatlarının sonbaharında tesadüfen yolları kesişen Fonsia ve Weller, zamanlarını konken partileriyle geçirirken bir anda tüm hayatlarını masaya yatırırlar. Oyunda kaybetseler bile, hayatta kazanmak için hiçbir zaman geç olmadığını fark ederler. Çünkü hayat bir oyunsa, bu oyunu kazanmak için asla geç değildir. Oyunun yönetmeni Nedim Saban, sevgi ve umut aşılayan&nbsp; oyunun mümkünse ailenin farklı kuşaklarından bireylerle birlikte izlenmesini öneriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Künye</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yazan: D. L. Coburn</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türkçesi: Seçkin Selvi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yönetmen: Nedim Saban</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dekor Tasarımı: Barış Dinçel</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kostüm Tasarımı: Başak Özdoğan</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Işık Tasarımı: Osman Aktan</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Afiş Tasarımı: Galip Aksular</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Fotoğraf: Emre Mollaoğlu</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yönetmen Yardımcısı: Erdinç Doğancı</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Reji Asistanı: Mertcan Durmuş</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Basın Danışmanı: Emre Duymaz</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yapım Koordinatörü : İbrahim Zoroğlu</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dijital İletişim: Tatava Medya</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/04/konken-partisine-afifede-buyuk-onur-1776345398.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>EKRANLARDAN KİTAP RAFLARINA</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/ekranlardan-kitap-raflarina-5641</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/ekranlardan-kitap-raflarina-5641</guid>
                <description><![CDATA[Program yapımcısı, sunucu, büyük beden model, araştırmacı ve yazar kimlikleriyle dikkat çeken Meryem Gülbetekin, medya ve edebiyat dünyasındaki yükselişini sürdürüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">Iğdır’da dünyaya gelen Gülbetekin, farklı alanlardaki üretkenliğiyle adından söz ettirmeye devam ediyor. Kendi adını taşıyan ‘Meryem Gülbetekin TV’ adlı YouTube kanalında tanınmış isimleri konuk eden başarılı isim, samimi üslubu ve dikkat çeken sorularıyla izleyicilerin ilgisini çekiyor. Programlarında hem magazin hem de toplumsal konulara yer veren Gülbetekin, kısa sürede geniş bir izleyici kitlesine ulaşmayı başardı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">Öte yandan büyük beden model olarak da farkındalık yaratan Gülbetekin, güzellik algısına farklı bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyor. Kendine güveni ve duruşuyla birçok kadına ilham olan Gülbetekin, bu alandaki çalışmalarıyla da dikkat çekiyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">Yazarlık kariyerinde de emin adımlarla ilerleyen Meryem Gülbetekin, ikinci kitabı ‘Birlik Bilinci Kozmik Hakikatın Uyanışı’ ile okuyucularıyla buluştu. Ruhsal farkındalık, evrensel bilinç ve içsel uyanış temalarını ele alan eser, kısa sürede ilgi görmeye başladı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">Çok yönlü kariyeriyle dikkat çeken Meryem Gülbetekin, hem ekranlarda hem de edebiyat dünyasında adından söz ettirmeye devam edecek gibi görünüyor.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/04/ekranlardan-kitap-raflarina-1775656451.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÖTEKİSİZ TEK</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/otekisiz-tek-5639</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/otekisiz-tek-5639</guid>
                <description><![CDATA[Türk Tasavvuf Müziği’nin usta ismi ve düşünür Ahmet Özhan, TK Yayınları’ndan çıkan yeni kitabı "Ötekisiz Tek" kapsamında D&R Bağdat Caddesi mağazasının konuğu oldu. Yoğun bir katılımla gerçekleşen etkinlikte Özhan, "varlığın tekilliği" ve "ötekisizleşme" üzerine yaptığı samimi sohbetiyle okurlarına keyifli bir pazar günü yaşattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">Türkiye’nin en büyük kitap platformu D&amp;R, yazar ve okur buluşmalarının bir yenisini 1980’li yıllardan itibaren Türk Tasavvuf Musikisi ile özdeşleşen ünlü müzisyen Ahmet Özhan ile gerçekleştirdi. TK Yayınları’ndan çıkan yeni kitabını imzalamanın yanı sıra bir de söyleşi gerçekleştiren Ahmet Özhan; alışılmışın dışındaki yaklaşımları, ezber bozan tespitleri ve varoluşa dair derinlikli paylaşımlarıyla katılımcılara ufuk açıcı bir deneyim yaşattı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">Söyleşisinde "Ötekisiz Tek" kavramının derinliklerini paylaşan Ahmet Özhan, varlığın tekilliğine vurgu yaptı: "Ötekisiz tek bir açılım söz konusu. Yani varlığın tekilliğini uygulayan, ötekiliğin olmadığını, hepimizin birbirimizle özle bağlı olduğumuzu hatırlatmak istiyoruz. Biz aslında özle biriz. Bu düşünceyi şuurumuza, şuurumuzu da eyleme naklettiğimizde; şahsi, toplumsal ve küresel olarak ortaya çıkan tüm üzücü olayların yok olacağını göreceğiz."</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">"Üzüntüye ve acıya gerek yok"</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">"Benim bir tek derdim var; o da üzüntüye gerek olmadığını anlatmak. Üzüntüye gerek yok, acılara gerek yok, gözyaşına gerek yok. Sevinçten ağlayalım tamam ama üzülerek ağlamaya emin olun hiç gerek yok. Varlığın yeterliliği hepimizin mutlu olması için ne var ise bize seferber kılmış vaziyettedir; mutlu olmak için sonsuz sebepler, mutsuz olmak için ise çok az arıza var. Bütün mesele kendimizi keşfetmek, varlığın nitelik ve inceliğini fark etmektir. Bunu hallettiğimiz zaman neşeden ve mutluluktan başka bir şey kalmaz. Kendimizi fethettiğimizde, bu donanımı bize niçin verdiklerini anladığımızda; çok mutlu uyuyacak, çok mutlu uyanacak ve güne şarkılarla başlayacaksınız."</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">"İslam, bir yaşam biçimidir"</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">Ahmet Özhan, dinin sadece bir çerçeve olmadığını, hayatın her alanını kapsayan pırıl pırıl bir yol olduğunu ifade etti: "İslam dediğiniz zaman bunun içerisinde ontoloji, sosyoloji, psikoloji ve ahlakın tüm şubeleri vardır. Bizim amacımız, deforme edilmiş bir imajı değil, bizzat 'Muhammedi İslam'ı' bir yaşam biçimi olarak hayatımıza tatbik etmektir. Bu yolda kimse inancını kimseye dayatmamalı; herkes kendi inancında hür yaşamalıdır."</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">“Bilgi dışarıdan değil, içeriden gelir"</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">Özhan, öğrenme sürecine dair ezber bozan yaklaşımını şu sözlerle özetledi: "Aslında okulda bir şey öğrenmezsin. Okulda sana sadece hatırlaman gerekeni işaret ederler. Dersler, denklemler, problemler... Hepsi sende olan o ilmin farkındalığını şuuruna aktarmak için birer işaretten ibarettir. Zikir de aslında hatırlamak demektir."</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/04/otekisiz-tek-1775644733.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>FATMA BACARA’YA SEVGİ SELİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/fatma-bacaraya-sevgi-seli-5633</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/fatma-bacaraya-sevgi-seli-5633</guid>
                <description><![CDATA[Bugüne kadar kaleme aldığı eserlerle geniş bir okur kitlesine ulaşarak edebiyat dünyasında kendine sağlam bir yer edinen yazar Fatma Bacara, yeni kitabı ‘Dileyici’ ile bir kez daha dikkatleri üzerine çekti. Başarılı yazar, 23. Ankara Kitap Fuarı kapsamında düzenlenen ‘Rezona Nefes Kitap Fuarı’nda gerçekleştirdiği imza gününde okurlarıyla bir araya gelerek yoğun ilgi gördü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Fuar alanında erken saatlerden itibaren uzun kuyruklar oluşturan kitapseverler, Bacara ile tanışabilmek ve kitaplarını imzalatabilmek için adeta birbirleriyle yarıştı. Samimi tavırları ve içten sohbetiyle dikkat çeken yazar, her bir okuyucusuna özel zaman ayırarak hem kitaplarını imzaladı hem de yeni eseri üzerine keyifli sohbetler gerçekleştirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">‘Dileyici’ adlı yeni kitabında insanın içsel yolculuğunu, hayallerini ve yaşamın derin anlam arayışını ele alan Bacara, okuyucularına farklı bir bakış açısı sunmayı hedefliyor. Eser, kısa sürede büyük ilgi görerek fuarın en çok konuşulan kitapları arasında yerini aldı. Okurlar, kitabın sürükleyici dili ve düşündürücü anlatımı sayesinde kendilerinden pek çok parça bulduklarını ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İmza günü sırasında basın mensuplarına da kısa bir açıklama yapan Bacara, gördüğü ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi. ‘Yazmak benim için bir yolculuk. Her kitabımda kendimden bir parça bırakıyorum. Okurların bu yolculukta bana eşlik etmesi, onların kalbine dokunabildiğimi hissetmek benim için en büyük mutluluk.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Etkinlik boyunca sadece imza değil, aynı zamanda edebiyat üzerine derin sohbetlerin de gerçekleştiği gözlendi. Bacara’nın özellikle genç okurlarla kurduğu bağ dikkat çekerken, yazarlık serüveni ve ilham kaynakları üzerine yaptığı paylaşımlar büyük ilgi topladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ankara Kitap Fuarı’nda yer alan diğer yazar ve yayınevlerinin de yoğun ilgi gördüğü etkinlik, edebiyatseverler için adeta bir buluşma noktası haline geldi. Fatma Bacara’nın imza günü ise fuarın en dikkat çeken etkinliklerinden biri olarak öne çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yeni kitabıyla okurlarının karşısına çıkan Bacara, önümüzdeki dönemde farklı şehirlerde de imza günleri düzenlemeyi planladığını belirterek, edebiyat yolculuğuna hız kesmeden devam edeceğinin sinyallerini verdi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/04/fatma-bacaraya-sevgi-seli-1775468684.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ANADOLU MOTİFLERİNİN ÇAĞDAŞ YORUMU</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/anadolu-motiflerinin-cagdas-yorumu-5588</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/anadolu-motiflerinin-cagdas-yorumu-5588</guid>
                <description><![CDATA[26-28 Mart tarihleri arasında düzenlenen Uluslararası İplik Fuarı’nda ressam ve akademisyen Dr. Seval Özcan, Salon 4-5 Fuaye alanında, Stand F4’te “Surprise Me / Şaşırt Beni” konseptiyle eserlerini sergiliyor. Aynı zamanda fuaye alanında interaktif “Şaşırt Beni/ Surprise Me” workshoplar yapıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kültürel mirasımızı modern bir üslupla buluşturan, sanatı ruhun temel gıdası olarak tanımlayan Ressam ve Akademisyen Dr. Seval Özcan’ın eşsiz dokuma tabloları fuarda dikkat çekiyor. İplikler arasındaki bağlantısallık, kendi köklerimizle kurduğumuz ilişkiyi de sorgulatıyor; adeta bir yüzleşme ve hatırlama ritüeli bu. İpliklerle özümüzü yeniden buluyoruz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dokuma eseri, sanatçı nesilden nesile halıcılık geleneğini sürdüren kendi ailesinin birikiminden ilham alarak “Noktanın Sonsuzluğu ve Birlik” felsefesiyle tasarlamıştır. Motiflerdeki her bir detay, “bir ve birlikte olma” kavramını temsil ederek izleyiciyi evrensel bir ahenge davet eder. Fuarda, sanatın ve kültürel mirasın dönüştürücü gücünü deneyimlemek isteyenler, Dr. Seval Özcan’ın eserlerini ziyaret edebilir.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/03/anadolu-motiflerinin-cagdas-yorumu-1774605760.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HACER ÖZLEM ÇİÇEK’TEN YENİ KİTAP</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/hacer-ozlem-cicekten-yeni-kitap-5573</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/hacer-ozlem-cicekten-yeni-kitap-5573</guid>
                <description><![CDATA[Tasavvuf araştırmacısı, yazar ve senarist Hacer Özlem Çiçek’in üçüncü kitabı Vakti Gelenin Yolu okuyucuyla buluştu. Daha önce yayımlanan Artık Vakti Geldi ve Her Bilinç Bir Kâinat eserleriyle dikkat çeken Hacer Özlem Çiçek, yeni kitabında okuru manevi bir iç yolculuğa davet ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tasavvufi derinlik taşıyan eser, dini yalnızca bilgi ve şekil üzerinden değil, kalbe dokunan yönüyle ele alıyor. Yazarın kişisel tanıklıkları ve yaşanmışlıklarından beslenen kitap, öğretici bir metinden ziyade farkındalık uyandıran bir “yürüyüş bilinci” sunuyor.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Yol herkese görünmez, ancak yürümeyi seçene açılır” diyen Hacer Özlem Çiçek, Vakti Gelenin Yolu ile kalbinde arayış taşıyanlara sessiz bir hakikat çağrısı yapıyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/03/hacer-ozlem-cicekten-yeni-kitap-1774424018.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AĞAÇLAR AYAKTA ÖLÜR VEDA EDİYOR</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/agaclar-ayakta-olur-veda-ediyor-5566</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/agaclar-ayakta-olur-veda-ediyor-5566</guid>
                <description><![CDATA[İspanyol yazar-şair Alejandro Casona'nın dünya klasikleri arasında yer alan ‘Ağaçlar Ayakta Ölür’  adlı duygusal komedisi, yedinci sezonunda sahnelere veda ediyor. Nevra Serezli’nin yıllar sonra sahneye döndüğü  11 ödüllü oyun, genel istek üzerine 7. Sezonunda son kez seyirciyle buluşacak. Oyun, genel istek üzerine 24/30 Mart tarihleri arasında Ege/ Akdeniz turnesine çıkıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İyilik ve sevgi kavramında yoğunlaşan Ağaçlar Ayakta Ölür, dağılan aileyi bir araya getirmek için büyük bir risk alan bir adamın karısına yapmaya çalıştığı iyilik üzerine kurulu. Oyunda gerçekle yüzleşmenin ağır bedeli ve mutluluğu yalan üzerine kurmanın büyüsü anlatılıyor.&nbsp; Bir sevgi daveti sunan oyunun&nbsp; mümkünse ailenin farklı kuşaklarındaki bireylerle izlenmesi öneriliyor.&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Nedim Saban’ın uyarladığı ve yönettiği oyunda, Nevra Serezli,&nbsp;&nbsp; yüreği torun özlemiyle&nbsp; dolu büyükanne rolünü üstleniyor.&nbsp; Usta oyuncuya başrollerde Aziz Sarvan, Önder Atakanlı, Meral Asiltürk, Meltem Özlevent, Murat Şahan, Beyza Vural&nbsp; eşlik ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ülkemizde daha önce Macide Tanır’ın unutulmaz yorumuyla sahnelenen oyunun metninden esinlenen bir senaryo yazılmış ve bu film Yıldız Kenter ve İzzet Günay’ın başrolde olduğu bir sinema klasiği haline gelmişti. Nedim Saban ise oyunu farklı bir zaman ve mekana taşıyarak uyarladı ve bu yorumuyla Ekin Yazı Dostları Yılın Yönetmeni Ödülünü kazandı.&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ağaçlar Ayakta Ölür,&nbsp; Tiyatrokare bünyesinde altı yılda , Türkiye’nin 49 değişik kentine defalarca turne yaptı, 500 kez kapalı gişe oynanarak, 200.000’i aşkın tiyatrosever tarafından izlenildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Oyun, 24 Mart Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Lütfü Çakmak Kültür Merkezi,&nbsp; 25 Mart Antalya Türkan Şoray, 26 Mart Konyaaltı Nazım Hikmet Kültür Merkezi, 28 Mart Denizli Merkezefendi Belediyesi Kültür Merkezi, 29 Mart Muğla Gazi M. Kemal Atatürk Kültür Merkezi, 30 Mart Aydın Didim Atatürk Kültür Merkezinde&nbsp; genel istek üzerine son kez oynanacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Biletler&nbsp; Sufle Sanat Organizasyon tarafından yerel gişelerde ve Biletinial’da satılacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">‘Ağaçlar Ayakta Ölür’ oyununun konusu: Çocuklarını bir uçak kazasında kaybetmiş olan bir ailenin tek varlığı torunlarıdır. Ancak, geleneklerine bağlı olan dede, hırsızlık yaparken yakaladığı torunu ile bağlarını kopartır. Yıllar geçtikten sonra, büyükanne, sağlık sorunları nedeniyle yaşamdan ayrılmadan önce torununu son kez görmek isteğine kapılır. Ancak dede, torunun nerede olduğunu bilmediği için&nbsp; bir dilek tut derneğine eşinin bu isteğinin yerine getirilmesi için torun rolü oynayacak birileri bulması için başvurur. Kendisine oynanan bu oyunu sorgulamadan kabul eden ve bir yalan içinde yaşamayı acı gerçeğe yeğleyen Büyükannenin dünyası, gerçek torunun boy göstermesiyle yıkılacaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Künye:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yazan: Alejandro Casona</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türkçesi: Nedim Saban</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yöneten: Nedim Saban</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dekor Tasarım: Cihan Aşar</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kostüm Tasarım: Sadık Kızılağaç</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Işık Tasarım: İsmail Sağır</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Oyuncular:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Nevra Serezli</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aziz Sarvan</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Meral Asiltürk</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Önder Atakanlı</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Murat Şahan</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Meltem Özlevent</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Beyza Vural</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Oyun tarihleri:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">29 Eylül, Kadıköy Eğitim Sahnesi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">7 Ekim, Lüleburgaz Yıldızları Sanat Akademisi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">12 Ekim, Beylikdüzü Atatürk Kültür Merkezi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">14 Ekim, Şile Kültür Merkezi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">20 Ekim, Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">22 Ekim, Ankara MEB Şura Kültür Merkezi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">4 Kasım, Caddebostan Kültür Merkezi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">11 Kasım, İzmir Konak&nbsp; Atatürk Kültür Merkezi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">12 Kasım, İzmir Bostanlı Suat Taşer Tiyatrosu</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">13 Kasım, İzmir Urla Kültür Merkezi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">14 Kasım, Aydın Şükran Güngör Kültür Merkezi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">16 Kasım , İstanbul, Trump Kültür Merkezi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">18 Kasım, Sancaktepe Kültür Merkezi&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">9 Aralık, Gebze Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/03/agaclar-ayakta-olur-veda-ediyor-1774262726.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SUSTURDUĞUNUZ O SESİ DİNLEYİN</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/susturdugunuz-o-sesi-dinleyin-5548</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/susturdugunuz-o-sesi-dinleyin-5548</guid>
                <description><![CDATA[Yazar Zeynep Kesler Özdoğan, Büyük Kulüp Sergi Alanı’nda düzenlenen imza gününde yeni romanı Anemonlar için okurlarıyla bir araya geldi. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte kitaplarını imzalayan Özdoğan’ı, ünlü oyuncu Didem Balçın da yalnız bırakmadı. Okurların uzun kuyruklar oluşturduğu imza gününde roman üzerine sohbetler edilirken Yazar Zeynep Kesler Özdoğan, “Bu kitabı aslında hepimizin içinde duyduğu ama çoğu zaman susturduğu o sesi hatırlatmak için yazdım” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yazar Zeynep Kesler Özdoğan, Ceres Yayınları’ndan çıkan ve "İçindeki sesi dinlemeye cesareti olanlara" ithaf ettiği yeni romanı Anemonlar için düzenlenen imza gününde okurlarıyla buluştu. Edebiyatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği Büyük Kulüp’teki etkinlikte, ünlü oyuncu Didem Balçın da yakın dostu Özdoğan’ı yalnız bırakmadı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Bazen Hayatımızı Değiştiren Karar, İçimizdeki Sesi Dinlemekten Geçer”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Hayatın içinde bazen korkuların, alışkanlıkların ya da başkalarının beklentilerinin iç sesi bastırabildiğinin altını çizen Yazar Zeynep Kesler Özdoğan, “Anemonlaraslında hepimizin hayatında verdiği o kritik kararı anlatıyor. Bazen içimizde bir ses bize ‘şimdi çık, şimdi konuş, şimdi değiş’ der ama korkularımız yüzünden toprağın altında kalmayı tercih ederiz. Bu romanda anemon çiçeğini bir metafor olarak kullandım. Kış boyunca toprağın altında bekleyen anemonlar güneşin ilk sıcaklığını hissedince açmaya karar verir. Kimileri için bu bir cesaret, kimileri için ise büyük bir risk olur. Ama insanın kendi hayatını gerçekten yaşayabilmesi için bazen o riski alması gerekir. Eğer okurlar kitabı kapattıklarında kendi hayatlarına dair küçük de olsa bir şeyleri yeniden düşünmeye başlarsa, benim için en büyük mutluluk bu olur” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Anemonların Hikâyesinden İnsan Ruhuna Yolculuk</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Roman, kış boyu toprağın altında bekleyen ancak güneşin ilk sıcaklığıyla vaktinden önce açma riskini alan anemonların masalıyla başlıyor. Özdoğan, modern insanın da tıpkı bu çiçekler gibi, dış dünyanın ayazından korkup kendi gerçek sesini toprağın altına gömdüğünü savunuyor. Çocukluk travmaları, yalnızlık ve bireyin kendi kimliğini inşa etme sürecini Serap, Engin, Hayal karakterleri üzerinden işleyen eser, okuru derin bir psikolojik yüzleşmeye çıkarıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Zeynep Kesler Özdoğan Kimdir?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">1975 yılında İstanbul’da doğan Zeynep Kesler Özdoğan, eğitim hayatını diller ve yönetim bilimleri üzerine kurgulamış çok yönlü bir isimdir. İstanbul Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olduktan sonra eğitimine yurt dışında devam eden Özdoğan, Amerika’da İşletme eğitimi almış ve İngiltere’deki Oxford Brookes Üniversitesi’nde Uluslararası Yöneticilik üzerine yüksek lisansını tamamlamıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İş dünyasında aktif bir rol üstlenen Özdoğan, sanatın farklı dallarıyla yakından ilgileniyor. 2014 yılında vizyona giren ve 51. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü ile Dr. Avni Tolunay Ödülü’ne layık görülen “O.H.A: Oflu Hoca’yı Aramak” filminin yapımcıları arasında yer almış, senaryo ve içerik süreçlerine katkı sunmuştur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Edebiyat dünyasına 2023 yılında yayımlanan ilk romanı “Beyaz Atlı Prenses” ile adım atan Zeynep Kesler Özdoğan, ikinci romanı “Anemonlar” ile yazarlık serüvenini sürdürmektedir. Yazar, eserlerinde genellikle aile, geçmiş travmalar, hafıza ve bireyin toplumsal kalıplar arasındaki sıkışmışlığını ele alıyor.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/03/susturdugunuz-o-sesi-dinleyin-1773909557.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MAYE MUSK İSTANBUL’DA SAHNEDEYDİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/maye-musk-istanbulda-sahnedeydi-5543</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/maye-musk-istanbulda-sahnedeydi-5543</guid>
                <description><![CDATA[Dünyaca ünlü model, yazar ve diyetisyen Dr. Maye Musk, Destek Yayınları’ndan çıkan “Bir Kadın Plan Yaparsa” adlı kitabının tanıtımı kapsamında D&R aracılığıyla ilk kez Türk okurlarıyla buluşmak üzere İstanbul’a geldi. Musk, ziyaretinin ilk gününde Şamdan Dergisi ev sahipliğinde CVK Park Bosphorus Otel’de düzenlenen özel bir davette Türkiye’nin iş, sanat ve cemiyet dünyasından önde gelen kadınlarla bir araya gelerek ilham veren bir sohbet gerçekleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İstanbul’da geçirdiği iki gün boyunca yoğun ilgiyle karşılanan Dr. Maye Musk’ın ziyareti, yalnızca bir kitap tanıtım programı olmanın ötesine geçerek güçlü kadınların ve genç okurların bir araya geldiği unutulmaz bir buluşmaya dönüştü. Teknoloji dünyasının en güçlü isimlerinden Elon Musk’ın annesi olarak tanınsa da kendi başarı hikâyesiyle küresel bir ilham kaynağına dönüşen Dr. Maye Musk, yıllara meydan okuyan enerjisi, ilham veren yaşam hikâyesi, sıcak tavırları ve samimi sohbetiyle İstanbul’da iz bıraktı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İlk gün: Güçlü kadınlarla ilham veren bir sohbet</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dr. Maye Musk’ın İstanbul programının ilk durağı, CVK Park Bosphorus Otel’de D&amp;R, Destek Yayınları ve Şamdan Dergisi iş birliğiyle düzenlenen özel davet oldu. Davete; Pınar Hotiç, Aylin İşcan Yener, Yağmur Kalyoncu, Aslıgül Atasagun, Banu Sağanak Erten, Şahika Ercümen, Murat &amp; Nihan Aygen, Mine Kalpakçıoğlu, Suzan Sabancı, Ayşe Tolga, İpek Dağıstanlı, Melda Kamhi Kosif, Mehmet Zihni Sungur, D&amp;R Genel Müdürü Hakan Kayaman, Destek Medya Grup Başkanı Yelda Cumalıoğlu ve Şamdan Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Bülent Cankurt’un yanı sıra iş, sanat ve cemiyet hayatından pek çok davetli ile Türkiye ziyareti boyunca Musk’ın stilini üstlenen tasarımcı Arzu Kaprol da katıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Hayat hikâyesinden kesitler paylaşarak konuklara yalnızca başarılarını değil, zorluklarla dolu dönemlerde yeniden ayağa kalkma cesaretini de anlatan Musk, modellik kariyerinden sağlıklı yaşam felsefesine, annelik deneyiminden finansal zorluklarla geçen yıllarına dair birçok soruyu yanıtladı. Tek başına üç çocuk büyüttüğü yıllarda ikinci el kıyafetlerle çocuklarını giydirdiğini, diyetisyenlik bilgisini ise uygun maliyetli ama besleyici yemeklerle aile yaşamına taşıdığını paylaştı. Tüm bu zorlukların kendisine plan yapmanın ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini belirten Musk’ın içten sözleri ve samimi tavırları, davete katılan pek çok kadının kalbine dokundu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yaşlanmayı bir kayıp değil bir kazanım olarak gördüğünü ifade eden Musk, bugün sahip olduğu özgüveni ve deneyimi gençlik yıllarına tercih ettiğini belirterek konuklara şu mesajı verdi: “Başkalarının rüzgârıyla savrulan bir yaprak olmayın. Kendi rüzgârınızda ilerleyin. Mutlaka bir planınız ve amacınız olsun.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İkinci gün: Maye Musk, Türkiye’de ilk ve sadece D&amp;R okurlarıyla buluştu</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İstanbul programının ikinci gününde Dr. Maye Musk, D&amp;R Kanyon mağazasında düzenlenen söyleşi ve imza günü kapsamında bu kez ilk kez Türk okurlarıyla bir araya geldi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte özellikle gençlerin ilgisi dikkat çekti. İstanbul’un yanı sıra farklı şehirlerden gelen okurlar da Musk ile buluşabilmek için etkinliğe katıldı. Söyleşi boyunca gençlere deneyimlerinden yola çıkarak önemli tavsiyelerde bulunan Musk, beş dil bildiğini, hayatı boyunca çok çalıştığını ve acımasız eleştiriler karşısında her zaman gülümsemeyi seçtiğini anlattı. Maye Musk, “Hata yapmaktan asla korkmayın. Gençken çok sıkı çalışmam gerekiyordu. Ama bunun için kendimi hiç suçlu hissetmedim. Hata da yaptım. Ve çok zor günler geçirdim. Bu zamanlarsa hayatımın en öğretici dönemleriydi. Siz de hayatta her zaman yapabildiğinizin en iyisini yapmaya çalışın ve mutlu olmayı seçin” sözleriyle gençlerden büyük alkış aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“En büyük zenginlik sağlık ve mutluluktur”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Söyleşide kendisine yöneltilen, “sizce hayatta en önemli şey nedir?” sorusuna Musk; “Çok hata yapacaksınız ama bunları önemseyip takılmayın ve yolunuza devam edin. Mutluysanız akışta kalın, mutsuzsanız bazı şeylerden vazgeçebilmek için plan yapmaya başlayın. Çünkü hayatın gerçek anlamı mutluluktur. Benim için asıl zenginlik sağlık ve mutluluktur” cevabını verdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Aynı anda beş işte birden çalıştım”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Geçmiş yaşam deneyimlerinden de bahseden Dr. Maye Musk, büyük beden modelliği yaptığı yıllarda üç çocuğu Elon, Kimbal ve Tosca’yı sık sık katıldığı defilelere götürdüğünü anlattı: “Kanada doğumlu olmaları sayesinde çocukların Kanada pasaportu alabilmesi, bizim için yeni bir hayatın kapısını araladı. Elon, 18 yaşında Kanada’ya gitti ve ardından Kimbal ile Tosca. Ben de yıllarca kurduğum düzeni geride bırakarak Kanada’da adeta sıfırdan bir hayat kurdum. Bu süreçte aynı anda beş işte birden çalıştım. Toronto Üniversitesi’nde araştırma görevlisi oldum, haftada iki gün beslenme dersleri verdim, modellik yaptım, konferanslar düzenledim ve diyetisyen muayenehanemi yönettim. Çocuklar ise burs kazanabilmek için yoğun bir çalışma temposuyla eğitimlerine devam etti. Bugün Elon, teknoloji dünyasının en güçlü isimlerinden biri, Kimbal sürdürülebilir tarım ve beslenme alanında tanınan bir girişimci, Tosca ise sinema dünyasında başarılı bir yapımcı olarak kariyerine devam ediyor.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“70’li yaşlarımı 20’li yaşlarıma tercih ediyorum”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Maye Musk, sıkça kendisine yöneltilen “formunuzu ve güzelliğinizi neye borçlusunuz?” sorusuna verdiği; “Sağlıklı yaşamı hayatımın merkezine koydum. Enerjimi iyi beslenmeye, düzenli yürüyüşe ve insanlarla kurduğum sevgi bağına borçluyum. Yaşlanmayı bir kayıp değil bir kazanım olarak görüyorum. Çünkü biliyorum ki, sen zaman ile iyi geçinirsen, zaman da sana iyi davranır. Bugün 70’li yaşlarımdaki bu güçlü ve özgür halimi, 20’li yaşlarındaki tecrübesiz gençlik yıllarıma tercih ediyorum” cevabı ile herkesin kalbine dokundu. İstanbul’da geçirdiği iki gün boyunca sıcak tavırları, enerjisi ve ilham veren mesajlarıyla hafızalara kazınan Maye Musk’ın ziyareti; kitapların insanları bir araya getiren gücünü bir kez daha ortaya koyarken, güçlü kadınların dayanışması ve gençlerin ilham arayışı açısından da son derece keyifli ve değerli bir buluşmaya dönüştü.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 16:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/03/maye-musk-istanbulda-sahnedeydi-1773841368.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DİDEM BALÇIN, YAKIN DOSTUNU YALNIZ BIRAKMADI</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/didem-balcin-yakin-dostunu-yalniz-birakmadi-5538</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/didem-balcin-yakin-dostunu-yalniz-birakmadi-5538</guid>
                <description><![CDATA[Yazar Zeynep Kesler Özdoğan, Büyük Kulüp Sergi Alanı’nda düzenlenen imza gününde yeni romanı Anemonlar için okurlarıyla bir araya geldi. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte kitaplarını imzalayan Özdoğan’ı, ünlü oyuncu Didem Balçın da yalnız bırakmadı. Okurların uzun kuyruklar oluşturduğu imza gününde roman üzerine sohbetler edilirken Yazar Zeynep Kesler Özdoğan, “Bu kitabı aslında hepimizin içinde duyduğu ama çoğu zaman susturduğu o sesi hatırlatmak için yazdım” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yazar Zeynep Kesler Özdoğan, Ceres Yayınları’ndan çıkan ve "İçindeki sesi dinlemeye cesareti olanlara" ithaf ettiği yeni romanı Anemonlar için düzenlenen imza gününde okurlarıyla buluştu. Edebiyatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği Büyük Kulüp’teki etkinlikte, ünlü oyuncu Didem Balçın da yakın dostu Özdoğan’ı yalnız bırakmadı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Bazen Hayatımızı Değiştiren Karar, İçimizdeki Sesi Dinlemekten Geçer”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Hayatın içinde bazen korkuların, alışkanlıkların ya da başkalarının beklentilerinin iç sesi bastırabildiğinin altını çizen Yazar Zeynep Kesler Özdoğan, “Anemonlaraslında hepimizin hayatında verdiği o kritik kararı anlatıyor. Bazen içimizde bir ses bize ‘şimdi çık, şimdi konuş, şimdi değiş’ der ama korkularımız yüzünden toprağın altında kalmayı tercih ederiz. Bu romanda anemon çiçeğini bir metafor olarak kullandım. Kış boyunca toprağın altında bekleyen anemonlar güneşin ilk sıcaklığını hissedince açmaya karar verir. Kimileri için bu bir cesaret, kimileri için ise büyük bir risk olur. Ama insanın kendi hayatını gerçekten yaşayabilmesi için bazen o riski alması gerekir. Eğer okurlar kitabı kapattıklarında kendi hayatlarına dair küçük de olsa bir şeyleri yeniden düşünmeye başlarsa, benim için en büyük mutluluk bu olur” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Anemonların Hikâyesinden İnsan Ruhuna Yolculuk</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Roman, kış boyu toprağın altında bekleyen ancak güneşin ilk sıcaklığıyla vaktinden önce açma riskini alan anemonların masalıyla başlıyor. Özdoğan, modern insanın da tıpkı bu çiçekler gibi, dış dünyanın ayazından korkup kendi gerçek sesini toprağın altına gömdüğünü savunuyor. Çocukluk travmaları, yalnızlık ve bireyin kendi kimliğini inşa etme sürecini Serap, Engin, Hayal karakterleri üzerinden işleyen eser, okuru derin bir psikolojik yüzleşmeye çıkarıyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 16:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/03/didem-balcin-yakin-dostunu-yalniz-birakmadi-1773668527.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HAZİRAN’DA İSTANBUL 90’LARA IŞINLANIYOR</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/haziranda-istanbul-90lara-isinlaniyor-5511</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/haziranda-istanbul-90lara-isinlaniyor-5511</guid>
                <description><![CDATA[Yılın en uzun günü, yazın en unutulmaz gününe dönüşüyor: 21 Haziran 2026’da Maximum Uniq Açıkhava’da +1 desteğiyle gerçekleşecek ThrowBack Festival; Eurodance ve 90’lar dans müziğinin altın çağını İstanbul’da yeniden yaşatacak. Dev prodüksiyon, görsel şovlar ve hep bir ağızdan söylenecek hitlerle dünyaca ünlü yıldızlar Jenny Berggren (Ace of Base), Penny Ford (Snap!), Haddaway, Anita Doth (ex-2 Unlimited), Kelly O'Keefe (ex-Capella) ve sürpriz konuklar ThrowBack Festival sahnesinde!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kasetin kurşun kalemle sarıldığı, TV başında en sevdiğiniz klibi görmek için nöbet tutulan, pazarları ailecek “Bizimkiler” izlenen yılları hatırlıyor musunuz? O günlerin kanları fıkır fıkır müzikle kaynayan gençlerini mutlu edecek ThrowBack Festival, 21 Haziran’da, şehrin en özel açık hava sahnelerinden Maximum Uniq Açıkhava’da! Festival Flux organizasyonu ve +1 desteğiyle 90’lar ruhunu İstanbul’a taşıyacak. ThrowBack Festival, yalnızca bir konser değil; hepimizin içindeki 90’lar arşivini bir geceliğine sahneye taşıyan müthiş bir zaman yolculuğu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Maximum Uniq Açıkhava’da +1 desteğiyle gerçekleşecek ThrowBack Festival; Eurodance, dance ve pop müziğin zirvede olduğu o efsane dönemi dev bir prodüksiyon, ışık şovları, görsel şovlar ve binlerce kişinin aynı anda eşlik edeceği nakaratlarla geri getiriyor. Bu şarkıların daha girişini duyar duymaz gözünüzün önüne o yıllar ve kalbinizin en güzel köşesine “ilk gençlik”, “ilk aşk”, “ilk arkadaş grubu”, “ilk özgürlük” hisleri gelecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">AŞK NEYDİ?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Festival sahnesinde 90’lara damga vurmuş yıldız isimler var: Ace of Base’in zamansız sesi Jenny Berggren, “All That She Wants”, “The Sign” ve “Don’t Turn Around” ile daha ilk notada içinizdeki “yaz hitleri” kasetini başa saracak. Snap! cephesinden Penny Ford, “The Power” ve “Ooops Up”ın o kendine güvenen groove’u ile kalabalığı tek bir ritimde kenetleyip sahneyi ateşe verecek. Haddaway, “What Is Love”ın kalp atışı gibi yükselen nakaratıyla geceyi romantik bir fırtınaya çevirecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2 Unlimited’den tanıdığımız Anita Doth, “No Limit” ve “Tribal Dance”le “durmak yok” hissini şehrin üstüne bir manifesto gibi yazacak. Capella döneminin sahne ateşini taşıyan Kelly O’Keefe ise “U Got to Know” ve “U Got 2 Let the Music” ile müziğin kontrolü ele aldığı o tatlı çılgınlıkları geri getirecek. Ve elbette daha birçok 90’lar marşı 21 Haziran gecesi Maximum Uniq’te hep bir ağızdan söylenecek. Ayrıca festival tarihi yaklaştıkça line-up’a sürpriz isimler eklenecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ThrowBack Festival, 90’ları sadece hatırlatmayacak; yeniden yaşatacak. O dönemin ritmiyle dans etmek, o dönemin sözleriyle çığlık atmak, o dönemin duygusuyla gülümsemek için tek bir gece yetmez diyenleri de ayrıca 17 Nisan’da Flux Club, Maslak’ta müthiş bir pre-party bekliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ThrowBack Festival biletleri Biletix’te satışta! Gelişmeleri takip etmek için: instagram.com/throwback.festival</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SANATÇI BİYOGRAFİLERİ</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Jenny Berggren (Ace of Base)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Jenny Berggren, 90’ların küresel pop sahnesini şekillendiren Ace of Base’in (İsveç) ikonik seslerinden biri olarak tanındı. Grubun melodik pop ile reggae ve dance tınılarını buluşturan tarzı, dönemin ruhunu dünyaya taşıdı. Jenny’nin vokali, Ace of Base’in imzası haline gelen yumuşak ama güçlü anlatımıyla milyonların hafızasında yer etti. 90’ların en unutulmaz nakaratlarında onun sesini duyan herkes, ilk notada o yıllara geri dönebiliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Penny Ford (Snap!)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Almanya’da yaşayan Amerikalı şarkıcı Penny Ford, Eurodance sahnesinin en güçlü vokallerinden biri olarak 90’ların enerjisini sesine taşıdı. Snap! ile yaptığı çalışmalar, dönemin dans pistlerinde “bir anda ayağa kaldıran” etkiyi temsil ediyor. Sahnedeki duruşu; güçlü, kararlı ve ritmi sürükleyen bir performans çizgisiyle anılıyor. Penny’nin vokali, Eurodance’in sadece eğlence değil, aynı zamanda büyük bir toplu coşku olduğunu hatırlatan türden.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Haddaway</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Haddaway, Almanya’dan çıkan, 90’ların en tanınan dance-pop ikonlarından biri olarak dünya çapında listelere damga vurdu. Başta “What is Love” olmak üzere şarkıları, romantik bir melankoliyi dans ritmiyle birleştirerek aşıkları dans ettirdi. Sahne performansları, güçlü vokali ve yüksek enerjisiyle kitleleri tek bir nakaratta birleştirmesiyle bilinir. Haddaway denince akla gelen şey, ilk notada gelen o tanıdık heyecan ve anında yükselen tempo olur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Anita Doth (ex-2 Unlimited)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Hollandalı Anita Doth, Eurodance tarihinin en unutulmaz projelerinden biri olan 2 Unlimited ile anılan güçlü bir sahne figürü. 90’larda dans müziğinin global yükselişinde, enerjisi ve vokal karakteriyle önemli bir iz bıraktı. Onun performansları, “sadece dinlemek değil, eşlik edip yaşamak” duygusunu taşıyan bir dinamizm sunar. 2 Unlimited dönemiyle özdeşleşen ritimler, 90’ların sınırsız eğlence hissini simgeleyen bir kültüre dönüştü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kelly O'Keefe (ex-Capella)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kelly O’Keefe, 90’larda İtalyan Eurodance grubu Capella ile tanınan, güçlü vokal çizgisiyle dikkat çeken bir isim. Dönemin club enerjisini taşıyan şarkılarda, sahneye “yüksek tempo + büyük kitle” formülünü getiren performans anlayışıyla öne çıktı. Kelly’nin sesi, Eurodance’in parlak ve coşkulu karakterini canlı tutan unsurlardan biri olarak hafızalarda yer eder. 90’ların dans müziğinde vokalin sadece eşlikçi değil, şovun merkezinde olduğunu hatırlatan bir sahne duruşuna sahiptir.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/03/haziranda-istanbul-90lara-isinlaniyor-1773129880.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SHAKESPEARE’E GÖRKEMLİ VE MÜZİKLİ YORUM</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/shakespearee-gorkemli-ve-muzikli-yorum-5478</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/shakespearee-gorkemli-ve-muzikli-yorum-5478</guid>
                <description><![CDATA[Başarılı oyuncu ve yönetmen Selim Bayraktar, dünya tiyatro tarihinin en önemli eserlerinden biri olan William Shakespeare imzalı “Windsor’un Şen Kadınları”nı sahneye taşıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Hem yönetmen koltuğunda oturan hem de oyunun en renkli karakterlerinden Falstaff’a hayat veren Bayraktar, klasik metni çağdaş ve müzikli bir yorumla yeniden şekillendiriyor. Shakespeare’in zamansız mizahını modern sahne diliyle buluşturan Bayraktar, özgün besteler ve güçlü koreografilerle eseri görkemli bir prodüksiyona dönüştürüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&nbsp;Entrika, zekâ ve kadın dayanışmasını merkezine alan yapım, ritmi yüksek anlatımıyla izleyiciyi ilk andan itibaren içine çekiyor. Selim Bayraktar’ın yorumuyla Falstaff karakteri sahnede yalnızca komik bir figür değil; derinliği, enerjisi ve sahne hâkimiyetiyle oyunun merkezinde yer alan güçlü bir karaktere dönüşüyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Bayraktar’ın hem rejisi hem de performansı, klasik bir metne çağdaş bir ruh kazandırıyor. “Windsor’un Şen Kadınları”, görsel ve işitsel açıdan zengin sahne tasarımıyla tiyatroseverlere unutulmaz bir deneyim sunarken, Selim Bayraktar’ın imzasıyla Shakespeare’in mizahını bugünün temposunda yeniden keşfetmeye davet ediyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/03/shakespearee-gorkemli-ve-muzikli-yorum-1772529472.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AZMİN, SANATIN VE KÜLLERİNDEN DOĞUŞUN HİKAYESİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/azmin-sanatin-ve-kullerinden-dogusun-hikayesi-5441</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/azmin-sanatin-ve-kullerinden-dogusun-hikayesi-5441</guid>
                <description><![CDATA[Yazar, ressam ve sanatçı kimliğiyle adından söz ettiren Şükran Tercanlı, yaşam öyküsü ve üretkenliğiyle ilham vermeye devam ediyor. Hayatın zorluklarına karşı dimdik duran sanatçı, kalemini ve fırçasını bir mücadele sembolüne dönüştürerek sanatla yeniden doğuşunu anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Sanat yolculuğu lise yıllarında şiirle başlayan Tercanlı, ödüllü dizeleri sayesinde ‘Genç Şair’unvanını aldı. Ancak asıl sınavı, Kore Savaşı gazisi olan babasının hayat mücadelesine tanıklık ettiği yıllarda başladı. Babasının savaş anılarıyla büyüyen sanatçı, onun hastalık sürecinde geceler boyu uykusuz kalarak ilk romanını kaleme aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Gündüzleri iktisatçı kimliğiyle iş hayatında yer alan Tercanlı, geceleri yazdığı romanını 3-4 yılda tamamladı. Kitabı yayımlandığında ise en büyük destekçisi olan babasını kaybetmişti. O süreci, ‘Üzüntü ve sevinci aynı anda yaşamak beni karmaşık duygulara itti’sözleriyle anlatıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">İlk romanının Türkiye Büyük Millet Meclisi Kütüphanesi’ne girmesi sanatçı için önemli bir dönüm noktası oldu. Kore Savaşı’nı konu alan eseri sayesinde Güney Kore tarafından kültür destekçisi seçilen Tercanlı, iki ülke arasında kültürel bir köprü kurulmasına da katkı sundu. Ardından kaleme aldığı Kadının İç Dünyası ve Evrende Aşk Senfonisi adlı eserleriyle edebiyat dünyasındaki yerini sağlamlaştırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Sanat onun için yalnızca kelimelerden ibaret değil. ‘Yazı yazmak kelimelerin dansıysa, resim yapmak renklerin dansıdır’diyen sanatçı, duygularını tuvale taşıyarak sanatın iyileştirici gücünü keşfetti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Son olarak Uluslararası İstanbul Ödülleri kapsamında ‘Sanat ve Edebiyatta Uluslararası Başarı Ödülü’ne layık görülen Tercanlı, ödülünü babasına ithaf etti. Duygusal anlar yaşadığı konuşmasında, ‘Hayattayken koruyucum babamdı. Şimdi bu ödülü ona hitafen alıyorum’ sözleriyle salondan büyük alkış aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Şubat ayında Çırağan Sarayı’nda düzenlenen Resonance 1st Edition sergisinde yer alan ‘Yükseliş’ adlı tablosu ise sanatçının hayat hikâyesinin adeta görsel bir özeti niteliğinde. Simurg kuşunun küllerinden yeniden doğuşunu anlatan eser; şelale ve akış metaforlarıyla zorluklara rağmen vazgeçmeyen ruhu temsil ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Daha önce Büyük Kulüp’te sergi açan, uluslararası fuarlara katılan ve TÜYAP’ta romanları için imza günleri düzenleyen Tercanlı, üretmeye ara vermeden yoluna devam ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">‘Zaman en kıymetli hazinemiz. Boşa harcamamalıyız. Bu dünyayı ancak gerçek sevgi kurtarabilir’diyen Şükran Tercanlı, sanatla iyileşmenin ve mücadeleyle var olmanın yaşayan örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Azmi, emeği ve inancıyla yükselen sanatçı; edebiyatı ve resmi iç içe geçirerek hem kalplere hem tuvallere dokunmaya devam ediyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/02/azmin-sanatin-ve-kullerinden-dogusun-hikayesi-1771586715.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KONKEN PARTİSİ&quot;NİN MUHTEŞEM GALASINA  YOĞUN İLGİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/konken-partisinin-muhtesem-galasina-yogun-ilgi-5431</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/konken-partisinin-muhtesem-galasina-yogun-ilgi-5431</guid>
                <description><![CDATA[Tiyatrokare’nin merakla beklenilen yeni oyunu Konken Partisi'nin galası, 17 Şubat Salı günü Beşiktaş Süleyman Seba Kültür Merkezi'nde, Çelebi Holding'in katkılarıyla gerçekleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&nbsp;Oyunun aylar öncesinden yapılan duyuruları hem basında hem de tiyatro seyirci tarafından büyük bir heyecanla karşılanmıştı. Sanat, cemiyet ve basın dünyasından yüzlerce davetlinin katıldığı muhteşem gala, görkemli bir atmosferde gerçekleşti. Oyunun sonunda seyircisini teşekkür edip, geldikleri, yalnız bırakmadıkları ve aylar süren yoğun provaların emeklerini ayakta alkışlarla almanın mutluluğunu yaşadığını söyleyen Melek Baykal, okul arkadaşı, Ankara sahnelerinin usta ismi Mehmet Atay'la da yan yana omuz omuza oynamanın gururunu yaşadığı söyledi. Oyunun yönetmeni ve yapımcısı Nedim Saban ise, özel tiyatroların&nbsp; çok zorluklarla baş ettiği bu dönemde, Tiyatrokare'nin 34. yılında&nbsp; iki kişilik bir oyunun arka planında yer alan yapım, yönetim, tasarım, tanıtım dallarında 40 farklı kişiye istihdam sağlamış olmasının gururunu taşıdığını söyleyerek, herkese tek tek teşekkür etti. Oyunun provalarının İstanbul ve Ankara'da&nbsp; emek yoğun bir ortamda yapıldığını vurgulayarak, Mehmet Atay'ın genel sanat yönetmeni olduğu çözüm ortağı Ankara Çankaya Sahne'ye de minnettar olduğunu belirtti.&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Çağla Şikel, Nebahat Çehre, Nihat Odabaşı, Gülben Ergen, Çiçek Dilligil, Nevra Serezli, Suna Keskin, Burak Sergen, Şafak Sezer, Serpil Tamur, Zeliha Berksoy, Halil Ergün, Deniz Gökçer, Zafer Ergin, Cem Özer, Bekir Aksoy, Çiçek Dilligil, Kerem Atabeyoğlu, Almıla Uluer, Bensu Orhuöz, Ayça Varlıer, Tilda Tezman, Rezan Benardete, Füsun Önal, Eylem Yıldız, Yıldıray Şahinler, Şeyla Halis, Yıldız Kültür, Bekir Aksoy, Öge Törer, Zafer Ergin, Hakan Altıner, Sitare Akbaş, Binnaz Ergin, Cem Özer, Sueda Çİl, Yazgülü Aldoğan, Berk Ali Çatal&nbsp; gibi ünlü isimlerin katıldığı galanın sonunda kokteylde gerçekleşti. Konken Partisi; Türk Tiyatro tarihinin bu önemli oyunununu yeni çağda başka bir anlayış ama ustalıkla yıllar sonrada aynı tazelikte gün yüzüne çıktığını gösterdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">1978 Pulitzer Ödüllü oyunu, Nedim Saban&nbsp; farklı bir bakış açısıyla&nbsp; sahneye taşıdı. D.L.Coburn'den Seçkin Selvi'nin Türkçeleştirdiği duygusal komedide; on yıldır kapalı gişe oynanan Ahududu oyunuyla tiyatroya dönen Melek Baykal ile&nbsp; Ankara sahnelerinin usta ismi Mehmet Atay rol alıyor. Ankara sahnelerinin usta oyuncusu Mehmet Atay, bu oyunla ilk kez İstanbul seyircisiyle buluştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Konken Partisi çağdaş bakış açısıyla tekrar kurgulanması, ustaca kurgulanmış diyaloglar, hiç düşmeyen yüksek komedi temposu ve zengin prodüksiyonuyla göz kamaştırıyor.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Konken Partisi'nin konusu kısaca şöyle: Hayatlarının sonbaharında tesadüfen yolları kesişen Fonsia ve Weller, zamanlarını konken partileriyle geçirirken bir anda tüm hayatlarını masaya yatırırlar. Oyunda kaybetseler bile, hayatta kazanmak için hiçbir zaman geç olmadığını fark ederler. Çünkü hayat bir oyunsa, bu oyunu kazanmak için asla geç değildir. Oyunun yönetmeni Nedim Saban, sevgi ve umut aşılayan&nbsp; oyunun mümkünse ailenin farklı kuşaklarından bireylerle birlikte izlenmesini öneriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Künye</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Yazan: D. L. Coburn</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Türkçesi: Seçkin Selvi</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Yönetmen: Nedim Saban</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Dekor Tasarımı: Barış Dinçel</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Kostüm Tasarımı: Başak Özdoğan</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Işık Tasarımı: Osman Aktan</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Afiş Tasarımı: Galip Aksular</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Fotoğraf: Emre Mollaoğlu</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Yönetmen Yardımcısı: Erdinç Doğancı</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Reji Asistanı: Mertcan Durmuş</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Basın Danışmanı: Emre Duymaz</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Yapım Koordinatörü : İbrahim Zoroğlu </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Dijital İletişim: Tatava Medya</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Şubat ayı oyun tarihleri:</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">23 Şubat Çankaya Sahne (Ankara)</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">24 Şubat Meb Şura Salonu (Ankara)</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Mart ayı oyun tarihleri:</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">1 Mart&nbsp; Belediye kültür merkezi ( Alanya )</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">2 Mart Türkan Şoray Km ( Antalya )</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">3 Mart KonyaaltıNazım Hikmet Km ( Antalya )</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">4 Mart&nbsp; Süleyman Demirel KM (Isparta)</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">5 Mart Gazi Mustafa Kemal Atatürk Km (Muğla)</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">6 Mart Fethiye Belediyesi KM&nbsp; (Muğla )</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">7 Mart Merkez Efendi KM ( Denizli )</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">8 Mart&nbsp; Bodrum Heredot KM (Muğla) </span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">10 Mart Mecidiyeköy Trump sahne&nbsp; ( İstanbul )</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">31 Mart&nbsp; Kadıköy Eğitim sahnesi ( İstanbul )</span></span></strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/02/konken-partisinin-muhtesem-galasina-yogun-ilgi-1771402459.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SUNA DUMANKAYA’NIN HAYATI KİTAP OLDU</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/suna-dumankayanin-hayati-kitap-oldu-5427</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/suna-dumankayanin-hayati-kitap-oldu-5427</guid>
                <description><![CDATA[Anadolu’nun kadim şifacılık geleneği: Suna Dumankaya’nın hayatı kitap oldu. Bitki Bilimci Suna Dumankaya’nın yaşam öyküsünden yola çıkan kitap, Anadolu’da kuşaklar boyunca aktarılan kadın şifacılığı geleneğini konu alıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Bitki Bilimci Suna Dumankaya’nın yaşamınını merkeze alan ve Yazar Buket Müftüoğlu’nun kalemiyle zenginleşen “Suna – Şifaya Adanmış Bir Ömür” kitabı raflardaki yerini aldı. Eserde, Hadra’dan Fatma’ya, Suna’dan Handan’a uzanan kademli şifacılık geleneği; Anadolu’nun belleğinde saklı kalan kadın hikâyeleri eşliğinde anlatılıyor. Kuşaklar boyunca aktarılan bu kadim bilgi, roman kurgusu içinde bir yaşam yolculuğuna dönüşüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Suna Dumankaya’nın ilham veren yaşamı</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Suna Dumankaya’nın hayat hikâyesi etrafında şekillenen roman, kadın bilgeliğini, cesareti ve direnci merkeze alıyor. Gelenekle modern yaşam arasındaki bağ, şifa kavramı üzerinden güçlü bir anlatımla ele alınıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Gençlere umut ve cesaret mesajı</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Kitap, başta özellikle Türkiye’nin doğusunda yaşayan kız çocukları olmak üzere tüm gençlere ilham vermeyi amaçlayan bir cesaret romanı olarak öne çıkıyor. Hayata, kadına ve geleneğe dair güçlü bir “mümkün” duygusu sunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Edebiyat ve müzik iç içe</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Eserde yer alan ve kitaba eşlik eden şarkı sözlerinin de kaleme alınmış olması, çalışmayı edebiyat ile müziğin iç içe geçtiği çok katmanlı bir anlatıya dönüştürüyor. “Suna – Şifaya Adanmış Bir Ömür”, yazar Buket Müftüoğlu imzasıyla, Mona Kitap etiketiyle Türkiye genelindeki kitabevlerinde ve çevrimiçi pazar yeri platformlarında yerini almaya başladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Suna Dumankaya kimdir?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Türkiye'nin ilk lokman hekimi Fatma Öktem'in torunu olan Suna Dumankaya, anneannesinden aldığı bilgilerle yetişti ve sayısız bitkisel tariflerle pek çok güzellik ve sağlık sorununa çare bularak Türkiye'nin bitkisel ürünlerle cilt bakımı yapan ilk güzellik uzmanı olarak konumlandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Buket Müftüoğlu kimdir?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">1967 yılında Karadeniz Ereğli’de doğan Buket Müftüoğlu, çok yönlü bir birikime sahip bir iletişimci, yazar, sivil toplum ve siyaset aktörüdür. Uzun yıllar boyunca basketbol, kürek, su topu ve yüzme branşlarında lisanslı amatör sporcu olarak aktif spor yaşamını sürdürmüştür.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Üniversite eğitimini Marmara Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünde tamamlayan Müftüoğlu, henüz çok genç yaşta iletişim alanına yönelmiş; 1992 yılında kurduğu Promar Reklam Ajansı ile iletişim, kampanya yönetimi, proje geliştirme ve halkla ilişkiler alanlarında profesyonel çalışmalar yürütmüştür. Bu alandaki üretimlerini aralıksız şekilde sürdürmektedir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Yazmayı uzun yıllardır bir tutku ve üretim alanı olarak sürdüren Buket Müftüoğlu, ilk kitabı “Suna – Şifaya Adanmış Bir Ömür” ile Türk edebiyat dünyasına adım atmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Müftüoğlu’nun Lidya Yılmaz adında 2002 doğumlu bir kızı vardır. Kendisi gibi reklamcılık ve iletişim alanında çalışan Lidya, çocukluk yıllarında İstanbul Devlet Çocuk Korosu’nda aldığı müzik eğitiminin ardından, müziği yaşamının doğal bir parçası olarak amatör düzeyde sürdürmektedir.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/02/suna-dumankayanin-hayati-kitap-oldu-1771402168.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ELİF AYSEL NAZİM’DEN SAHNEDE BÜYÜLEYEN PERFORMANS</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/elif-aysel-nazimden-sahnede-buyuleyen-performans-5366</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/elif-aysel-nazimden-sahnede-buyuleyen-performans-5366</guid>
                <description><![CDATA[Güzel oyuncu Elif Aysel Nazim, Tolga Öz ile birlikte sahnelediği tiyatro oyunu ‘Şalvar Davası’ ile izleyicileri kendine hayran bırakıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Aptos&quot;,sans-serif">Hem oyunculuğuyla hem de zarafetiyle dikkat çeken Nazim, sahnedeki enerjisi ve doğal performansıyla büyük beğeni topluyor. Oyuncu, karakterine kattığı derinlik ve sahne hâkimiyetiyle tiyatro severlerden tam not alıyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/02/elif-aysel-nazimden-sahnede-buyuleyen-performans-1770370996.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KAÇ PARA Bİ FÖN? AYAKTA ALKIŞLANDI</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/kac-para-bi-fon-ayakta-alkislandi-5343</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/kac-para-bi-fon-ayakta-alkislandi-5343</guid>
                <description><![CDATA[Son dönemin merakla beklenen tiyatro oyunlarından “ Kaç Para Bi Fön?”, geçtiğimiz gün Orbit Production House yapımıyla İstanbul DasDas sahnesinde prömiyerini gerçekleştirdi. Sanat dünyasından birçok ismin katılım gösterdiği gece, yoğun ilgiyle karşılandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Başrollerini Pelin Karahan ve Tuna Kırlı’nın paylaştığı oyun, ilk gösteriminde izleyicilerden tam not aldı. Günümüz ilişkilerine ve toplumsal dinamiklere mizahi bir dille yaklaşan oyun, salonu dolduran tiyatroseverler tarafından ayakta alkışlandı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 02 Feb 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/02/kac-para-bi-fon-ayakta-alkislandi-1770019692.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KAĞIT İŞLER SERGİSİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/kagit-isler-sergisi-5337</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/kagit-isler-sergisi-5337</guid>
                <description><![CDATA[Çağdaş sanatın dikkat çeken isimlerinden Ömer Koçağ’ın “Kağıt İşler” adlı kişisel sergisi, 31 Ocak 2026 tarihinde Evrim Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. Sergi, sanatçının son dönem üretimlerinden oluşan kapsamlı bir seçkiyi izleyiciyle bir araya getiriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Sergiye ilişkin düşüncelerini paylaşan Ömer Koçağ, “Evrim Sanat Galerisi’nde, son dönem çalışmalarımı bir araya getiren ‘Kağıt İşler’ adlı seçkiyle sanat izleyicisiyle yeniden buluşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Akrilik boya ve mürekkep kalem kullanarak ürettiğim 27 eseri sanatseverlerin beğenisine sunmanın heyecanını yaşıyorum. Tüm sanatseverleri sergime davet ediyorum,” sözleriyle duygularını dile getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Evrim Sanat Galerisi’nin kurucusu Betül Ketenci ise sergiye dair değerlendirmesinde, “Ömer Koçağ’ın ‘Kağıt İşler’ sergisi, sanatçının çizgi ve lekeyi dengeli bir biçimde buluşturduğu, sade ama güçlü bir anlatım sunuyor. Akrilik boya ve mürekkep kullanımındaki özgür yaklaşımı, izleyicide hem düşünsel hem de duygusal bir etki yaratırken; çağdaş ifade diliyle kişisel ve içsel bir dünyayı görünür kılıyor. Bu özel sergide sanatseverleri ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz,” ifadelerine yer verdi.Sanatseverler, Ömer Koçağ’ın yeni dönem üretimlerini bir arada görme fırsatı sunan “Kağıt İşler” sergisini, 18 Şubat 2026 tarihine kadar Evrim Sanat Galerisi’nde ziyaret edebilirler.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/02/kagit-isler-sergisi-1769949364.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GENÇ GAZETECİ BABASININ HAYATINI YAZDI</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/genc-gazeteci-babasinin-hayatini-yazdi-5322</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/genc-gazeteci-babasinin-hayatini-yazdi-5322</guid>
                <description><![CDATA[Başarılı gazeteci ve TV program sunucusu Almina Besra Babar, medya dünyasının sevilen ismi olan gazeteci babası Habib Babar’ın hayatını anlattığı “İşte Benim Babam” adlı kitabını okurlarla buluşturdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Bu kitabın gazetecilik mesleğine hevesli gençlere ışık tutacağını belirten Almina Babar, eserinde babasının meslek hayatındaki mücadelesini, ilham veren başarı hikâyesini ve insani yönünü samimi bir dille ele aldı. Babar, kitabın yalnızca bir biyografi değil, aynı zamanda gazetecilik mesleğinin etik değerlerine ve zorluklarına dair önemli mesajlar içerdiğini vurguladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">“İşte Benim Babam” kitabı, hem medya dünyasına ilgi duyan gençler hem de gerçek yaşam öykülerinden ilham almak isteyen okurlar için dikkat çekici bir eser olarak raflardaki yerini aldı.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/01/genc-gazeteci-babasinin-hayatini-yazdi-1769591152.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TİYATROKARE&#039;NİN MERAKLA BEKLENEN YENİ OYUNU</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/tiyatrokarenin-merakla-beklenen-yeni-oyunu-5278</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/tiyatrokarenin-merakla-beklenen-yeni-oyunu-5278</guid>
                <description><![CDATA[Tiyatrokare’nin merakla beklenilen yeni oyunu Konken Partisi, 27 Ocak’ta seyirciyle buluşmak için gün sayıyor. 1978 Pulitzer Ödüllü oyunu, Nedim Saban  farklı bir bakış açısıyla  sahneye taşıdı. D.L.Coburn'den Seçkin Selvi'nin Türkçeleştirdiği duygusal komedide; on yıldır kapalı gişe oynanan Ahududu oyunuyla tiyatroya dönen Melek Baykal ile  Ankara sahnelerinin usta ismi Mehmet Atay rol alıyor. Ankara sahnelerinin usta oyuncusu Mehmet Atay, bu oyunla ilk kez İstanbul seyircisiyle buluşacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">27 Ocak’ta Baba Sahne'de seyirciyle buluşmaya hazırlanan “Konken Partisi’nin ilk oyun biletleri Baba Sahne ve tiyatrolar.com.tr'dan&nbsp; , Mart ve Nisan ayındaki diğer tüm oyunların biletleri Biletinial üzerinden temin edilebilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yoğun bir ilgiyle karşılanan oyunun ilk görselleri, Tiyatrokare’nin sosyal medya hesapları üzerinden paylaşıldı. Galip Aksular'ın afiş tasarımı dakikalar içinde yüzlerce beğeni aldı. Oyunun fotoğrafları ise 27 Ocak'ta Emre Mollaoğlu tarafından çekilecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Konken Partisi'nin konusu kısaca şöyle: Hayatlarının sonbaharında tesadüfen yolları kesişen Fonsia ve Weller, zamanlarını konken partileriyle geçirirken bir anda tüm hayatlarını masaya yatırırlar. Oyunda kaybetseler bile, hayatta kazanmak için hiçbir zaman geç olmadığını fark ederler. Çünkü hayat bir oyunsa, bu oyunu kazanmak için asla geç değildir. Oyunun yönetmeni Nedim Saban, sevgi ve umut aşılayan&nbsp; oyunun mümkünse ailenin farklı kuşaklarından bireylerle birlikte izlenmesini öneriyor.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Jan 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/01/tiyatrokarenin-merakla-beklenen-yeni-oyunu-1768813084.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TİYATROKARE&#039;NİN MERAKLA BEKLENEN YENİ OYUNU</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/tiyatrokarenin-merakla-beklenen-yeni-oyunu-5259</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/tiyatrokarenin-merakla-beklenen-yeni-oyunu-5259</guid>
                <description><![CDATA[Tiyatrokare’nin merakla beklenilen yeni oyunu Konken Partisi, 27 Ocak’ta seyirciyle buluşmak için gün sayıyor. 1978 Pulitzer Ödüllü oyunu, Nedim Saban  farklı bir bakış açısıyla  sahneye taşıdı. D.L.Coburn'den Seçkin Selvi'nin Türkçeleştirdiği duygusal komedide; on yıldır kapalı gişe oynanan Ahududu oyunuyla tiyatroya dönen Melek Baykal ile  Ankara sahnelerinin usta ismi Mehmet Atay rol alıyor. Ankara sahnelerinin usta oyuncusu Mehmet Atay, bu oyunla ilk kez İstanbul seyircisiyle buluşacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">27 Ocak’ta Baba Sahne'de seyirciyle buluşmaya hazırlanan “Konken Partisi’nin ilk oyun biletleri Baba Sahne ve tiyatrolar.com.tr'dan&nbsp; , Mart ve Nisan ayındaki diğer tüm oyunların biletleri Biletinial üzerinden temin edilebilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yoğun bir ilgiyle karşılanan oyunun ilk görselleri, Tiyatrokare’nin sosyal medya hesapları üzerinden paylaşıldı. Galip Aksular'ın afiş tasarımı dakikalar içinde yüzlerce beğeni aldı. Oyunun fotoğrafları ise 27 Ocak'ta Emre Mollaoğlu tarafından çekilecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Konken Partisi'nin konusu kısaca şöyle: Hayatlarının sonbaharında tesadüfen yolları kesişen Fonsia ve Weller, zamanlarını konken partileriyle geçirirken bir anda tüm hayatlarını masaya yatırırlar. Oyunda kaybetseler bile, hayatta kazanmak için hiçbir zaman geç olmadığını fark ederler. Çünkü hayat bir oyunsa, bu oyunu kazanmak için asla geç değildir. Oyunun yönetmeni Nedim Saban, sevgi ve umut aşılayan&nbsp; oyunun mümkünse ailenin farklı kuşaklarından bireylerle birlikte izlenmesini öneriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Künye</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yazan: D. L. Coburn</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türkçesi: Seçkin Selvi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yönetmen: Nedim Saban</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dekor Tasarımı: Barış Dinçel</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kostüm Tasarımı: Başak Özdoğan</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Işık Tasarımı: Osman Aktan</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Afiş Tasarımı: Galip Aksular</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Fotoğraf: Emre Mollaoğlu</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yönetmen Yardımcısı: Erdinç Doğancı</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Reji Asistanı: Mertcan Durmuş</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Basın Danışmanı: Emre Duymaz</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yapım Koordinatörü : İbrahim Zoroğlu</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dijital İletişim: Tatava Medya</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şubat ayı oyun tarihleri:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">27 Ocak 20.30 Baba Sahne (İstanbul)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2 Şubat 20.30 Kadıköy Eğitim Sahnesi (İstanbul)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">3 Şubat 20.30 Caddebostan Kültür Merkezi (İstanbul)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">5 Şubat Avlu Sanat Merkezi Fatih Salonu (Balıkesir)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">6 Şubat Şükran Güngör Sahnesi (Aydın)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">7 Şubat Bostanlı Suat Taşer Tiyatrosu (İzmir)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp; 8 Şubat İstinye Art (İzmir)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp; 13 Şubat Trump Sahne (İstanbul)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp; 14 Şubat Ted Koleji (Sakarya)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">15 Şubat Bakırköy Leyla Gencer Sahnesi (İstanbul)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp; 23 Şubat Çankaya Sahne (Ankara)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp; 24 Şubat Meb Şura Salonu (Ankara)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Mart ayı oyun tarihleri:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">1 Mart&nbsp; Belediye kültür merkezi ( Alanya )</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2 Mart Türkan Şoray Km ( Antalya )</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">3 Mart KonyaaltıNazım Hikmet Km ( Antalya )</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">4 Mart&nbsp; Süleyman Demirel KM (Isparta)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">5 Mart Gazi Mustafa Kemal Atatürk Km (Muğla)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">6 Mart Fethiye Belediyesi KM&nbsp; (Muğla )</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">7 Mart Merkez Efendi KM ( Denizli )</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">8 Mart&nbsp; Bodrum Heredot KM (Muğla)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">10 Mart Mecidiyeköy Trump sahne&nbsp; ( İstanbul )</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">31 Mart&nbsp; Kadıköy Eğitim sahnesi ( İstanbul )</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Jan 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/01/tiyatrokarenin-merakla-beklenen-yeni-oyunu-1768393203.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YEDİ KERE DÜŞ, SEKİZ KERE KALK</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/yedi-kere-dus-sekiz-kere-kalk-5251</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/yedi-kere-dus-sekiz-kere-kalk-5251</guid>
                <description><![CDATA[Değişim, modern hayatın kaçınılmaz gerçeği olarak karşımıza çıkıyor. İş ve özel yaşamın yoğun koşturmacası içinde pes etmeden mücadeleyi sürdürmek, karşılaşılan her zorluğu bir deneyime, her yeni günü ise yeniden başlamak için bir fırsata dönüştürüyor. Bu kapsamda Tijen Mergen’in kaleminden çıkan “Yedi Kere Düş, Sekiz Kere Kalk” kitabı Ceres Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Eser, zorluklarla başa çıkma, değişimi kabullenme ve yeniden ayağa kalkma süreçlerini yazarın kişisel deneyimleri üzerinden ele alıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Günümüz dünyasında başarı, artık yalnızca hedefe ulaşmakla değil yol boyunca yaşanan kırılma anlarıyla başa çıkabilmekle tanımlanıyor. Değişen koşullar, bireyleri hem profesyonel hem de kişisel yaşamlarında yeniden konumlanmaya zorluyor. Bu süreçte birçok kişi, yol gösterici bir anlatıya yaşanmış deneyimlerden beslenen bir hikâyeye ihtiyaç duyuyor. Bu bakış açısından yola çıkan Tijen Mergen tarafında kaleme alınan “Yedi Kere Düş, Sekiz Kere Kalk” kitabıCeres Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Kitap, okura dışarıdan öğüt veren bir ses olarak değil, hayatın içinde sınanmış, defalarca düşmüş ve her seferinde kendini yeniden inşa etmiş bir yol arkadaşı oluyor. Biyolojik yaştan bağımsız olarak her yaşın bir potansiyeli olduğuna inanan yazar, insanın harekete geçtikçe enerjisinin artacağına olan inancını okuruyla paylaşıyor. Hayatın hızlandığı ve belirsizliklerin arttığı bu çağda eser; durup nefes almak ve iç gücünü yeniden keşfetmek isteyen herkes için bir yol haritası sunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Okuru konfor alanından çıkararak kendi yaşamının direksiyonuna geçmeye davet eden kitap, yazarın kendi deneyimlerini Harvard Üniversitesi’nin 80 yılı aşkın süren mutluluk araştırmaları ve Martin Seligman’ın Pozitif Psikoloji kuramlarıyla destekliyor. "Derdinizi paylaşabileceğiniz beş dostunuz varsa, mutlu olmaya yüzde 60 daha yakınsınız" diyen Yazar, modern insanın en büyük tuzağı olan sosyal medya illüzyonuna karşı "Yaşam Çarkı" gibi pratik çözümler öneriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tijen Mergen Kimdir?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Profesyonel Koç, Hikâye Anlatıcısı, Yönetim Danışmanı, Eğitimci, Aktivist Tijen Mergen, 1984 yılında Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Müh. bölümünden Yüksek Lisans derecesiyle ve “Rektör Ödülü” alarak mezun olmuştur. NCR Türkiye’de Satış Müdürlüğü ve NCR Orta ve Doğu Avrupa bölgelerinde Satış ve Pazarlama Müdürlüğü gibi üst düzey yöneticilik görevlerini üstlenmiştir. 1998-2003 yıllarında Apple-Bilkom AŞ’de Genel Müdür olarak hizmet vermiş olan Mergen, 2000 yılında, Bilkom AŞ’nin Komili Holding’den Koç Holding’e devri sürecinde de aktif rol almış ve sürecin başarı ile tamamlanmasını sağlamıştır. Aynı yıl, Dünya Gazetesi tarafından ilk defa verilen “Yılın Profesyonel İş Kadını” ödülünü almıştır. 2004-2010 yılları arasında Doğan Gazetecilik bünyesinde Pazarlama ve İş Geliştirme Grup Başkanı ve İcra Kurulu Üyesi olarak görev alan Tijen Mergen, kurumun gazetelerinin satış ve pazarlama faaliyetlerinin yönetiminin yanı sıra yazılı basının dijital dönüşümünde de öncü rol oynamıştır. Türkiye’de son dönemlerde en başarılı sosyal sorumluluk projesi olarak kabul edilen “Baba Beni Okula Gönder” kampanyasının liderliğini üstlenmiştir. 2013-2017 yılları arasında Doğan Gazetecilik AŞ’de Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev alan Mergen, aynı dönem Bahçeşehir Üniversitesi’nde beş yılı aşkın süre Pazarlama Stratejileri ve Dijital Dönüşüm dersleri vermiştir. 2013 yılında çalışan mutluluğunun kurum başarısındaki önemini vurgulamak ve yöntemlerini öğretmek üzere Power Of Happiness Platformu’nu kurmuştur. Kurumların daha verimli ve olumlu çalışması için “kendine liderlik, takımına liderlik ve kurumuna liderlik” teması altında projeler geliştirmekte ve danışmanlık vermektedir. Yirmi beş senedir sivil toplum gönüllüsü olarak birçok derneğin kuruluşu ve çalışmalarında yer alan Mergen 2019-2023 yılları arasında KAGİDER’de Başkan Yardımcısı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nde de Merkez Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapmıştır. 24 Mayıs 2025’ten beri Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği’nde (BUMED) yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 Jan 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/01/yedi-kere-dus-sekiz-kere-kalk-1768312770.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KÜLTÜR-SANAT DEĞİL, MATEMATİK FACİASI</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/kultur-sanat-degil-matematik-faciasi-5248</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/kultur-sanat-degil-matematik-faciasi-5248</guid>
                <description><![CDATA[Seçim meydanlarında "Sanatın ve sanatçının yanındayız" naraları atan belediyeler, sahne arkasında tiyatroları nakavt ediyor. %600’lük zamlarla "Kültür Başkenti" değil, "Zam Şampiyonu" olmaya aday olan belediyelere sanatçı Barbaros Uzunöner’den tarihi ayar geldi: "Biz sadece oynayalım, parayı siz alın!"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Seçim dönemlerinde broşürlerde uçuşan "Kültür-sanat projeleri", "Gençlere tiyatro desteği" vaatleri, koltuklar dolunca yerini devasa salon kiralarına bıraktı. Bazı belediyelerin salon kiralarına yaptığı %600’lük zamlar, enflasyon canavarını bile utandıracak seviyeye ulaştı. Tiyatrocular şaşkın: Acaba belediyeler salonları kiraya mı veriyor yoksa salonu komple üstümüze mi yapıyorlar?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">"Siz Hiç Mi Çarşı Pazar Gezmiyorsunuz?"</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tiyatroların bilet fiyatlarını %600 artırmasının matematiksel ve vicdani olarak imkânsız olduğunu belirten sanat yönetmeni Barbaros Uzunöner, bu trajikomik duruma isyan bayrağını çekti. Uzunöner, belediyelerin "destek" adı altında aslında "köstek" olduklarını belirterek, bu absürt zam oranlarının sanatçıları sahneden indirme noktasına getirdiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Barbaros Uzunöner: "Sadece Biz Oynayalım, Sadece Onlar Kazansın!"</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Belediyelerin kamu hizmeti anlayışını sorgulayan Uzunöner, durumu şu sivri dilli cümlelerle özetledi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">"Oyunlarımızı seyirci ile buluşturmak istiyoruz ama belediyeler belli ki başka bir şey istiyorlar. Sanıyorlar ki biz hobi olarak sahneye çıkıyoruz. İstiyorlar ki biz sadece oynayalım, emeği biz verelim ama parayı sadece onlar kazansın! Buralar kamu hizmeti veren yerler, kültüre omuz vermeleri gerekirken, üzerimize yük oluyorlar. Bu konuda lütfen diyoruz, artık lütfen! Bu insafsızca zamlarla sanatı</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sanatçıya "Destek" Vaadi, Cüzdana "Köstek" Gerçeği!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Enflasyonun 10-15 katı üzerinde yapılan bu zamlar, tiyatro dünyasında "Belediyeler sahneyi sanatçıya değil, sadece en yüksek parayı verene mi açıyor?" sorusunu akıllara getirdi. Sanatçılar, seçim meydanlarındaki o "kültür aşığı" başkanları, şimdi de boş kalan salonların önünde bekliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yetkililere Çağrı: Sanatı lüks, sanatçıyı da darphane sanmaktan vazgeçin. Zira bu gidişle sahnelerde oyun değil, sadece "Belediye Rayiç Bedelleri" adlı dramatik eserler izlenecek!</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 Jan 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/01/kultur-sanat-degil-matematik-faciasi-1768312602.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DİLEK KAYA ‘KATHARSİS’ SERGİSİNDE BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/dilek-kaya-katharsis-sergisinde-buyuk-begeni-topladi-5240</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/dilek-kaya-katharsis-sergisinde-buyuk-begeni-topladi-5240</guid>
                <description><![CDATA[10-16 Ocak 2026 tarihleri arasında Büyük Kulüp'te düzenlenen karma sergi ‘Katharsis’, fotoğraf sanatçısı Dilek Kaya'nın eserleriyle ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ölüm temasını cesur ve etkileyici bir yaklaşımla işleyen sanatçı, fotoğraf eserlerinde ruhun arınma (katharsis) yolculuğunu merkeze alıyor. Serginin açılışında konuşan Dilek Kaya, "Bir sonraki sergimin teması şimdiden hazır, yapılmamışı yapacağım" diyerek izleyicileri heyecanlandırdı. Sanatseverlerin büyük ilgi gösterdiği sergi, 16 Ocak'a kadar ziyarete açık.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 Jan 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/01/dilek-kaya-katharsis-sergisinde-buyuk-begeni-topladi-1768207626.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KIBRIS GÜZELİ ZİYNET SALİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/kibris-guzeli-ziynet-sali-5237</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/kibris-guzeli-ziynet-sali-5237</guid>
                <description><![CDATA[Ziynet Sali, Londra konserinde dinleyicilerine büyük bir sürpriz yaparak ilk kez seslendirdiği “Kıbrıs Güzeli” adlı şarkısını müzikseverlerle buluşturdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Konserde yoğun ilgi gören şarkı, kısa sürede sosyal medyada da en çok konuşulanlar arasına girdi. Kendisi için özel olarak yazılan “Kıbrıs Güzeli”, Türkçe ve İngilizce sözleriyle dikkat çekerken, şarkının söz ve bestesine imza atan Tamer de vokaliyle Ziynet Sali’ye eşlik ediyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 Jan 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/01/kibris-guzeli-ziynet-sali-1768203971.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>PELİN KARAHAN SAHNEYE İNDİ, MASKELER DÜŞTÜ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/pelin-karahan-sahneye-indi-maskeler-dustu-5235</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/pelin-karahan-sahneye-indi-maskeler-dustu-5235</guid>
                <description><![CDATA[Pelin Karahan ve Tuna Kırlı’nın başrollerini paylaştığı, modern ilişkilerin kusursuz vitrinine cesur bir ayna tutan “Kaç Para Bi Fön?”, Orbit Production House yapımıyla 21 Ocak’ta DasDas’ta prömiyer yaparak ilk kez seyirciyle buluşuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ekranların sevilen yıldızı Pelin Karahan, kariyerinin en iddialı sahne performanslarından biriyle tiyatro sahnesine adım atarken; ona, oyunun yazarı ve yönetmeni, tiyatro dünyasının usta ismi Tuna Kırlı eşlik ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Karahan’ın hayat verdiği Fero duygularıyla savrulurken, Kırlı’nın canlandırdığı Can mantığın güvenli limanına sığınıyor. Bir fön bozuluyor, tüm dengeler altüst oluyor!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şık kıyafetlerle bir düğüne yetişmeye çalışırken kendinizi kilitli bir evde bulsanız?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kapı kapalı, telefonlar şarjsız, kaçış yok…</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Fero ve Can, bu zorunlu yalnızlıkta 10 yıllık ilişkilerinin susturulmuş gerçekleriyle yüzleşiyor. Söylenmeyenler konuşuluyor, ertelenenler bir bir ortaya dökülüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sabah kahvesi ritüellerinden spor salonlarına, kişisel bakım takıntılarından ezberlenmiş terapi cümlelerine uzanan oyun; modern ilişkilerin “kusursuz görünme” çabasını, yüksek tempolu ve zekice kurgulanmış bir komediyle sahneden indiriyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 Jan 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/01/pelin-karahan-sahneye-indi-maskeler-dustu-1768203861.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HEYKELE FISILDAYAN KADIN İZMİR’DE SAHNEYE ÇIKIYOR</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/heykele-fisildayan-kadin-izmirde-sahneye-cikiyor-5234</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/heykele-fisildayan-kadin-izmirde-sahneye-cikiyor-5234</guid>
                <description><![CDATA[Heykeltraş Camille Claudel’in tutku, aşk ve ihanetle örülü çarpıcı yaşam öyküsünden ilham alan ‘Heykele Fısıldayan Kadın’, İzmirli sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başına uzanan bir dönemde geçen oyun, yalnızca bir biyografi anlatımı değil; Camille Claudel’in bastırılmış çığlığını, sanata tutunuşunu ve kadın olarak verdiği büyük mücadeleyi sahne diliyle izleyiciye aktaran güçlü bir dramatik yapı sunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Döneminin büyük heykeltraşı Auguste Rodin’in öğrencisi ve sevgilisi olan Camille Claudel’in, gölgede bırakılmış dehası ve yarım kalmış hayatı; taş, çamur ve tutkuyla örülü bir sahne dünyasında yeniden hayat buluyor. Oyun, Camille’in sesini satır aralarında duyuran şiirsel ve sarsıcı anlatımıyla dikkat çekiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tek perdelik, 65 dakikalık dram türündeki oyunun yazarlığını ve yönetmenliğini Bülent Aydoslu üstleniyor. Oyuncu kadrosunda Buse Sevindik, Onur Çimen, Kemal Alkan, Damra Dinçer, Nazan Akın ve Bülent Aydoslu yer alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yapımı Boyoz Akademi Sanat Merkezi tarafından üstlenilen oyunun sanat danışmanlığını Sinem Şentürk, koreografisini Biricik Paşalı yapıyor. Sahnedeki 3D heykeller ve büstler Side Quest Epix imzası taşırken, afiş tasarımı UçFikir tarafından hazırlandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Oyun Takvimi:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">14 Ocak 2026 Çarşamba – 20:30</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">30 Ocak 2026 Cuma – 20:30</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Temsil Yeri:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Boyoz Akademi Sanat Merkezi – İzmir</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sanatın ve bir kadının sessiz çığlığının sahnede heykelleştiği ‘Heykele Fısıldayan Kadın’, izleyiciyi Camille Claudel’in iç dünyasına doğru unutulmaz bir yolculuğa davet ediyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 Jan 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/01/heykele-fisildayan-kadin-izmirde-sahneye-cikiyor-1768203790.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YEREL BELLEĞİN EVRENSEL DİLİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/yerel-bellegin-evrensel-dili-5231</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/yerel-bellegin-evrensel-dili-5231</guid>
                <description><![CDATA[Ressam Fehim Güler, son dönem çalışmalarından oluşan “Periods and Colors” adlı kişisel sergisiyle 10 Ocak’ta Evrim Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. Sergi, 28 Ocak 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yerel Bellekten Evrensel Plastik Dile</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Periods and Colors, sanatçının yerel belleği evrensel bir plastik dile dönüştürdüğü son dönem üretimlerini bir araya getiriyor. Soft pastel ve yağlı boya tekniğiyle üretilen eserler, Güler’in içsel yolculuğunu ve dönüşüm sürecini yansıtırken; soyutlamaya evrilen peyzajlar aracılığıyla kişisel görsel hafızanın kültürel katmanlarla nasıl iç içe geçtiğini görünür kılıyor. Sanatçı, Doğu’nun renk ve ritim anlayışını Batı kökenli bir resim diliyle buluşturarak izleyiciye güçlü bir görsel ve düşünsel deneyim sunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Soyut Peyzajlarda Kültürel Katmanlar</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Fehim Güler’in yapıtları, Türkiye resim sanatının tarihsel olarak süregelen yerellik-evrensellik tartışmasına sezgisel ve sahici bir yanıt niteliği taşıyor. Batı merkezli bir sanat eğitimi altyapısına sahip olan sanatçının soyut peyzajları, ilk bakışta soyut ekspresyonist bir estetikle ilişkilendirilebilse de, kompozisyonların renk kurgusu ve ritminde Doğu’ya özgü kilim dokularının ve yöresel giysilerin izleri belirginleşiyor. Güler, yerel olanı bilinçli bir temsile dönüştürmekten ziyade, erken dönem görsel belleğinde doğal olarak yer etmiş kültürel birikimi evrensel bir resim diliyle kendiliğinden buluşturuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sezgisel Bir Dönüşüm Süreci</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu sezgisel yaklaşım, sanatçının üretimini kimlik tartışmalarının ötesine taşıyarak zamansız bir ifade alanı oluşturuyor. Periods and Colors, hem kişisel bir iç yolculuğun hem de kolektif belleğe açılan çok katmanlı bir görsel anlatının izlerini taşıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Galeriden Sergiye Bakış</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evrim Sanat Galerisi’nin kurucusu Betül Ketenci, sergiye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullanıyor: “Fehim Güler’in Periods and Colors sergisi, yerel belleğin evrensel bir resim diliyle nasıl dönüştürülebileceğine dair güçlü bir anlatı sunuyor. Sanatçının katmanlı ve sezgisel üretimi, izleyiciyi hem kişisel hem de kültürel bir iç yolculuğa davet ediyor. Bu özel sergide sanatseverleri ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Akademik Birikimle Beslenen Çok Yönlü Bir Sanat Pratiği</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Bölümü Resim Ana Sanat Dalı mezunu olan Fehim Güler, Hacettepe Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nde grafik tasarım, görsel ve çevresel sanatlar alanlarında lisansüstü çalışmalar gerçekleştirdi. Sanat kuramı ve eleştiri alanındaki ikinci yüksek lisansını FMV Işık Üniversitesi’nde, Ekspresyonizm’in Türk resmine etkisi üzerine tamamladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2009 yılında Beyoğlu Plastik Sanatlar Derneği’ni kurarak iki dönem başkanlığını üstlenen sanatçı, uluslararası sanat kurumlarında yöneticilik yaptı; 2023 yılında Ziba Art Gallery’yi kurarak sanat danışmanlığı görevini üstlendi. Yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda karma ve kişisel sergide yer alan Güler, üretimlerini akademik birikimle besleyen çok yönlü bir sanat pratiği sürdürüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sanatseverler, Fehim Güler’in yeni dönem üretimlerini bir arada görebilecekleri “Periods and Colors” sergisini 28 Ocak 2026 tarihine kadar Evrim Sanat Galerisi’nde ziyaret edebilirler.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 11 Jan 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/01/yerel-bellegin-evrensel-dili-1768132503.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SİNEMA TARİHİNE IŞIK TUTACAK KİTAP</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/sinema-tarihine-isik-tutacak-kitap-5230</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/sinema-tarihine-isik-tutacak-kitap-5230</guid>
                <description><![CDATA[Ünlülerin avukatı Onur Yağışan, yakın zamanda Yeşilçam Sineması’nı anlatacak bir kitap çıkarmaya hazırlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yağışan’ın Türk sinemasının altın çağını, Yeşilçam dönemini ve bu dönemin unutulmaz isimlerini, dönemin hikâyelerini ve sinema kültürüne dair anekdotları anlatacağı belirtiliyor. Bu çalışma, Yeşilçam tarihine ışık tutmayı, özellikle sektörde emek vermiş sanatçıların hikâyelerini ve sinema mirasını gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor. Ayrıca Onur Yağışan, Yeşilçam emekçilerine yönelik sosyal projeler de yürütüyor; Yeşilçam oyuncuları için özel bir huzur evi kurulması girişiminde bulunduğu ve bu sayede eski sinema sanatçılarının sosyal ve maddi açıdan desteklenmesini hedeflediği bildirildi. Yağışan, Türkiye’de birçok ünlü ismin avukatlığını üstlenmiş, çeşitli hukuki ve kültürel projelere imza atan bir isim olarak tanınıyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 11 Jan 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/01/sinema-tarihine-isik-tutacak-kitap-1768131562.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DOĞU EKSPRESİ’NDE CİNAYET</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/dogu-ekspresinde-cinayet-5211</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/dogu-ekspresinde-cinayet-5211</guid>
                <description><![CDATA[Agatha Christie’nin polisiye edebiyatın zirvesinde yer alan başyapıtı “Doğu Ekspresi’nde Cinayet”, Ocak ayında İstanbul sahnelerinde gizem ve gerilimi doruğa taşıyor. Karlar altında ilerleyen efsanevi Doğu Ekspresi’nde işlenen esrarengiz cinayet, izleyiciyi koltuğuna çivileyen bir soruşturmayla sahneye taşınıyor. Her detayın şüpheli, her karakterin potansiyel suçlu olduğu bu unutulmaz hikâyede, usta dedektif Hercule Poirot izleyiciyi zekâ dolu bir akıl oyununa davet ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Oyunun yönetmenliğini ve başrollerini Atilla Şendil ve Savaş Özdural üstlenirken, sahnede sergiledikleri güçlü performanslarla da dikkat çekiyorlar. Atilla Şendil, Savaş Özdural, Romina Özipekçi, Özdemir Çiftçioğlu, Hakan Akın, Oya İnci, Ebru Karanfilci, Can Esendal, Ilgın Angın, Özgür Özdural, Hilal Yurdakul, Fatih Özacun ve Kerem Tataroğlu’ndan oluşan geniş oyuncu kadrosu, hikâyenin çok katmanlı dünyasını etkileyici bir oyunculukla canlandırıyor.Ocak ayı gösterimleri 15 Ocak Perşembe günü saat 20.30’da Süleyman Seba Kültür Merkezi’nde başlıyor. Oyun; 16 ve 17 Ocak saat 20.30’da, 18 Ocak saat 17.00’de Tiyatro Ak’la Kara sahnesinde izleyiciyle buluşuyor. Ayın ilerleyen günlerinde ise 23–24 Ocak ve 30–31 Ocak tarihlerinde saat 20.30’da, 1 Şubat Pazar günü saat 17.00’de sahnelenmeye devam ediyor. Yüksek temposu, kalabalık karakter yapısı ve son ana kadar gizemini koruyan kurgusuyla “Doğu Ekspresi’nde Cinayet”, polisiye tutkunları için kaçırılmayacak bir sahne deneyimi sunuyor. Bu trene binen herkesin bir sırrı var… Peki katil kim?</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2026/01/dogu-ekspresinde-cinayet-1767618868.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HOCALARINDAN İMZALI KİTAP ALDILAR</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/hocalarindan-imzali-kitap-aldilar-5180</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/hocalarindan-imzali-kitap-aldilar-5180</guid>
                <description><![CDATA[Akademisyen ve yazar Dr. Özden Dere’nin yeni kitabı “From Utopia to Retrotopia: Zygmunt Bauman, Dystopian Theatre and the Politics of Hope in Edward Bond’s The War Plays”, düzenlenen kitap tanıtım ve imza günü etkinliğiyle okuyucuyla buluştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tanıtım kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, çağdaş sosyolojinin önemli isimlerinden Zygmunt Bauman’ın akışkan modernite kavramı ve ütopya düşüncesi, İngiliz tiyatro yazarı Edward Bond’un The War Plays üçlemesi üzerinden ele alındı. Kitap, distopya tiyatrosunu yalnızca karanlık gelecek tasvirleriyle sınırlı bir anlatı olarak değil; toplumsal hafıza, etik sorumluluk ve politik bilinç üretimi bağlamında değerlendiren çok katmanlı bir yaklaşım sunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dr. Özden Dere, çalışmasında modern toplumun ütopya fikriyle kurduğu ilişkinin zaman içinde nasıl dönüşüme uğradığını tartışıyor. Bauman’ın sosyolojik çözümlemeleri ile Bond’un savaş temalı tiyatro metinleri bir araya getirilerek, umudun günümüz dünyasında nasıl politik bir anlam taşıdığına odaklanılıyor. Eserde, savaşın yalnızca fiziksel bir yıkım değil, aynı zamanda toplumsal ve ahlaki bir kırılma alanı olduğu vurgulanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Disiplinler arası bir çerçevede hazırlanan kitap; tiyatro kuramı, edebiyat eleştirisi ve sosyoloji alanlarını bir araya getiriyor. Çalışma, özellikle distopya kavramı, modern tiyatro ve çağdaş toplumsal eleştiri üzerine araştırma yapan akademisyenler ve öğrenciler için önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Aynı zamanda günümüz dünyasının krizlerini sanat ve düşünce üzerinden okumak isteyen genel okura da hitap ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“From Utopia to Retrotopia”, tiyatronun eleştirel gücünü merkeze alarak modern toplumda umut kavramının yeniden nasıl düşünülebileceğine dair kapsamlı bir perspektif sunmayı amaçlıyor. Kitap tanıtımının ardından gerçekleştirilen imza bölümünde Dr. Özden Dere, okurlarıyla bir araya gelerek kitabını imzaladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Mehmet BABAR</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 28 Dec 2025 13:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/12/hocalarindan-imzali-kitap-aldilar-1766919525.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SANAT YILLARINI SAHNEDE KUTLADILAR</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/sanat-yillarini-sahnede-kutladilar-5177</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/sanat-yillarini-sahnede-kutladilar-5177</guid>
                <description><![CDATA[Tiyatro sahnelerimizin oyunculuklarıyla damga vuran üç büyük kadın usta, Tiyatrokare bünyesinde sahne aldıkları oyunlarda yeni sanat yıllarını kutladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tiyatrokare’nin kurucusu Nedim Saban, usta oyuncuları sosyal medya hesabından paylaştığı özel bir fotoğraf ve anlamlı bir notla yeniden tebrik etti. Saban paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Ne mutlu bize! Bu yıl tiyatromuzun üç büyüğünün özel günlerini kutladık. Suna Keskin sahnede 61. yılını, Melek Baykal 50. yılını, Nevra Serezli ise 60. sanat yılını Tiyatrokare bünyesinde, alkışlar eşliğinde kutladı.” Tiyatrokare sahnesinde yaşanan bu anlamlı anlar, tiyatro sanatına yıllarını vermiş üç usta ismin izleyicilerle buluştuğu duygu dolu bir kutlamaya dönüştü.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 28 Dec 2025 13:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/12/sanat-yillarini-sahnede-kutladilar-1766919346.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DOSTLARI KİTAP LANSMANINDA YALNIZ BIRAKMADI</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/dostlari-kitap-lansmaninda-yalniz-birakmadi-5156</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/dostlari-kitap-lansmaninda-yalniz-birakmadi-5156</guid>
                <description><![CDATA[Türk futbolunun efsane isimlerinden Tanju Çolak, bu kez sahalardan değil, kaleminden çıkan bir sürprizle sevenlerinin karşısına çıktı. Efsane golcünün “Gerçek Kral Tanju Çolak” adlı kitabı, Mor Elma Yayıncılık etiketiyle raflardaki yerini aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çolak, çocuklar için kaleme aldığı bu özel kitapla, minik okurların hayal dünyasına dokunmayı ve kendi hayat hikâyesiyle onlara ilham olmayı amaçlıyor. Tanju Çolak’ın çocukluk yıllarından başlayarak zirveye uzanan unutulmaz yolculuğunu anlatan eser; sadece bir futbol efsanesinin değil, hayallerinin peşinden koşan her çocuğun hikâyesi olma özelliği taşıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Azmin, inancın ve tutkunun nasıl bir başarı hikâyesine dönüştüğünü sıra dışı tasarımıyla 6–9 yaş grubu çocuklarla buluşturan Çolak, kitabında hayat derslerini sade ve samimi bir dille aktarıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ünlü&nbsp; Dostları&nbsp; Yanlız Bırakmadı</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kitabın lansmanı 23 Aralık’ta Bostancı Tavacı Recep Usta’da gerçekleşti. Lansmanda Tanju Çolak’ı, futbol ve sanat dünyasından ünlü dostları Ahmet Selçuk İlkan, Gökhan Güney, Mustafa Topaloğlu,Fatih Bucak Rıdvan Dilmen, Tugay Kerimoğlu ,Ahmet Dursun,,Cüneyt Tayman,Oktay Dereli ,Ali Gültekin ve birçok yakın arkadaşı yalnız bırakmadı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Duygularını paylaştığı kısa bir konuşmanın ardından, kitabın tanıtım videosu ile duygusal anlar yaşandı Çolak kendisi için özel olarak hazırlanan pastayı dostlarıyla birlikte kesti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Gecenin en duygusal ve özel anı ise Tanju Çolak’ın iki kız torunu ve oğlunun lansmanda hazır bulunması oldu. Aile mutluluğu ve dostlukların bir araya geldiği gece, katılan herkes için unutulmaz anlara sahne oldu.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Dec 2025 11:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/12/dostlari-kitap-lansmaninda-yalniz-birakmadi-1766564913.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HEM KİTABINI HEM ŞARKISINI TANITTI</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/hem-kitabini-hem-sarkisini-tanitti-5147</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/hem-kitabini-hem-sarkisini-tanitti-5147</guid>
                <description><![CDATA[Şair' Şarkı Sözü yazarı Bestekar ve solist Aygül Yürür 2.Kitabı Ömür Çizgim ve Söz Aygül Yürür Beste Erdoğan Özer'e ait “Aşkımızla Ölüyorum” adlı şarkısının klip tanıtımıyla Atakent Müdür sahnede muhteşem bir geceye imza attı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;Sinop'lu olan Yürür, yapmış olduğu eserleri ile gerek memleketi Sinop gerek tüm sevenleri tarafından ilgi odağı olurken Aygül Yürür ‘ün gecesinde, Sinop iş dünyasının seçkin isimleri yanında, STK ve birçok kurum ayrıca kuruluşun ilgisiyle renklendi. Hemşerileri tarafından hazırlanan maket gemiye işlenen Yürür ‘ün eserleri gecede büyük ilgi görürken 2. Kitabı Ömür Çizgim’i sevenlerine imzaladı.&nbsp; &nbsp;Orkestrası eşliğinde sözleri kendisine ait olan “Aşkımızla Ölüyorum” adlı şarkısının yorumu ile davetlileri mest etti. Geceye katılan birbirinden değerli sanatçı arkadaşlarının eşliğiyle tüm davetlilere muhteşem bir müzik şöleni sunan Aygül Yürür unutulmayacak bir geceye imza attı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Dec 2025 13:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/12/hem-kitabini-hem-sarkisini-tanitti-1766398473.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İÇİNİZİ ÜŞÜTECEK EN GÜZEL KIŞ MANZARALARI</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/icinizi-usutecek-en-guzel-kis-manzaralari-5143</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/icinizi-usutecek-en-guzel-kis-manzaralari-5143</guid>
                <description><![CDATA[VENÜS Sanat Galerisi’nin geleneksel hale gelen “Kış Temalı Karma Resim Sergisi”, bu yıl 12. kez sanatseverlerle buluştu. Kışın dinginliğini, hüznünü ve aynı zamanda yenilenme duygusunu yansıtan eserler, izleyiciyi mevsimin sessiz ama güçlü atmosferiyle karşılıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kış mevsimi çoğu zaman hüznün mevsimi olarak anılsa da, aynı zamanda yenilenmenin ve yeniden doğuşun da simgesi. Eski yılı geride bırakıp yeni hayallere yelken açılan bu dönemde, kış temalı resimler içimizdeki sıcaklığın değerini hatırlatıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Farklı disiplinlerde, zengin doku ve renklerle üretilmiş eserlerin bir araya geldiği sergide 22 sanatçının çalışmaları yer alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sergide eserleri bulunan sanatçılar:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ahmet Oğraş, Ahmet Şadi Ardatürk, Arzu Dilek, Ayla Turan, Ayşegül Yalınbaş, Dilek Oğuz, Fatoş Bari, Fikriye Dağlarlı Sevinç, Filiz Zöngör, Fitnat Dodanlı, Gülcan Yılmazer, Hicran Alioğlu, Jale Apaydın, Lale Bakhtiary, Mücella Balyemez, Natali Aydar, Neval Güler, Seden Bolel, Sevil Arslan, Tülay Sayılgan, Zuhal Kaval. Yılbaşı kutlaması havasında, çeşitli sürprizlerle planlanan serginin açılış kokteyli 20 Aralık 2025 Cumartesi günü saat 15.00’te gerçekleştirildi. Ayrıca Mehmet Ünlü’nün Latin – Pop Nostalji müziği repertuarından oluşan melodiler de sergiye renk kattı. Sergi, 31 Aralık 2025 tarihine kadar ziyaret edilebilir. Sanat ve kışın büyüleyici atmosferini bir arada yaşamak isteyen tüm sanatseverler VENÜS Sanat Galerisi’ne davetlidir.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Dec 2025 13:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/12/icinizi-usutecek-en-guzel-kis-manzaralari-1766398157.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TASARIM, İLHAM VE SOHBET AYNI SOFRADA BULUŞTU</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/tasarim-ilham-ve-sohbet-ayni-sofrada-bulustu-5142</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/tasarim-ilham-ve-sohbet-ayni-sofrada-bulustu-5142</guid>
                <description><![CDATA[Kale Fulya Showroom’da iş ve cemiyet dünyasını bir araya getiren özel davet, ilham dolu anlara sahne oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kalebodur’un tasarım odaklı vizyonu, Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay’ın ev sahipliğinde Fulya Showroom’da gerçekleşen özel bir buluşmayla bir kez daha hayat buldu. İş dünyasından ve cemiyet hayatından seçkin isimlerin katıldığı davet, sıcak atmosferi ve samimi sohbetleriyle dikkat çekti. Projehane çatısı altında Bilge Kuru’nun organizasyonuyla hayata geçirilen etkinlikte; tasarım, mimari, yaşam kültürü ve ilham veren hikâyeler aynı sofrada paylaşıldı.Geçtiğimiz ay da benzer bir buluşmaya ev sahipliği yapan Kale Fulya Showroom, bu özel davetle birlikte yaratıcı fikirlerin, iş birliklerinin ve dostane sohbetlerin buluşma noktası olmayı sürdürdü. Katılımcılar, Kalebodur’un inovasyonu merkeze alan yaklaşımı eşliğinde keyifli ve ilham verici bir deneyim yaşadı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Dec 2025 13:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/12/tasarim-ilham-ve-sohbet-ayni-sofrada-bulustu-1766398108.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GAZETECİ ÖNCE BİREY OLMALI</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/gazeteci-once-birey-olmali-5121</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/gazeteci-once-birey-olmali-5121</guid>
                <description><![CDATA[Damga Gazetesi İmtiyaz Sahibi, gazeteci-yazar Mehmet Mert, ilk kitabı Manşete Giden Yol için TÜYAP Kitap Fuarı’nda düzenlenen söyleşi ve imza gününde okurlarıyla buluştu. Mert, “Gazeteci önce birey olmayı öğrenecek. İşte birey olmayı öğrenemedikleri zaman doğru dürüst gazeteci ve doğru dürüst gazete, televizyon, ajans göremiyoruz” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Damga Gazetesi İmtiyaz Sahibi, gazeteci-yazar Mehmet Mert, ilk kitabı Manşete Giden Yol için TÜYAP Kitap Fuarı’nda düzenlenen söyleşi ve imza gününde okurlarıyla buluştu. Söyleşiye; Büyükçekmece Kaymakamı Ali İkram Tuna, Beylikdüzü Kaymakamı Bülent Karacan, CHP İstanbul eski Milletvekili Ali Şeker, Büyükçekmece Belediyesi Başkanvekili Hakan Çebi, Ak Parti Esenyurt İlçe Başkanı Togay Çoban, Ak Parti Beylikdüzü İlçe Başkanı Mustafa Necati Işık, Silivri eski Belediye Başkanı Selami Değirmenci, Çatalca eski Belediye Başkanı Fırat Aykut, çok sayıda davetli katıldı. Yaklaşık iki saate yakın süren söyleşide Mehmet Mert, günümüz medyasının geldiği noktayı, dijitalleşmenin yarattığı dönüşümü, dezenformasyon tehlikesini, birey olmanın önemini, genç gazetecilere yönelik eleştirilerini ve kitabının ortaya çıkış hikâyesini örnekler, anılar ve uzun değerlendirmeler eşliğinde anlattı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Birer medya üreticisiyiz</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Konuşmasına medyanın artık yalnızca gazetecileri değil toplumun tamamını ilgilendirdiğini vurgulayarak başlayan Mehmet Mert, “Bugün sizlerle, hepimizi doğrudan ilgilendiren bir konuyu konuşacağız: Günümüz medyası ve bu medyanın bireyler ile toplum üzerindeki etkileri. Artık her birimiz, sadece bir medya tüketicisi değil, aynı zamanda birer medya üreticisiyiz. Bu nedenle medyayı anlamak, günümüzün en önemli becerilerinden biri hâline geldi. Son 20 yılda, medya dünyasında çok büyük bir dönüşüme tanıklık ettik. Geleneksel medya dediğimiz televizyon, gazete ve radyonun hüküm sürdüğü dönem yerini dijital medya süreçlerine bıraktı” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Medyanın tarihsel yolculuğu</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Medyanın tarih boyunca geçirdiği dönüşümü örneklerle anlatan Mert, Sezar döneminden Osmanlı’ya, matbaadan dijital mecralara uzanan süreci şu sözlerle aktardı: “Tarih boyunca medya çok şekil değiştirdi. Mesela Sezar, aldığı toplantı kararlarını rahipler aracılığıyla halka ulaştırırdı. Sonra tellallar, davulcular, sokak çağrıcıları çıktı. Osmanlı döneminde mektupla haberleşmeler vardı. Matbaanın bulunmasıyla basılı gazeteler ortaya çıktı. Ardından radyo, televizyon, telgraf geldi. Ve son 25 yıldır dijital mecrayla tanıştık. İnsanlık tarihi binlerce yıl ama son 25 yılda neredeyse senede 23 kez çağ atlıyoruz arkadaşlar.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Hibrit muhabir meselesi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Pandemi döneminde sıkça dile getirdiği “hibrit muhabir” kavramına değinen Mehmet Mert, Washington Post örneğini vererek, “Pandemi döneminde bu tür söyleşilerde hibrit muhabirleri anlatıyordum. Hibrit muhabir dünyada ilk defa Washington Post’ta çıktı. Hibrit muhabir normal bir muhabirin üzerine günde 30-40 haber yazabiliyor, makale yazabiliyor, anında haberleri hissedip yorumlayabiliyor, öz eleştiri yapabiliyor. Oysa en çalışkan muhabirimiz günde en fazla 2-3 haber yazabilir, günde bir makale yazabilir, ayda 3-5 dosya haber çıkarabilir” diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dezenformasyon büyüdü</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dijitalleşmenin habercilikte ciddi sorunları da beraberinde getirdiğini vurgulayan Mert, hız ve tıklanma baskısına dikkat çekti. “Dijitalleşmenin en büyük riski ise dezenformasyon. Yalan haberin yayılması artık saniyeler alıyor” diyen Mert, “Bot hesaplar, manipülatif içerikler, filtrelenmiş videolar. Bazen bir görüntünün doğru mu yanlış mı olduğunu anlamak bile uzmanlık gerektiriyor.&nbsp; Bu nedenle doğrulama platformları büyük önem kazandı. Artık bir haberi okurken “doğru mu?” sorusu, en az içerik kadar önemli. Bugün her birimizin sosyal medya akışını belirleyen görünmez editörler var: algoritmalar. Bize ilgi alanımıza göre içerik gösteriyorlar; ama bunun bir bedeli var: Filtre balonları. Yani, sürekli benzer düşüncelere maruz kaldığımız bir dijital dünyada yaşıyoruz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu da toplumda kutuplaşmayı, farklı düşüncelerin birbirini duymamasını beraberinde getiriyor” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Beni öldürmüşler!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dezenformasyonun bireysel hayatta nasıl sonuçlar doğurduğunu yaşadığı bir anıyla anlatan Mehmet Mert, salondan tebessüm alan şu sözleri paylaştı: “Beni 2-3 sene önce Facebook’ta öldürmüşler arkadaşlar. İSKİ’ye gittim, bir hanımefendi beni görünce sarıldı, ağladı. ‘Seni Facebook’ta öldü diye gördük, kocamla birlikte ağladık’ dedi. Rüyada yaşadıklarımızı sadece biz görürüz ama sosyal medyada milyonlar görüyor. Her an herkes bu dezenformasyonun mağduru olabilir.” Konuşmasının geniş bölümünü birey olma kavramına ayıran Mert, toplumun temel sorununun burada yattığını vurguladı. Mert, “Bu toplumun kurtuluşu birey olma ehliyetinden geçer. Önce birey olacaksın. Sonra evleneceksin, siyaset yapacaksın, gazeteci olacaksın. Birey olmayı başaramazsan sana satılık medya da dayatırlar, şantajcı medya da” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Medyanın hali hal değil</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Medyanın geldiği noktayı sert sözlerle eleştiren Mehmet Mert, “Arkadaşlar, son 30 yıldır adam gibi bir gazetecilik, televizyonculuk, habercilik göremiyoruz. Neden? Çünkü birey olmayan bir toplumdan geliyoruz. Doğruyu yanlışı ayırt edemeyen topluma satılık medya dayatırlar, satılık kulüp dayatırlar, şantajcı medya dayatırlar. Medya sadece bir kamusal hizmet değil, aynı zamanda bir ekonomi. Dijital çağda gelir modeli büyük oranda tıklanma, izlenme ve reklam üzerinden yürüyor. Bu durum, içeriklerin kalitesini etkiliyor. Doğruluk, tarafsızlık, kaynak güvenilirliği gibi kavramlar dijital çağda yeniden sınavdan geçiyor” diye konuştu. Gençlere seslenen Mert, gazetecilikte fark yaratmanın artık zorunluluk olduğunu söyledi. Mert, “Diploma yetmiyor arkadaşlar. Daha çok çalışacaksınız, daha derine ineceksiniz, herkesin aklına gelmeyeni bulacaksınız. Yoksa bu meslekte ayakta kalamazsınız” uyarısını yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Medya okuryazarlığı şart</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Medya okuryazarlığının şart olduğunu anlatan Mehmet Mert, “Ben tabii elektriksiz bir köyde doğdum. Elektrikle 10-11 yaşında tanıştım. Televizyonla radyoyla çok geç tanıştım. Şimdi aranızda benim yaşıma yakın benim yaşımın üzerinde olanlar var ama özellikle arkada oturan gençlere seslenmek istiyorum hakikaten. Yani bir empati yapabiliyor musunuz? Mesela 50 sene sonra ne olacak bizim hayatımız? Hadi, biz çocuklarımızı biraz idare edebiliyoruz. Biraz, kollayabiliyoruz. Siz internet dünyasına dijital çağda doğan çocuklar empati yapabiliyor musunuz? İşte bunun için soruyorum. Bugün medya okuryazarlığı dersi var. Üniversitelerde okutulan 2007’den itibaren bazı liselere de alınan arkadaşlar. Gençler. Büyüklerinden talep etsin, büyükler çocuklarına, ailesine, medya okuryazarlığı dersini lütfen önemseyin” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">AKLIMIZI TESLİM ETMEYELİM!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Genç hazetecilere tavsiyelerde bulunan Mehmet Mert şöyle konuştu; “Aklımızı açık tutalım arkadaşlar. Aklımızı kimseye teslim etmeyelim. Yine notlarımdan yürüyorum mesela Sokrates M.Ö. sanırım 70 yılında. Yunan meclisi tarafından zehirlenerek öldürülmeye karar verildiğinde o zamanki Sokrates'in öğrencisi Platon demiş ki demokrasi hiç iyi bir şey değil. Çünkü demokraside iyi doğruyu güzeli seçemezsiniz. Çapulcuların istediği olur demiş. Çünkü 270 kişilik Yunan meclisi Sokrates ölümle cezalandırdı. Sokrates'i cezaevinden kurtarmaya çalışan arkadaşlarına Sokrates dedi ki 'Ben öleceğim, çünkü benim kurtuluşum bu insanlığa bir şey veremez. Ama benim ölümüm belki insanlığa bir katkı sunabilir, demokrasiye katkı sunabilir, özgürlüğe katkı sunabilir'.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BARONLARIN ELİNE GEÇTİ!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ülkelerin gelişmişlik seviyelerinde medyanın rolü olduğunu anlatan Mehmet Mert, “Yüzde 99 rolü var. Çünkü bakın medya bir algı operasyonudur. Mesela Napolyon bir yeri keşfetmeye gitmeden önce oraya. Matbaa götürülmüş 18. Yüzyılda. Oraya gazete kurarmış o keşfedeceği. Ele geçireceği yerle yerin etrafına kendini anlatırmış. Güzelliklerini ben de sizdenim sizin yanınızdayım. Sizi güzelleştireceğim, hayatınızı güzelleştireceğim. Dolayısıyla daha kolay amacına ulaşıyormuş. Mustafa Kemal Atatürk radyoyu ülkeye getirdiği zaman. Radyo ailelerde evlerde dinlensin diye 11 sene radyodan kendi sesini vermedi. Siyaset yapmadı. Manipülasyon yapmadı, dezenformasyon yapmadı. Halk radyoyu evde dinledi. Ajansları dinledi, müzik dinledi, sanat dinledi. Sonra Mustafa Kemal Atatürk fikirlerini oradan insanlara vermeye başladı. Bana bazen sorarlar medyanın. Sarı öyküsü nedir diye? Medyanın sarı öküzü 1979 yılında Aydın Doğan'ın Milliyet’i satın almasıdır. Yani medyanın para baronlarının rant baronlarının ihale baronlarının eline geçmesidir. Dünün o gazetecisi haber için ömrünü veren Uğur Mumcular, Abdi İpekçi’ler… Bugün artık halkın değil, patronun sesi olmaya başladı. Siz halkın hakkını medyada korumazsanız. Bu toplumdan bilim adamı çıkmaz sporcu çıkmaz, gazeteci çıkmaz, eğitimci çıkmaz. O zaman biz ne yapalım? Biz etrafımızda gazeteciliğin hakkını veren insanları koruyacağız, kollayacağız, takip edeceğiz. Ha bu saatten sonra biraz zor çünkü bugün medyanın yüzde 90’ı iktidarın kontrolünde ama en azından yüzde 10’u onu doğru kullanabiliriz veya yüzde 10’un küçülmesine değil, yüzde 10’un büyümesine katkı sunup doksanın azalmasına katkı sunabiliriz” diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BU KİTAP BİR HAYATIN ÖZETİ</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Mehmet Mert söyleşinin ardından 'Manşete Giden Yol' isimli kitabını imzaladı. İmza için kuyruklar oluştu. Kitabının içeriğine değinen Mert, “Bu benim ilk kitabım. İçinde 35 yıllık bir gazetecinin birikimi, 55 yıllık bir Anadolu çocuğunun anıları var. Notlar var, hikâyeler var. Gazeteci olmak isteyenler için de, ‘Bu adam ne yazmış?’ diye merak eden herkes için de yazıldı. Annemin hikâyeleri var, annem hala yaşıyor. Allah başımızdan eksik etmesin. Gelmişken istedim ki cebinize bir şeyler koyup gidin” dedi.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Dec 2025 17:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/12/gazeteci-once-birey-olmali-1765982032.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SHAKESPEARE’İN 400 YILLIK BİLGELİĞİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/shakespearein-400-yillik-bilgeligi-5111</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/shakespearein-400-yillik-bilgeligi-5111</guid>
                <description><![CDATA[Shakespeare’in ölümsüz trajedileri ve Truva mitolojisinin derin katmanlarını çağdaş bir dille sahneye taşıyan SPIRITUA, 21 Aralık Pazar 20.30’da Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde sahnelenecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Shakespeare’in 400 yıllık tiratları, Truva’nın kadim savaş çığlıklarıyla buluşsa ve arka fonda The Chemical Brothers’ın ritimleri yankılansa ne olur? Ortaya sadece bir tiyatro oyunu değil sahne sınırlarını zorlayan bir manifesto çıkar. Arda Aydın’ın yazıp yönettiği SPIRITUA, Shakespeare’in ölümsüz trajedileri ve Truva mitolojisinin derin katmanlarını çağdaş bir dille sahneye taşıyor. Biraderler ve İdil Türkmenoğlu yapımcılığında sahneye taşınan bu epik yolculukta, Biraderler’in sosyal girişimi Çocuk Genç Sanat Tiyatro’dan (ÇGST) 45 genç oyuncu rol alıyor. Yaşları henüz 8 ila 18 arasında değişen bu genç oyuncular yetişkin profesyonellere taş çıkartıyor. Onlar, Shakespeare’in 400 yıllık bilgeliğini, Z kuşağının bitmek bilmeyen enerjisi ve Serkan Bozkurt’un modern koreografileriyle yorumluyor. Orçun Tekelioğlu ve Murat Tunalı’nın canlı ve özgün müzik tasarımı bu buluşmaya eşlik ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MİTOLOJİ VE TEKNOLOJİ TEK VÜCUT</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sahnede Shakespeare’in güçlü metinlerine Pink Floyd, Chemical Brothers, Fatboy Slim ve Barış Manço gibi kült isimlerin müzikleri ve modern dans koreografileri eşlik ediyor. Berk Başyurt’un Yapay Zeka (AI) teknolojisiyle hazırladığı benzersiz filmler, dev ekranlardan sahneye akıyor. Mitoloji ve teknoloji, geçmiş ve gelecek, insan ve yapay zeka bu oyunda tek vücut oluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tiyatro sahnesini bir rock konserine, mitolojiyi ise dijital bir görsel şölene dönüştüren SPIRITUA, 21 Aralık Pazar 20.30’da da Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde tiyatroseverlerle buluşacak. Yediden yetmişe herkesin nabzını yükseltecek 70 dakikalık bir "performans". Yıl bitmeden ruhunuzu doyurmak ve "Türk tiyatrosunda neler oluyor?" sorusuna en cesur cevabı görmek istiyorsanız bu tarihi not edin. SPIRITUA, 24 Ocak Cumartesi 20:00’da İBB Cem Karaca Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">USTA OYUNCU AYŞE KÖKÇÜ SPIRITUA SAHNESİNDE</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“USTALAR SPIRITUA SAHNESİNDE” serisi kapsamında, her ay farklı bir usta isim genç oyuncularla aynı sahneyi paylaşacak. Serinin ilk konuğu, Türk tiyatrosunun güçlü seslerinden Ayşe Kökçü. Bu buluşma, yalnızca bir usta oyuncunun gençlerle sahne paylaşması değil Türk tiyatrosunun geleceğinin prova odasında nasıl şekillendiğini sahneden izleme fırsatı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SPIRITUA’nın biletleri Bubilet, Biletix, Biletinial’da!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Künye</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yazan/Yöneten: Arda Aydın</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yapım: Biraderler &amp; İdil Türkmenoğlu</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çeviren: Can Doğan</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dramaturg: Hilmi Zafer Şahin</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Konsept: Arda Aydın</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Oyuncular: Çocuk Genç Sanat Tiyatro Oyuncuları</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Müzik Tasarım ve Uygulama: Orçun Tekelioğlu / Murat Tunalı</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Koreograf: Serkan Bozkurt</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Film Tasarım ve Uygulama: Berk Başyurt</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Fotoğraf: Orçun Karamustafa</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yardımcı Yönetmen / ÇGST Programlar Koordinatörü: Yonca İnal</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Afiş Tasarım: N.Cem Erutku</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yönetmen Yardımcısı: Ebru Ege</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Proje Asistanı: Yusuf Selim Ünal</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Biraderler Yapım Proje Koordinasyon: Yeter Koç / Zeynep Kutlu</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">PR ve İletişim: Ela Belül / Harun Karaburç</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Hakkında:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yeni nesil sahne sanatları prodüksiyon şirketi olan Biraderler Yapım, 2016 yılında kuruldu. Aynı yıl sahneye koyduğu ilk prodüksiyonu “Biraderler Cabaret”, 80’in üzerinde temsil yaparak izleyicinin büyük ilgisini kazandı. 2017 yılında, Aleksandar Popovski'nin rejisiyle sahnelenen “Bir Yaz Gecesi Rüyası”, yılın en dikkat çekici tiyatro prodüksiyonları arasında yer aldı. 2019’da Atatürk’ün insani yönünü merkeze alan Arda Aydın’ın tek kişilik performansıyla “İlelebet” adlı oyunu sahnelendi. İlelebet, aynı yıl Avrupa ve Kuzey Amerika turnelerine çıkarak uluslararası izleyiciyle de buluştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2018’de Biraderler Yapım’ın sosyal girişimi olarak kurulan ÇGST – Çocuk Genç Sanat Tiyatro, çocuklar ve gençler için sahne ve oyunculuk alanında özel atölye programları geliştirdi. Aynı yıl otizmli çocuklar için açılan özel atölyenin katılımcıları, 2019’da Yonca İnal’ın yönetmenliğinde sahnelenen “Pencere” adlı oyunla ilk kez sahneye çıktı ve profesyonel oyunculuğa adım attı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çocuk ve gençlere yönelik projeleriyle öne çıkan ÇGST, 2019’da izleyicinin yönlendirmesiyle şekillenen interaktif doğaçlama çocuk oyunu “Sen Yaz Ben Oynarım”ı sahnelemeye başladı. Sen Yaz Ben Oynarım sahnelenmeye devam etmekte.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2023 yılında sahnelenmeye başlayan ve büyük ilgi gören “Dolap: Bir Gençlik Müzikali”, hem enerjik anlatımı hem de gençlik temasına getirdiği çağdaş yorumla öne çıktı. Oyun, 49. İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri’nde “Yılın En Başarılı Çocuk – Gençlik Oyunu” ödülüne layık görüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Biraderler Yapım, hem yetişkin hem genç izleyiciye hitap eden yenilikçi tiyatro anlayışıyla üretmeye devam ediyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Dec 2025 15:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/12/shakespearein-400-yillik-bilgeligi-1765886627.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TİYATROKARE’NİN MERAKLA BEKLENEN YENİ OYUNU</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/tiyatrokarenin-merakla-beklenen-yeni-oyunu-5105</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/tiyatrokarenin-merakla-beklenen-yeni-oyunu-5105</guid>
                <description><![CDATA[Tiyatrokare’nin merakla beklenilen yeni oyunu Konken Partisi, 27 Ocak’ta seyirciyle buluşmak için gün sayıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Nedim Saban’ın yönettiği iki kişilik duygusal komedide; on yıldır kapalı gişe oynanan Ahududu oyunuyla tiyatroya dönen Melek Baykal, Ankara sahnelerinin usta ismi Mehmet Atay rol alıyor. Mehmet Atay, provaları İstanbul ve Ankara’da devam eden bu duygusal komediyle İstanbul seyircisiyle tanışmaya hazırlanıyor. Merakla beklenen oyunun biletleri,15 Aralık Pazartesi gününden itibaren biletinial sitesi üzerinden satışa açıldı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Dec 2025 11:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/12/tiyatrokarenin-merakla-beklenen-yeni-oyunu-1765787149.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRKMEN ALKAN’IN ‘SESSİZ DİRENİŞ’SERGİSİ SANAT İZLEYİCİSİ İLE BULUŞTU</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/turkmen-alkanin-sessiz-direnissergisi-sanat-izleyicisi-ile-bulustu-5104</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/turkmen-alkanin-sessiz-direnissergisi-sanat-izleyicisi-ile-bulustu-5104</guid>
                <description><![CDATA[Ressam Türkmen Alkan, son dönem çalışmalarından oluşan “Sessiz Direniş” isimli kişisel sergisiyle 13 Aralık’ta Evrim Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. 31 Aralık 2025 tarihine kadar ziyaret edilebilecek sergi, insanın içsel eşiğini, karanlıkla yüzleşmesini ve yeniden doğuş arzusunu odağına alıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sergide, sanatçının içsel yolculuk ve dönüşüm temalarını ustalıkla yansıttığı son döneme ait 31 eser izleyiciyle buluşuyor. Yağlı boya resimler ile kağıt üzerine karakalem ve mürekkep teknikleriyle üretilen bu eserler, açılışta sanatseverlerden büyük beğeni topladı. Türkmen Alkan, sergiye dair düşüncelerini şöyle aktarıyor “Sessiz Direniş’te izleyiciyi eşiklerden, kapılardan ve karanlık dehlizlerden geçerken hem çocuk hem yetişkin yanıyla yüzleşmeye çağırıyorum. Görünen dünyanın konforundan sıyrılıp bilinmeyene adım atmanın sancılı ama dönüştürücü bir deneyim olduğuna inanıyorum. Tuvaldeki kuru ağaç, ışık, karanlık ve yol metaforları; kentli yetişkin çocuğun kendi iç doğumuna, tabiatla yeniden kurduğu bağa ve kendi sınırlarını arama cesaretine işaret ediyor. Bu sergi, sessizliğin içindeki direnişi, kırılganlıkta saklı gücü ve kendi yolunu bulma arayışını görünür kılma çabasıdır.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evrim Sanat Galerisi’nin kurucusu Betül Ketenci ise sergi hakkında şunları söylüyor: “Türkmen Alkan’ın “Sessiz Direniş” sergisini galerimizde ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Sanatçının eşik, dönüşüm ve içsel yolculuk üzerine kurduğu derinlikli anlatı, izleyiciyi hem görsel hem düşünsel bir keşfe davet ediyor. Bu serginin, galerimizin ruhuyla da örtüşen güçlü bir iç ses ve özgün bir ifade alanı açtığına inanıyoruz. Sanatseverleri bu özel buluşmaya davet ediyoruz.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ressam Türkmen Alkan, 1976 Zara doğumlu olup, 2002 yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu. Sanatsal gelişiminde Kasım Koçak ve Aysu Koçak’ın atölyelerinde aldığı eğitimlerin önemli bir yeri bulunuyor. Üretimlerini İstanbul’da sürdüren Alkan, çalışmalarında içsel yolculuk, dönüşüm ve insanın eşiklerle kurduğu ilişkiyi merkezine alarak özgün bir görsel dil ortaya koyuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sanatseverler, Türkmen Alkan’ın yeni dönem üretimlerini bir arada görebilecekleri “Sessiz Direniş” sergisini 31 Aralık 2025 tarihine kadar Evrim Sanat Galerisi’nin yeni adresinde ziyaret edebilirler.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Dec 2025 11:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/12/turkmen-alkanin-sessiz-direnissergisi-sanat-izleyicisi-ile-bulustu-1765787082.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SAFTİRİK’İN YARATICISI JEFF KİNNEY, TÜRK HAYRANLARIYLA D&amp;R’DA BULUŞTU</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/saftirikin-yaraticisi-jeff-kinney-turk-hayranlariyla-drda-bulustu-5100</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/saftirikin-yaraticisi-jeff-kinney-turk-hayranlariyla-drda-bulustu-5100</guid>
                <description><![CDATA[Dünya çapında 300 milyondan fazla satan ve milyonlarca okurun kalbini Saftirik Greg ile fetheden yazar Jeff Kinney, 20'inci kitabı "Parti Aşkına!"nın şerefine iki gün boyunca D&R İstinyepark ve Bağdat Caddesi mağazasındaydı. Çocuklar tarafından coşkuyla karşılanan Kinney, merak edilen soruları tüm samimiyetiyle yanıtladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türkiye'nin en büyük kitap platformu D&amp;R, dünya çapında 300 milyondan fazla satan ve Time Dergisi tarafından "Dünyanın En Etkili 100 Kişisi" arasında gösterilen efsanevi yazar Jeff Kinney'i ağırladı. Efsanevi yazar, yalnızca Saftirik Greg okumaya yeni başlayan çocuklarla değil, kitaplarıyla büyüyen genç yetişkinlerle tarafından da coşkuyla karşılandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kinney, mağazada verdiği röportajda duygularını şu sözlerle ifade etti: "Harika bir deneyim yaşadım. Yüzlerce çocukla tanıştım. Bana kitaplarımın onlar için çok anlamlı olduğunu söylemeleri beni çok yükseltiyor ve bir sonraki nesil için yazmaya devam etmemi sağlıyor."</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">"20 kitaba ulaşacağımı asla hayal etmemiştim"</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Serinin 20'nci kitabına ulaşmasıyla ilgili sorulan soruya Kinney, samimi bir itirafta bulundu: "5 kitaba ulaşacağımı bile hiç düşünmemiştim. Bu yüzden hepsi benim için bir sürpriz. Kitaplarımı okuyan çocuklarla tanışmayı çok seviyorum. Henüz doğmamış çocukların da kitaplarımı okuyacağını bilmek beni heyecanlandırıyor. Bu yüzden yazmaya devam edebiliyorum."</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dünya değişir, Greg değişmez</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çocukların merak ettiği konulardan biri de Greg'in karakterinin yıllar içinde değişip değişmediğiydi. Kinney bu soruya ilginç bir yanıt verdi: "Greg bir çizgi karakter olduğu için fazla değişemiyor. Ama etrafındaki dünya değişiyor."</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yazar, gerçek hayattan ilham aldığı hikayeleri de paylaştı: "İlk kitaptaki birçok hikaye yaşamımda benim başıma geldi. Greg bir çizgi karakter olsa da, o benim deneyimlerime benziyor."</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türk okurlardan tam not</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Etkinliğin sonunda bir hayranı, tüm seriyi bitirip tekrar okuduğunu söyleyince Kinney'in duygulandığı gözlendi: "Çok teşekkür ederim. Bu benim için çok anlamlı. Tekrar okumaya değer bulduğunuz için mutluyum. Türk okurlarla buluşmaktan büyük keyif aldım. Çocukların sorduğu sorular gerçekten harika. Türkiye'de olmak harika" sözleriyle etkinliği noktaladı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 13 Dec 2025 10:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/12/saftirikin-yaraticisi-jeff-kinney-turk-hayranlariyla-drda-bulustu-1765610594.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KALPTEN KALBE UZANAN YOLCULUK</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/kalpten-kalbe-uzanan-yolculuk-5097</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/kalpten-kalbe-uzanan-yolculuk-5097</guid>
                <description><![CDATA[Maneviyatı, teslimiyeti ve ilahi aşkı şiirsel bir dille anlatan Zeynep Özbudak, ilk kitabı “Zeynep’i Mevla” ile okurları kalpten kalbe uzanan bir yolculuğa davet ediyor. Eser, yazarın Rabbine duyduğu aşkı ve içsel arayışını samimi bir dille yansıtırken, her satırında okuyucuya ortak bir gönül sesi olmayı hedefliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Zeynep Özbudak, kitabın ortaya çıkış sürecini şu sözlerle ifade ediyor: “Bu kitap Rabbime duyduğum aşkın, teslimiyetin ve arayışın iziydi. İstedim ki yalnızca benim sözlerim değil; Allah aşkına dokunan her yüreğin ortak sesi olsun. Aslında ‘Zeynep’i Mevla’ herkese bir çağrıdır… Kalpten kalbe, gönülden gönüle Mevlâ’ya doğru bir yolculuk şiiridir.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Duygusal derinliği, yalın dili ve içsel mesajlarıyla dikkat çeken Zeynep’i Mevla, maneviyat arayışında olan tüm okuyuculara rehber niteliğinde bir eser sunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Zeynep’i Mevla kitabının satışı yalnızca yazarın resmi Instagram hesabı üzerinden yapılmaktadır.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Dec 2025 10:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/12/kalpten-kalbe-uzanan-yolculuk-1765524348.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>FLAMENCO RUHU TÜRK MÜZİĞİ İLE BULUŞUYOR</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/flamenco-ruhu-turk-muzigi-ile-bulusuyor-5028</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/flamenco-ruhu-turk-muzigi-ile-bulusuyor-5028</guid>
                <description><![CDATA[Flamenco dansçısı Çiğdem Kurtuluş, Flamenco’yu Türk Müziği’nin unutulmaz eserleriyle buluşturuyor. İzleyiciler, program süresince Türk Sanat Müziği ile Flamenco’nun eşsiz uyumuna tanıklık ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kimi zaman eğlenceli, kimi zaman hüzünlü şarkılar eşliğinde sahneye çıkan Çiğdem Kurtuluş, dansıyla izleyicilere unutulmaz bir gece yaşatmayı vadediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gösteri, 27 Kasım’da Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi’nde saat 20.30’da başlayacak. Çiğdem Kurtuluş’a bu özel gecede Solist Ezgi Gürbüz, Cajonda Kerem Kırca, Kanunda Erdem Özkıvanç ve Gitarda Fırat Dağıdır eşlik edecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aynı zamanda bir bilet alana 2. Bilet ücretsiz verilecek.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 25 Nov 2025 13:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/11/flamenco-ruhu-turk-muzigi-ile-bulusuyor-1764067252.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>FUNDA KARAYEL, OKURLARIYLA D&amp;R AKMERKEZ’DE BULUŞTU</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/funda-karayel-okurlariyla-dr-akmerkezde-bulustu-5027</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/funda-karayel-okurlariyla-dr-akmerkezde-bulustu-5027</guid>
                <description><![CDATA[Gazeteci Funda Karayel, büyük ilgi gören ilk kitabı "Rota Bilinmez" ile D&R mağazaları ev sahipliğinde imza günlerine devam ediyor. D&R Akmerkez mağazasındaki imza gününe büyük ilgi gösteren okurlar uzun kuyruklar oluştururken Mehmet Dinçerler, Selma Türkeş, Nur Sirmen, Ceyhun Yılmaz gibi ünlü isimler de Karayel’i bu özel gününde yalnız bırakmadı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">D&amp;R, sevilen yazarlarla okurlarını buluşturmaya hız kesmeden devam ediyor. Gazeteci ve yazar Funda Karayel, “Rota Bilinmez” kitabının imza günü için bu kez D&amp;R Akmerkez mağazasında okurlarıyla bir araya geldi. TK Yayınları’ndan çıkan ilk deneme-öykü kitabı “Rota Bilinmez”i imzalayan Karayel’e ilgi yoğundu; mağaza içinde uzun kuyruklar oluştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gün boyunca sıcak ve samimi sohbetlerin yaşandığı etkinlikte Funda Karayel’i, okurlarının yanı sıra Çiçek Güney, Güran Gökyay, Sema Sipahioğlu, Mehmet Dinçerler, Selma Türkeş, Nur Sirmen, Ceyhun Yılmaz gibi isimler de yalnız bırakmadı. Karayel, imza gününde hem okurlarıyla hem de dostlarıyla doyasıya sohbet ederek kitabının yolculuğunu ve ilham aldığı anları paylaşma fırsatı buldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yolculukların arasında bir iç seyahat</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Rota Bilinmez, okuru yalnızca dünyanın havalimanlarına değil, insan ruhunun ara duraklarına da götüren bir kitap. Funda Karayel’in gözlem gücüyle harmanladığı deneme-öyküler, terminal kalabalıklarını hayatın geçiş anlarıyla buluşturuyor. Geciken uçuşların sabrı, vedaların ağırlığı, kaybolan bavulların sembolizmi… Her hikâye, görünmeyen bir kapıyı aralayarak insanın kendi içindeki rotayı keşfetmesine eşlik ediyor. Karayel’in satırları, bir yerden başka bir yere değil; bir hâlden başka bir hâle evrilmenin izlerini sürüyor.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 25 Nov 2025 11:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/11/funda-karayel-okurlariyla-dr-akmerkezde-bulustu-1764059712.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TARİH VE MACERA ROMANI TUTKUNLARI</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/tarih-ve-macera-romani-tutkunlari-5014</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/tarih-ve-macera-romani-tutkunlari-5014</guid>
                <description><![CDATA[“Bin Yıllık Yolculuk” romanıyla dikkatleri üzerine çeken gazeteci-yazar Halis Ayyıldız tarihi ve macera romanı tutkunlarının buluştuğu bir söyleşi ve imza günüyle üç yıllık titiz bir çalışmanın ürünü olan eserini tanıttı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kitapseverlerin son yıllardaki buluşma adreslerinden Frankeştayn Kitabevi’nde gerçekleşen söyleşi ve imza gününde Halis Ayyıldız “Bin Yıllık Yolculuk” romanının şifrelerini paylaşırken okurları zamanda yolculuğa çıkardı. Haçlı Seferlerinin başlangıcı ve bitişi sırasında Doğu ve Batı dünyasındaki karışıklıkların odağındaki kadim bir kitabın bin yıl boyunca oradan oraya sürüklendiği noktalardaki serüvenini meraklılarla paylaşan Halis Ayyıldız, romanın temel noktalarından biri olan İznik Konsili ve Teslis inancıyla ilgili de tarihin tozlu raflarında unutulmuş bilgiler verdi. Söyleşinin moderatörlüğünü Gönül Üsnet Jilani üstlenirken, epik fantezi romanlarıyla tanınan Orkun Uçar da söyleşide “Bin Yıllık Yolculuk” ile ilgili görüşlerini paylaştı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;ESER, DİNLER TARİHİ KADAR ESKİ BİR TARTIŞMAYA ODAKLANIYOR!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;“Bin Yıllık Yolculuk”, dinler tarihi boyunca gündemden hiç düşmeyen kadim bir tartışmayı merkezine alıyor: İlahi müjde nedir, gerçek mesaj nedir? Roman, İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonra havarisi Aziz Petrus’un kaleme aldığı ve yüzyıllar boyunca gizlenen VERUM NUNTIUM (Gerçek Mesaj) adlı kitabın peşine düşen bir tur rehberinin macerasını anlatıyor. Bizans uzmanı Mustafa Kazancı’nın Kariye Müzesi’nde tesadüfen bulduğu bir şifre, onu iki bin yıllık bir sırla yüz yüze getiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Dört ayrı zaman diliminde geçen roman, tarihsel gerçekler ve kurgusal unsurları harmanlayarak okuru hem İstanbul’un kadim sokaklarında hem de Avrupa’nın gizemli köşelerinde sürükleyici bir yolculuğa çıkarıyor. Simbolojik detaylar, din eleştirisi ve gerilim dolu bir kurgu, romanı klasik tarih-macera kitaplarından ayırıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;ROMAN İSTANBUL’UN ÇOK KATMANLI&nbsp; KÜLTÜREL MİRASINA ODAKLANIYOR!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Gazeteci - yazar Halis Ayyıldız 30 yıllık birikimiyle kaleme aldığı bu eserde, İstanbul’un çok katmanlı kültürel mirasını vurguluyor. Çocukluğunu Kariye çevresinde geçiren yazar, şehrin yalnızca bir İslam başkenti değil, üç büyük imparatorluğun mirasına sahip bir dünya başkenti olduğunu hatırlatıyor. Roman, bu perspektifle hem tarih hem de günümüz için farklı bir bakış açısı sunuyor.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 22 Nov 2025 14:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/11/tarih-ve-macera-romani-tutkunlari-1763812285.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ’NDE FIRSAT EŞİTLİĞİ ÇAĞRISI</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/dunya-cocuk-haklari-gununde-firsat-esitligi-cagrisi-5011</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/dunya-cocuk-haklari-gununde-firsat-esitligi-cagrisi-5011</guid>
                <description><![CDATA[Dünya Çocuk Hakları Günü, bu yıl Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) ev sahipliğinde ve dünyaca ünlü piyanist, besteci Fazıl Say’ın desteğiyle unutulmaz bir buluşmaya sahne oldu. “Bir Nota, Bin Umut” temasıyla düzenlenen özel konserle, çocukların temel hakkı olan fırsat eşitliğine dikkat çekildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Erken çocukluk eğitimi alanında Türkiye’nin önde gelen kuruluşu Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde çocukların geleceğine umut olan özel bir etkinliğe imza attı. Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, AÇEV’e destek amacıyla “Bir Nota, Bin Umut” konserini gerçekleştirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Konserde, Fazıl Say’ın etkileyici performansına, flüt sanatçısı Aslıhan And Say ve mezzosoprano Seda Kırankaya da eşlik etti. Gecenin en özel anlarından biri Vakfın, Say’a teşekkürlerini sunmak için hazırladığı sürpriz oldu. Çocukların, Say’ın Nazım Oratoryosu’ndan “Kız Çocuğu” eserini yorumladığı özel video, sanatın çocuklara ilham verme potansiyelini ortaya koydu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">30 Yılın Işığında AÇEV</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Vakfın kuruluşundan bugüne uzanan yolculuğunun da aktarıldığı gecede, Burçak Üzen yönetmenliğinde hazırlanan AÇEV belgesel filmi ve aynı zamanda Vakfın sanal sergisi ilk kez izleyiciyle buluştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gecenin bir diğer sürprizi AÇEV’in 30 yıllık yolculuğunu anlatan ve Bahar Çuhadar tarafından yayına hazırlanan “Kökler ve Kanatlar: AÇEV’in Öyküsü” isimli kitabın tanıtımı oldu. Erken çocukluk eğitimine kendini adayan bir kurumun ve o kurumu var edenlerin inanç dolu yolculuğunu anlatan kitap, gecede misafirlere hediye edilirken, aynı zamanda satışa sunulduğunun müjdesi de verildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kitabı almak, belgesel filmi izlemek ve sanal sergiyi gezmek isteyen herkes, www. acev. org adresinden “30 Yılın Işığında AÇEV” sayfasını ziyaret edebilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Bir Nota, Bin Umut” konseri, AÇEV’in kuruluşundan bu yana savunduğu her çocuğun hayata eşit fırsatla başlama hakkını bir kez daha hatırlatırken, sanatın toplumsal dönüşüm gücünü de gözler önüne serdi. Her nota, bin çocuğa umut oldu; her melodi, fırsat eşitliği için bir çağrıya dönüştü.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 22 Nov 2025 12:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/11/dunya-cocuk-haklari-gununde-firsat-esitligi-cagrisi-1763804741.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SEVGİ KELEŞ&#039;TEN YENİ KİTAP</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/sevgi-kelesten-yeni-kitap-5002</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/sevgi-kelesten-yeni-kitap-5002</guid>
                <description><![CDATA[Kişisel gelişim alanında etik duruşuyla tanınan, yaklaşımındaki samimiyet ve dinginlikle geniş bir okur kitlesinin güvenini kazanan Sevgi Keleş, 2025 yılına ardı ardına yayımladığı çalışmalarıyla damgasını vuruyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hem yurt içinde hem uluslararası alanda yürüttüğü seminerler, pozitif yaklaşımı temel alan modern anlatımı ve mütevazı yaşamının içtenliği, kendisini bu alanın öne çıkan isimlerinden biri hâline getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İLİŞKİ FREKANSI KİTABINA BÜYÜK İLGİ</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Keleş’in en son yayımlanan kitabı “İlişki Frekansı”, okur tarafından yayınlandığı hafta itibarıyla yoğun ilgi gördü. İlişkilerin duygu, bilinç ve karşılıklı uyum eksenindeki doğasını sadeleştirmeden, herkesin erişebileceği bir dille anlatması; kitabı geniş bir kesim için anlaşılır, ilham veren ve günlük yaşama katkı sunan bir kaynağa dönüştürdü. Keleş, gerçek bir ilişki deneyiminin yaşamı nasıl genişletebileceğini ve iki kişinin birbiriyle uyumlandığında ortaya çıkan yüksek etkiyi kendi bakış açısından şu şekilde ele alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Son yıllarda içerikleriyle dikkat çeken, "Sarkaç – Denge ve Akışta Kalmanın Sırrı”, “Sevgi Ötesi Enerji”,“Mucize Hafta Planlayıcı”,“Her Gün Bir Mucize” ve büyük ilgiyle satışa çıkan “Sarkaç Kartları”. 2025 boyunca hem kitaplarının gördüğü ilgi hem de seminerlerinin uluslararası çapta büyüyen talebi, Sevgi Keleş’i çağdaş kişisel gelişim sahnesinin dikkatle takip edilen isimlerinden biri yaptı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 20 Nov 2025 11:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/11/sevgi-kelesten-yeni-kitap-1763625731.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TARİHİ HAMAMDA ZAMANI AŞAN BİR SANAT YOLCULUĞU</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/tarihi-hamamda-zamani-asan-bir-sanat-yolculugu-4999</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/tarihi-hamamda-zamani-asan-bir-sanat-yolculugu-4999</guid>
                <description><![CDATA[Canlı heykel çalışması ve tarihî dokunun birleştiği sergi, 20 Kasım’dan itibaren Hüsrev Kethüda Hamamı’nda ziyaret edilebilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı, çağdaş sanatın büyüleyici bir evrene dönüştüğü özel bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Kültür ve sanat dünyasının merakla beklediği “Kain’at” sergisi, Seyed Davoud’un yeni eserlerinden oluşan kapsamlı bir seçkiyle 20 Kasım 2025 Perşembe günü saat 19.00’da kapılarını açıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hector Art Gallery himayesinde düzenlenen sergi, Ortaköy’ün kalbinde yer alan Mimar Sinan eseri Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı’nın mistik atmosferinde sanatseverleri çok katmanlı bir deneyime davet ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Taş, Işık ve Sessizliğin İçinde Yeni Bir Evren</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Kain’at”, yalnızca bir resim sergisi olarak değil; görsel, işitsel ve duygusal öğelerin birlikte hareket ettiği, yaşayan bir evren olarak tasarlandı. Açılış gecesinde Mehmet Taylan’ın canlı müziği mekânın atmosferini zenginleştirirken, Seyed Davoud sergi boyunca her gün iki saat sürecek canlı heykel çalışmasıyla bir ağaç formunu adım adım şekillendirecek. Bu süreç, izleyicilere sanatın oluşumuna yakından tanıklık etme fırsatı sunacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Serginin Kavramsal Çekirdeği: “Özgür Atlar Zamanı”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Serginin küratöryel metni, insanlık tarihinin en kadim imgelerinden biri olan at üzerinden şekilleniyor. Atın, insanlığın ilerleyişindeki taşıyıcı rolünü bugünün çağdaş duygusal yükleriyle buluşturan Davoud, daha önce hiçbir platformda paylaşmadığı resimleri, dramatik ve çarpıcı renk paletiyle hafıza, duygu ve sembolizmi yoğun bir katman hâline getiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Küratör Mehmet Lütfi Şen, sergiyi şu sözlerle tanımlıyor:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Sanatçının çağdaş atlarının karşısında geçirilen zaman, insanın kendi özüne dönmesini imleyen büyülü bir atmosfer yaratıyor. Atların taşındığı yer ile izleyicinin içindeki yüklerin hafiflediği yer hizalanıyor.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Umut Oğuz’un Estetik Dokunuşu</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Kain’at” sergisinin yaratıcı ekibinde önemli bir rol üstlenen başarılı oyuncu Umut Oğuz, projenin sanat yönetmenliğiyle serginin atmosferini dönüştüren isim oldu. Oğuz, tarihsel belleği güçlü Hüsrev Kethüda Hamamı’nın ruhunu, Davoud’un çağdaş eserleriyle bütünleştirerek sergiye özgün bir sahne dili kazandırdı. Mekân tasarımından ışık düzenine kadar birçok unsuru titizlikle kurgulayan Oğuz, “Kain’at”ın izleyiciyle kuracağı duygusal bağı güçlendiren estetik bir bütünlük yarattı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tarihi Mekânın Ruhuyla Bütünleşen Çağdaş Bir Proje</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mimar Sinan’ın imzasını taşıyan Hüsrev Kethüda Hamamı, serginin kavramsal dokusunu güçlendiren bir atmosfer sunuyor. Taşın dokusu, hamamın sessizliği ve mekânın tarihsel belleği; Davoud’un resimleriyle birleşerek izleyiciyi zamanlar arası bir sanat yolculuğuna çıkarıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Seyed Davoud Kimdir?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">1991 yılında İran’ın Erdebil kentinde doğan Seyed Davoud, resim, heykel ve müzik alanlarında eğitim aldı. İran’daki kişisel ve karma sergilerinin ardından 2018’de Türkiye’ye yerleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bugüne kadar birçok ülkede projelere katılan, pek çok serginin küratörlüğünü üstlenen sanatçı, aynı zamanda UNESCO’nun resmî ortağı IAA/AIAP’ın İran, Azerbaycan ve Suriye temsilciliğini sürdürüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Eserleri Türkiye, İran, Azerbaycan ve Avrupa’nın birçok şehrindeki koleksiyonlarda yer almaktadır. İstanbul’da sanatçı, küratör ve araştırmacı olarak üretimlerine devam ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sergi Bilgileri</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sergi Adı: Kain’at</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sanatçı: Seyed Davoud</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hector Art Gallery Sanat Yönetmeni: Mehmet Uçak</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sanat Yönetmeni: Umut Oğuz</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Küratör: Mehmet Lütfi Şen</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Açılış: 20 Kasım 2025, Perşembe – 19.00</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Süre: 20 Kasım – 14 Aralık 2025</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mekân: Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı – Ortaköy</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ziyaret Saatleri: 10.00–18.00 (Her gün)</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 19 Nov 2025 12:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/11/tarihi-hamamda-zamani-asan-bir-sanat-yolculugu-1763544963.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRK DÜNYASI RESSAMLARINDAN ATATÜRK’E ÖZEL SERGİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/turk-dunyasi-ressamlarindan-ataturke-ozel-sergi-4987</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/turk-dunyasi-ressamlarindan-ataturke-ozel-sergi-4987</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin önde gelen iş insanlarından Emrullah Turanlı, kurucusu olduğu Taş Yapı Sanat Galerisinde Türk Dünyasının ünlü ressamlarını bir araya getiren özel bir sergiye ana sponsor oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün anım gününe adanan bu anlamlı etkinlik, Türk coğrafyasının sanat temsilcilerini İstanbul’da buluşturdu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Azerbaycan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Kazakistan ve Türkiye’den katılan 12 seçkin ressamın toplam 106 eseri, Taş Yapı Sanat Galerisi’nde sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Türk dünyası ülkeleri arasında kültürel bağların güçlenmesi adına büyük önem taşıyan sergi, yoğun ilgi gördü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Türk Dünyasının Ustaları Aynı Çatıda</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sergiye eserleriyle katkı sağlayan sanatçılar şöyle sıralandı Akmal Nur – Özbekistan, Sardor Allabergenov – Özbekistan, Sacit Mmmadov – Azerbaycan, Refik Aziz – Türkiye, Mezayir Rüstemov – Azerbaycan, Batuhan Baymen – Kazakistan, Kahranman Goçmuradov – Türkmenistan, Eldar Aytmatov – Kırgızistan, (Ünlü yazar Cengiz Aytmatov’un oğlu), Yunustamber Şıgaev – Kırgızistan, Ayhan Aziz – Azerbaycan, Cesar Mammodov – Azerbaycan, Nizar Mammadov – Azerbaycan</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Her biri kendi ülkesinin kültürünü Atatürk’e duyduğu saygıyla harmanlayan sanatçılar, özgün eserlerini ilk kez İstanbul’da bir araya getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">EMRULLAH TURANLI: “TÜRK CUMHURİYETLERİNDEN GELEN SANATÇILAR BİZİM EV SAHİBİMİZDİR”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Serginin ana sponsoru Emrullah Turanlı, etkinlikte yaptığı özel açıklamada Türk Dünyası sanatçılarına verilen değeri şu sözlerle ifade etti: ‘Bizim buradaki bütün sanatçılarımıza, bütün dünyadaki sanatçılara her zaman çok değer veririz. Kendileri çok kıymetlidir. Onları burada ağırlarız, misafir ederiz. Ama bizim Türk Cumhuriyetlerindeki sanatçılarımız, dostlarımız burada misafir değil, kendi evlerinde ağırlanıyorlar. Biz kendilerini çok seviyoruz, çok kıymetlidir. Bizim için çok büyük değerleri var, onlar her zaman hepimizin başının tacıdır. Her zaman onlara bu hizmeti vereceğiz.” Turanlı’nın bu sözleri, salonu dolduran sanatçılar ve davetliler tarafından büyük alkış aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">TAŞYAPI SANAT GALERİSİ, KÜLTÜREL BİRLİĞİN MERKEZİ OLMAYA DEVAM EDİYOR</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Uluslararası sanat etkinliklerine ev sahipliği yapmaya devam eden Taş Yapı Sanat Galerisi, bu özel sergiyle Türk dünyasının ortak sanat mirasına katkıda bulunmayı sürdürdü. Atatürk’e adanan bu anlamlı buluşma, kültürel dayanışmanın güçlü bir sembolü olarak değerlendirildi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 18 Nov 2025 11:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/11/turk-dunyasi-ressamlarindan-ataturke-ozel-sergi-1763455170.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DON KİŞOT İLE SANATSEVERLERİN KARŞISINA ÇIKIYOR</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/don-kisot-ile-sanatseverlerin-karsisina-cikiyor-4966</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/don-kisot-ile-sanatseverlerin-karsisina-cikiyor-4966</guid>
                <description><![CDATA[Miguel de Cervantes’in aynı ismi taşıyan romanından bale sahnesine aktarılan, yüksek seviyedeki bale tekniğiyle dünyaca ünlü toplulukların repertuvarlarında değişmez bir yeri olan Don Kişot balesini, kuruluşunun ikinci sezonunda İstanbul Genç Bale Topluluğu sahneye taşıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ludwig Minkus’un bestesi, Marius Petipa’nın koreografisi ile Kuzey Makedonya Opera ve Balesi sanat yönetmeni, balerin, koreograf Olga Pango tarafından sahneye konan eser, müziklerindeki melodi zenginliği, İspanyol kültürünün renkli ve heyecan verici etkisiyle klasik bale dünyasının en pırıltılı ve ihtişamlı eserlerinden biri olarak bu sezon İstanbul Genç Bale Topluluğu’ nun repertuvarına katılıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dünyada ‘’Junior Ballet’’ olarak bilinen ‘’Genç Bale Topluluğu’’ konsepti; ölümsüz klasik bale eserlerini icra etmek üzere, dünyada yıldızı parlayan genç bale sanatçılarını bir araya getirmeyi amaçlıyor. Ülkemizde ilk kez geçtiğimiz yıl kurulan İstanbul Genç Bale Topluluğu, bu sanat sezonunda Don Kişot balesi için Türkiye, Rusya, Makedonya, Japonya, Kanada, Belçika, Almanya’dan yetenekli genç bale sanatçılarını bir araya getiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İstanbul Genç Bale Topluluğu’nun 22 Kasım, saat:20.00’de Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde prömiyerini gerçekleştireceği Don Kişot Balesinde Kitri’ yi Moskova Stanislavski Bale Tiyatrosu’nun prima – baş balerini Anastasia Limenko, Basil’i yine Moskova Stanislavski Bale Tiyatrosu dansçılarından Artur Mkrtchyan dans edecekler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Provalarının yaklaşık 3 aydır sürdüğü Don Kişot balesinin sahne dekorları ve kostümleri Mayo Store tarafından hazırlanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İstanbul Genç Bale Topluluğu, 22 Kasım’ da saat 20.00’ de gerçekleşecek prömiyer öncesi aynı gün saat 13.00’de ve 23 Kasım’da saat 13.00 ve 18.00 ‘de Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde Don Kişot’u bale severlerle buluşturmaya devam edecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İstanbul Genç Bale Topluluğu ayrıca, Aralık ayında geçtiğimiz sanat sezonunda büyük ilgi gören Fındıkkıran balesini yine Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde sanatseverlere sunacak. Eserin temsil tarihleri; 27 Aralık, saat: 20.00, 28 Aralık, saat: 13.00 ve 18.00, 3 Ocak, saat: 13.00 ve 20.00, 4 Ocak, saat: 13.00 ve 18.00 olarak belirlendi ve satışa çıktı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Nov 2025 13:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/11/don-kisot-ile-sanatseverlerin-karsisina-cikiyor-1762945006.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DELİLİK VE SOYLULUK KAVRAMLARI YENİDEN YORUMLANIYOR</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/delilik-ve-soyluluk-kavramlari-yeniden-yorumlaniyor-4958</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/delilik-ve-soyluluk-kavramlari-yeniden-yorumlaniyor-4958</guid>
                <description><![CDATA[Ünlü Rus yazar Nikolai Gogol’un ikonik eseri “Bir Delinin Hatıra Defteri”, Türkiye’de ilk kez bir kadın oyuncu tarafından uyarlanarak sahnelendi. Deneyimli oyuncu Burcu Bilmen’in yorumuyla hayat bulan oyun, dün gece Duru Tiyatro’da seyirciyle buluştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Cinsiyet ayrımı yapmaksızın insani bir perspektiften deliliğe uzanan yolu mizah dolu bir trajediyle işleyen eser, izleyicilere rütbe ve zenginliğin gerçek anlamını düşündürdü. Günümüz çağında trajedinin en komik hali, kadın eliyle sahnede hayat buldu. Bilmen’in kadın perspektifi, esere taze bir soluk getirerek tiyatro tarihine not düştü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Burcu Bilmen: Tiyatro ve Eğitimde Deneyimli Sanatçı</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">1981 İstanbul doğumlu Bilmen, İstanbul Şehir Tiyatroları genç ekibinde başlayıp İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda Dramaturji eğitimi aldı. Medya, reklam ve festival koordinatörlüğü deneyimlerinin yanı sıra oyun yazarlığı ve yaratıcı drama eğitmenliği yaptı. Halen danışmanlık ve eğitmenlik faaliyetlerine devam ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ustalardan İlham: 25 Yıl Sonra Sahne Dönüşü</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Büyük ustalar Genco Erkal ve Can Gürzap’ın eski öğrencisi olan Burcu Bilmen, 25 yıl aradan sonra sahneye dönerek bu özel uyarlamayı sahneledi. Oyun, sıradan bir çalışanın soylu ve zengin olma hayalini kendi tezleriyle yorumlayarak deliliğe uzanan yolu akıllara durgunluk verici bir şekilde işliyor. Duru Tiyatro’da gerçekleşen etkinlikte tiyatro severler Burcu Bilmen’i ayakta alkışladı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 08 Nov 2025 12:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/11/delilik-ve-soyluluk-kavramlari-yeniden-yorumlaniyor-1762593758.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BİLİNÇALTININ KARANLIK KIVRIMLARINDA BİR YOLCULUK</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/bilincaltinin-karanlik-kivrimlarinda-bir-yolculuk-4933</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/bilincaltinin-karanlik-kivrimlarinda-bir-yolculuk-4933</guid>
                <description><![CDATA[İzmir Kültür Sanat Fabrikası, 25 Ekim – 2 Kasım 2025 tarihleri arasında, izleyiciyi kendi iç dünyasının derinliklerine davet eden çarpıcı bir sergiye ev sahipliği yaptı: “Hatırla! Kimsin?”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yazan, yöneten ve küratörlüğünü üstlenen Nurgül Şenefe, bu projede sanatın farklı disiplinlerini bir araya getirerek, çirkinlik ve güzellik arasındaki ince çizgiyi yeniden tanımlıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sanatla Bilinçaltına Dokunan Bir Deneyim</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sergi, ilk bakışta “deforme” ya da “ucube” gibi görünen figürler üzerinden izleyiciyi estetiğin ötesine taşıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şenefe, bu yapımda insanın çirkinleşebilme potansiyeline estetik bir dille dokunarak, yargılarımızın ardındaki gerçek güzelliği aratıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ziyaretçiler, sergi boyunca hem rahatsız edici hem de büyüleyici bir görsel ve işitsel yolculuğa çıkardı..</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Disiplinlerarası Bir Sanat Evreni</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Projede, ressam ve illüstratör Reha Barış, figürleriyle rüya ile gerçeklik arasında gidip gelen, grotesk bir atmosfer kurarken; sahne ve mekân tasarımında ödüllü sanatçı Ayhan Doğan, izleyiciyi serginin bir parçasına dönüştüren mekânsal kurgular yarattı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Porsuk Studio tarafından hazırlanan animasyon prodüksiyonları, sergiye dijital bir derinlik katarken; müzikte Aytek Dorken ve Nurgül Şenefe imzalı özel mix’ler, deneyimi tamamlayıcı bir ses atmosferi sundu..</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Poster tasarımları Kienstudio.co ekibine ait.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Hatırla! Kimsin?” – Sanatla Kendini Tanıma Çağrısı</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Nurgül Şenefe, “Hatırla! Kimsin?” ile sadece bir sergi değil, aynı zamanda insanın kendi benliğiyle yüzleştiği bir hatırlama yolculuğu kurguluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sergi, bilinçaltının karanlık kıvrımlarına estetik bir ışık tutarken; izleyicinin kendi kimliğini, korkularını ve güzellik algısını sorgulamasını hedefliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şenefe, “Çirkinlik, aslında bizi aynada görmekten korktuğumuz taraflarımızdır,” diyor ve bu projesiyle sanatı bir terapi, bir yüzleşme alanına dönüştürüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sergi Bilgileri</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tarih: 25 Ekim – 2 Kasım 2025</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yer: İzmir Kültür Sanat Fabrikası, Resim Heykel Müzesi Geçici Sergi Salonu</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Proje Tasarımı ve Genel Sanat Yönetmeni: ©Nurgül Şenefe</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ressam / İllüstratör: Reha Barış</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mekan Tasarımı – Sanatçı: Ayhan Doğan</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Animasyon Prodüksiyon: Porsuk Studio</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Müzik Mix: Aytek Dorken – Nurgül Şenefe</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Poster Tasarım: Kienstudio.co</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 03 Nov 2025 13:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/11/bilincaltinin-karanlik-kivrimlarinda-bir-yolculuk-1762164227.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>EVRİM SANAT GALERİSİ &quot;IV&quot; İLE İZLEYİCİYİ BÜYÜLEDİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/evrim-sanat-galerisi-iv-ile-izleyiciyi-buyuledi-4932</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/evrim-sanat-galerisi-iv-ile-izleyiciyi-buyuledi-4932</guid>
                <description><![CDATA[Sanat dünyasının merakla beklediği "IV" karma sergisi, 1 Kasım'da Evrim Sanat Galerisi'nin yeni Caddebostan'daki mekanında görkemli bir açılışla sanatseverlerle buluştu. Yalçın Gökçebağ, Gözde Atlas, Mümin Candaş ve Günsu Saraçoğlu'nun eserlerinden oluşan sergi ile galerinin 2025 kış sezonunu merhaba dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Açılışta; sanat eleştirmenleri, koleksiyonerler, sanatseverlerden ve basın mensuplarından oluşan kalabalık bir davetli topluluğu, dört usta sanatçının eserleri başında derin bir estetik diyaloğa tanıklık etti. Tuval, karışık teknik, soyut ve figüratif gibi farklı disiplinlerde üretilmiş eserler, sanatın birleştirici gücünü gözler önüne sererek izleyicilere çok katmanlı ve unutulmaz bir deneyim yaşattı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sergi, ismini hem bir araya gelen “IV”(dört) sanatçıdan hem de Roma rakamlarındaki "IV" sembolünün taşıdığı klasik ve zamansız çağrışımlardan alıyor. Bu çatı altında, geleneksel ile çağdaş, soyut ile somut arasındaki gerilim ve uyum, seçkin eserler aracılığıyla yeniden yorumlanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Açılışta bir konuşma yapan Evrim Sanat Galerisi’nin kurucusu Betül Ketenci, "Sanatın evrimine tanıklık etmek ve onun bir parçası olmak için çıktığımız bu yolda, yeni mekanımızda sizlerle buluşmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu gece yaşadığımız yoğun ilgi, verdiğimiz sözün ne kadar doğru olduğunu gösterdi. “IV” sergisi, bizim için sadece bir sezon açılışı değil, aynı zamanda sanatseverlere verdiğimiz yeni bir taahhüttür. Bu özel buluşmada, her biri alanında çok değerli dört sanatçımızın eserlerini bir araya getirerek, izleyicilere zengin ve sarsıcı bir deneyim yaşatmayı hedeflemiştik ve bunu başarmanın gururunu yaşıyoruz" dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sanatın kalbinin attığı yeni adresinde büyük beğeni toplayan "IV" Karma Sergisi, 19 Kasım 2025 tarihine kadar Evrim Sanat Galerisi'nde ziyaret edilebilecek.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 03 Nov 2025 11:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/11/evrim-sanat-galerisi-iv-ile-izleyiciyi-buyuledi-1762159107.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>500&#039;ÜNCÜ KEZ SENİNLE EVLENİRMİYİM?</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/500uncu-kez-seninle-evlenirmiyim-4930</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/500uncu-kez-seninle-evlenirmiyim-4930</guid>
                <description><![CDATA[Türk tiyatrosunun efsane komedilerinden SENİNLE EVLENİR MİYİM? 4 Kasım 2025 günü Adana Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde 500. kez sahnelenecek. Bu Tiyatro çatısı altında kendi rekorlarını yeniden kıran yazar ve oyuncu Barbaros Uzunöner, en zoru başarıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Türkiye’nin tüm şehirlerini gezen bu komedi oyunu neredeyse tüm Türkiye’yi güldürmüş olacak. Melda Gür ve Barbaros Uzunöner‘in rol aldığı bu ilişkiler komedisi sahnelendiği 2011 yılından beri güldürmeye devam ediyor. Yeni sezonda yurtdışında da seyirciyle buluşacak olan oyun tiyatromuzun rekor sayıda sahnelenen oyunlarından biri oluyor. Melda Gür “Sahnede müthiş bir uyumumuz var. Seyirciler bu uyumu ve sahnede bizim eğlendiğimizi fark ediyorlar ve böylece daha da çok oyunun içine girerek bizimle birlikte eğleniyorlar. Güçlü bir metin ve iyi bir sahne kurgusuyla oyun tüm seyircilerin beğenisini kazanıyor. Bence bu oyun daha nice rekorlar kırar “dedi. Oyunun yazarı ve oyuncusu Barbaros Uzunöner ise şöyle söylüyor “Güzel ülkemizin tüm şehirlerinde seyirciler ile buluştuk. Neredeyse tüm Türkiye’yi güldürdük. Oyunun bir özelliği var gelen seyirciler tekrar geliyorlar. Ve biz bunun farkında olduğumuz için oyunumuzu devamlı yeniliyoruz ve komedi dozunu arttırıyoruz. Melda Gür ile sahnede oynamak büyük bir rahatlık veriyor bana “dedi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 03 Nov 2025 11:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/11/500uncu-kez-seninle-evlenirmiyim-1762158994.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YILLARA HAYAT KATAN  DAVET</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/yillara-hayat-katan-davet-4929</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/yillara-hayat-katan-davet-4929</guid>
                <description><![CDATA[Arcon Kozmetik çatısı altındaki dünyaca ünlü Fransız kozmetik markası Sisley Paris, yeni nesil yaşlanma karşıtı bakım serumu Sisleÿa L’Intégral Anti-Age – Longevity Essential Serumu özel bir davetle tanıttı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Beymen Bardot Restaurant’ta gerçekleşen etkinlik, Projehane çatısı altında Bilge Kuru’nun ev sahipliğinde düzenlendi. Davete cemiyet ve iş dünyasından birçok seçkin isim katılarak Sisleÿa’yı uzmanlar eşliğinde deneyimlediler. Arcon Kozmetik Kurucu Ortağı ve Ceo’su Deniz Aksoy, yeni ürünler hakkında misafirlere bilgi verdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Lüks ve Bilim Sisleÿa’da Bir Araya Geldi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sisley’in “Yıllara Hayat Katın” mottosuyla tanıttığı yeni serumu, cilt yaşlanmasının kökenine inen bilimsel yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Ciltteki üç temel sistemi — deri, damar ve bağışıklık sistemleri — yeniden dengeleyen formülü sayesinde, cildin gençlik fonksiyonlarını yeniden canlandırıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Markanın araştırma laboratuvarlarında geliştirilen bu özel formül; β-glukan türevi aktif bileşen, Gingko özü, kırmızı asma özü ve bitkisel aktif bileşen ikilisi sayesinde, ciltteki incelme ve sararmayı hedef alıyor; cildin daha dolgun, parlak ve canlı görünmesini sağlıyor. Klinik olarak kanıtlanan sonuçlarıyla da dikkat çeken Sisleÿa Longevity Essential Serum, kullanıcıların %92’sinde kırışıklık görünümünü azaltırken, cilt yoğunluğunda %42 artış sağlıyor. Lüks ve bilimi bir araya getiren bu yeni serum, hafif yağ-serum dokusuyla cilde zarif bir dokunuş sunuyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 03 Nov 2025 11:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/11/yillara-hayat-katan-davet-1762158371.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TİYATROSEVERLERE MÜJDE</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/tiyatroseverlere-mujde-4923</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/tiyatroseverlere-mujde-4923</guid>
                <description><![CDATA[Okan Karacan’ın öncülüğünde hazırlanan “Yanlış Anladın Şekerim  Malikane 698” adlı yeni tiyatro oyunu, 2025–2026 sezonuna bomba gibi giriş yapıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Niyazi Gezer, Çetin Kahraman, Rezzan Türkoğlu, Alican Karacan, Gülşah Burma, Tuğçe Beste ve Viran’ın rol aldığı yapım, Beşiktaş Belediyesi’nin sezon açılışı kapsamında sahnelenecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Türkiye genelinde belediye ve valiliklerden yoğun ilgi gören oyun, daha şimdiden yılbaşına kadar tüm biletlerini tükenme noktasına getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aile komedisi türündeki 50 dakikalık bu keyifli performans, argosuz ve yüksek tempolu mizahıyla her yaştan izleyiciye kahkaha dolu anlar yaşatıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Malikanede geçen eğlenceli hikâyede, yanlış anlaşılmalarla başlayan tatlı bir yalan, izleyiciyi sürpriz bir finale götürüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Okan Karacan’ın mizah anlayışıyla şekillenen “Yanlış Anladın Şekerim” sezonun en çok konuşulacak oyunlarından biri olmaya aday!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Turgut GELEÇ</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 09:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/11/tiyatroseverlere-mujde-1761979967.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SUSTURULAN KADINLARIN HİKAYESİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/susturulan-kadinlarin-hikayesi-4897</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/susturulan-kadinlarin-hikayesi-4897</guid>
                <description><![CDATA[Anne ve baba boşandığında, gerçekten sadece birbirlerinden mi ayrılırlar? Peki ya o ayrılığın ortasında kalan çocuklar… ve onların sessizce izlediği,anlamaya çalıştığı dünya? “Küllerimden Doğdum”, anne ve çocuk arasındaki kopmaz bağı, evliliğinyıkıntıları altında ezilmemeye çalışan bir annenin gözünden anlatıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu hikâye; evladı için manipülatif, narsist kişilik bozukluğu taşıyan eşlerekatlanan ama sonunda hayatı kendi elleriyle yeniden kurmayı seçen kadınlarınhikâyesi. Bir annenin sessiz çığlığı, bir çocuğun gözlerindeki kırılgan umut… Ve tüm bunların ortasında filizlenen yeniden doğuş, “Küllerimden Doğdum”unkalbinde yer alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir Kadının Sessiz Mücadelesi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Roman, görünmeyen yaralara dokunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Toplumun “ailesini korumak için susan” kadınıyla yüzleştiriyor okuru.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ancak bu kez sessiz kalmıyor:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yazar Gökçen Uyanık, kendi benliğini, anneliğini ve kadını olma kimliğiniyeniden inşa eden bir karakter aracılığıyla kadın dayanıklılığını ve çocuğunaduyulan koşulsuz sevgiyi anlatıyor. Kitap, anne-çocuk bağını, bir kadının kendi karanlığından çıkarken nasıl ışıkbulduğunu, umudu ve yeniden başlama cesaretini yalın ama sarsıcı bir dillegözler önüne seriyor.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 Oct 2025 11:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/10/susturulan-kadinlarin-hikayesi-1761468438.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TELKÂRİ ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/telkari-odulleri-sahiplerini-buldu-4895</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/telkari-odulleri-sahiplerini-buldu-4895</guid>
                <description><![CDATA[T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla, Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteği ve Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen III. Mardin Uluslararası Film Festivali, 18–21 Ekim 2025 tarihleri arasında tarihi Mardin’de sinemaseverlerle buluştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Festivalin bu yılki Telkâri Ödülleri büyük bir katılımla ve yoğun ilgiyle sahiplerini buldu. Festival Başkanlığını Yapımcı Zeki Sincar, Festival Direktörlüğünü ise Yapımcı ve Yönetmen Haydar Işık üstlendi. Dört gün süren festival boyunca, Mardin’in kültürel dokusu, sinemanın büyülü diliyle birleşti. Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından gelen sanatçılar, yönetmenler ve sinemaseverler bu büyülü atmosferde bir araya geldi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Halkın yoğun ilgisiyle gerçekleşen festivalde, “Kızım Gibi Kokuyorsun” adlı film, yönetmeni Olgun Özdemir’in duygusal anlatımıyla Halk Ödülüne layık görüldü. Duygusal derinliği ve oyunculuk gücüyle öne çıkan film, seyircilerden tam not aldı. Kısa film kategorisinde ise jüri başkanlığını usta yönetmen Murat Saraçoğlu üstlenirken, jüri üyeleri arasında Doç. Dr. Gözde Sunal ve başarılı oyuncu Burak Sarımola yer aldı. Bu kategoride “Mori” adlı filmle Yakup Tekintangaç birincilik ödülünü kazandı. Deniz Büyükkırlı’nın yönettiği “Tavuk Suyuna Çorba” filmi ikinciliğe, Miray Kuyumcu’nun “326” filmi ise üçüncülüğe değer bulundu. Jüri Özel Ödülü ise Ahmet Serhat Ak imzalı “Kalem (The Pencil)” adlı kısa filme verildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Festivalin en dikkat çekici bölümlerinden biri olan Halk Jürisi, bu yıl usta sanatçı Cem Özer başkanlığında toplandı. Jüride; Ali Ayyıldız, Ali Aslan, Tolga Yüce, Serdar Sarıtop, İbrahim Sincar, Kadir Üründü, Mahmut Mardinli, Mehmet Remzi Tanış, İsmail Kocaboğa, Hil Azizoglu, Serdal Bağış, Dr. Öğr. Üyesi Ali Öztürk, Cansu Kanlıkaya, Osman Ulağ, Velit Sincar, Selman Karakuş, Nezir Güneş, Bilal Soyal, Yavuzcan Pınar ve Berna Türkkan ‘’Mardin Film Festivali Telkari Ödülleri’’ ile Özel Jüri Ödüllerini alırken, Festivalin sunuculuğunu Demet Şener ve Saruhan Hünel üstlendi. Türk sinemasının usta oyuncularından Ali Sürmeli, Mihriban Er, Gökhan Mumcu, Duygu Çetinkaya, Ümit Acar gibi değerli Sanatçılar da ‘’Yaşam Boyu Onur’’ Ödülleriyle geceye renk kattılar. Festivalin Halk Jürisi Başkanlığını üstlenen usta sanatçı Cem Özer, ödül töreninde sinemanın birleştirici gücüne dikkat çekti: “Sinemanın ışığı Mardin’in taş sokaklarında yankı buldu. Bu festival, sadece filmleri değil, umutları da sahneye taşıyor. Sanatın dili evrenseldir; bu topraklarda o dili yeniden duymak çok kıymetli. ”Özer’in bu sözleri, salondaki davetliler tarafından uzun süre alkışlandı. Festival boyunca hem halkla kurduğu sıcak iletişim hem de genç sinemacılara verdiği destek büyük takdir topladı. Festival Başkanı Zeki Sincar, kapanış töreninde yaptığı konuşmada “Mardin, sinema aracılığıyla dünyaya barış, kardeşlik ve kültürel çeşitliliğin mesajını veriyor. Bu şehir, medeniyetlerin buluştuğu bir sahne; biz de bu sahnede sanatın diliyle konuşuyoruz.” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Festival Direktörü Haydar Işık ise, “Üç yıl önce küçük bir hayal olarak başlayan bu festival, bugün Türkiye’nin en önemli sinema buluşmalarından biri haline geldi. Amacımız; Mardin’in tarihini, kültürünü ve insan hikâyelerini sinemanın evrensel diliyle dünyaya anlatmak. Emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma, yönetmenlerimize, jüri üyelerimize ve Mardin halkına teşekkür ediyorum.” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sanat, tarih ve sinemanın büyüleyici buluşmasına sahne olan III. Mardin Uluslararası Film Festivali, bu yıl da kültürel çeşitliliği, sanatsal kalitesi ve güçlü organizasyonuyla Türkiye’nin en önemli sinema etkinliklerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtladı.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 Oct 2025 11:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/10/telkari-odulleri-sahiplerini-buldu-1761468284.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DEDELERİN EVİNDE ISRARLA SÜRDÜRÜLEN PROVALAR</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/dedelerin-evinde-israrla-surdurulen-provalar-4873</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/dedelerin-evinde-israrla-surdurulen-provalar-4873</guid>
                <description><![CDATA[Tiyatro duayeni Erol Keskin adına verilen 2. Erol  Keskin Ödülü, 21 Ekim 'de, Suna Keskin ve Melek Baykal'ın başrolünü oynadığı  oyunun gösterisinin ardından Atatürk Kültür Merkezinde düzenlenen  bir törenle sahibini buldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tiyatroda süreklilik gösteren genç&nbsp; yeteneklere dağıtılan ödülün ilkini Nezaket Erden almıştı. Erden, katıldığı gecenin sonunda nöbeti genç meslektaşları Uğur Kanbay ve Berfin Ertan'a devretti.&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Jess Molho'nun sunduğu geceye Erol Keskin'in uzun süre eğitim verdiği Anadolu Üniversitesi Konservatuarının Sahne Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Erol İpekli duygu yüklü bir konuşma yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp; Ödül alan Uğur Kanbay&nbsp; "Ödül haberini bu yıl perdemi nasıl açacağım diye düşündüğüm bir dönemde aldım, hiç durmamak konusunda&nbsp; motive oldum", Berfin Ertan ise&nbsp; "Provalarımızı bir arkadaşımızın dedesinin evinde yaparken aldığım ödül haberi, beni hiç durmama konusunda teşvik etti" dedi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Suna Keskin bu anlamlı ödül için düşüncelerini şöyle dile getirdi: "Erol, hayatı boyunca genç sanatçılara çok değer verdi. Bu ödülün tiyatroda süreklilik sağlayan yeni kuşak temsilcilerine verilmesine&nbsp; kim bilir ne çok sevinirdi. Erol, taptığı mesleğinin emin ellerde olduğunu görmekten gurur duyardı mutlaka" </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ödül organizasyonunda katkısı bulunan Tiyatrokare'nin sanat yönetmeni Nedim Saban ise, hem Erol, hem Suna Keskin ile çalışmış olmanın ödüllerin&nbsp; büyüğü olduğunu vurguladı.&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Erol&nbsp; Keskin anısına düzenlenen bu özel etkinlik, Türk tiyatrosuna katkı sağlayan yeni kuşak oyuncuların teşvik edilmesi açısından büyük önem taşıyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Oct 2025 10:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/10/dedelerin-evinde-israrla-surdurulen-provalar-1761117113.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GÜNEŞ AYTEMUR’DAN ‘WOW’ ETKİSİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/gunes-aytemurdan-wow-etkisi-4843</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/gunes-aytemurdan-wow-etkisi-4843</guid>
                <description><![CDATA[Sanatçı Güneş Aytemur, 15 yeni eserinden oluşan “WOW” adlı sergisiyle sanat, cemiyet ve medya dünyasını bir araya getirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Güneş Aytemur’un tuvallerinde, çocukluğumuzun kahramanları Teddy Bear, Tazmanya Canavarı, Fred ve Betty, Mona Lisa ve hatta Dali bile yeniden hayat buldu. Cesur renkleriyle izleyiciyi çocukluğun masumiyetine, bugünün karmaşasına taşıyan sergi, davetlilerden tam not aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gecede sanatseverler kadar cemiyet hayatının ünlü isimleri de vardı. Renkli atmosferiyle dikkat çeken açılışta konuklar eserleri uzun uzun inceledi, “WOW” isminin hakkını veren şaşkınlık ve hayranlık dolu anlar yaşandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sanatçı Güneş Aytemur sergi hakkında şunları söyledi “Tazmanya Canavarı karakterini hep kötü olarak biliriz, ama onun da iyi tarafları var. Ben tuvallerimde bu zıtlığı göstermek istedim. Teddy Bear ise benim için çocukluğun masumiyetiyle yetişkinliğin duygusal yükünü bir araya getiriyor. Onun gözlerinde hem kaybolan oyunların neşesi hem de büyüdükçe içimizde kalan kırılganlık var.” “WOW”, hem içindeki çocuğu unutmayanlara bir selam, hem de hayatın ironilerine renkli bir ayna… Güneş Aytemur’un sergisi, bu sezonun en çok konuşulacak sanat etkinliklerinden biri olmaya aday!</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Oct 2025 10:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/10/gunes-aytemurdan-wow-etkisi-1760685128.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HALDUN DORMEN 98 YAŞINDA YÖNETMEN KOLTUĞUNDA</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/haldun-dormen-98-yasinda-yonetmen-koltugunda-4827</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/haldun-dormen-98-yasinda-yonetmen-koltugunda-4827</guid>
                <description><![CDATA[Türk tiyatrosunun yaşayan efsanesi Haldun Dormen, 98 yaşında yeniden yönetmen koltuğuna oturarak kült müzikal “Hisseli Harikalar Kumpanyası”nı sahneye taşıdı. Çağlar İşgören’in prodüktörlüğünde  İzmir’deki Sahne Tozu Tiyatrosu’nda perde açan oyun, kapalı gişe oynayarak seyirci rekoru kırdı. Oyuna ilk haftadan itibaren Türkiye’nin birçok şehrinden turne davetleri gelmeye başladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İlk kez 1980’de tiyatro sahnesinde, 1988’de ise Dormen’in yönetmenliğinde TRT 1 ekranlarında dizi olarak izleyiciyle buluşan müzikal, yıllar sonra yeniden tiyatro severlerle bir araya geldi. 101 kostümle sahnelenen dev prodüksiyon, izleyenlerden tam not aldı.Gösteri öncesinde seyirciler, Haldun Dormen’le fotoğraf çektirip sohbet etme imkânı buldu. Oyun, izleyicilerin alkışları ve tezahüratları eşliğinde başladı. Her sahnede kahkahalarla dolan salon, nostaljik bir yolculuğa çıktı. Oyun sonunda sahneye çıkan Dormen, efsaneleşmiş şarkıyı seyircilerle birlikte tekrar tekrar söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Usta yönetmen, gösteri öncesi duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Çok sevdiğim bir oyunla tekrar sahnede olmak büyük mutluluk. 98 yaşında olduğumu hatırlatıp duruyorsunuz ama ne gerek var, bir 100 sene daha çalışmak istiyorum, Allah kısmet ederse.” İzmir’deki Sahne Tozu Tiyatrosu’nun kurucusu Çağlar İşgören, bu özel anı “98 yaşında bir yönetmenin böylesine büyük bir müzikali sahneye koyması Türkiye’de bir ilk. Bu, Cumhuriyetimizin 103. yılına giderken hepimize ilham veren bir rekor,” sözleriyle değerlendirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Oyunun müzik direktörü Serpil Günseli ise duygularını şu sözlerle paylaştı:“Çocukken babamla Hisseli Harikalar Kumpanyası’nı izlemiştim. O zaman ‘bir gün bu müzikalde çalışmak istiyorum’ demiştim. 35 yıl sonra Haldun hocayla bu eseri yeniden sahneye taşımak kalbime dokunan bir mutluluk.” Günseli, oyunun müziklerinin Erol Evgin'in seslendirdiği unutulmaz şarkılardan oluştuğunu hatırlatarak, "Sahne Tozu Tiyatrosu İzmir'e imzasını atmış bir tiyatro. Burada olmak, bu efsanevi oyunu yeniden canlandırmak bizim için gurur verici" diye konuştu. Haldun Dormen'in yönetmenliğinde yeniden hayat bulan "Hisseli Harikalar Kumpanyası", yeni sezonda da İzmir'de seyirciyle buluşmaya devam edecek.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 13 Oct 2025 10:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/10/haldun-dormen-98-yasinda-yonetmen-koltugunda-1760341085.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>60 PORTRE VE TABLO İLE DUYGUSAL BİR YOLCULUK</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/60-portre-ve-tablo-ile-duygusal-bir-yolculuk-4792</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/60-portre-ve-tablo-ile-duygusal-bir-yolculuk-4792</guid>
                <description><![CDATA[24 yaşındaki genç sanatçı Ceren Ünlü, 60 portre ve tablodan oluşan yağlı boya ve karakalem çalışmalarını sanatseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">30 portre ve 30 Tablodan oluşan eserlerinde insan duygularını ve ifadelerini derinlemesine yansıtan Ünlü’nün sergisi, davetlilere hem teknik bir ustalık hem de içsel bir yolculuk vadediyor. Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Bölümü mezunu olan genç sanatçı, ilk kişisel sergisini açacak olmanın heyecanını yaşıyor. Portreleri ve tablolarında sinema disiplininden gelen anlatı diliyle resim sanatını buluşturan Ünlü, davetlileri&nbsp; her bir yüzün ardındaki hikâyeyi keşfetmeye davet ediyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Oct 2025 11:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/10/60-portre-ve-tablo-ile-duygusal-bir-yolculuk-1759738732.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KADIN KİMLİĞİNE GÜÇLÜ BİR VURGU</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/kadin-kimligine-guclu-bir-vurgu-4787</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/kadin-kimligine-guclu-bir-vurgu-4787</guid>
                <description><![CDATA[Ressam Gamze Gökçen, son dönem çalışmalarından oluşan yeni sergisi “Ütopya” ile sanatseverlerle buluşuyor. 4 Ekim Cumartesi günü saat 18.00’de Evrim Sanat Galerisi'nde açılacak olan sergi, 15 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ressam Gamze Gökçen, son dönem çalışmalarından oluşan yeni sergisi “Ütopya” ile sanatseverlerle buluşuyor. 4 Ekim Cumartesi günü saat 18.00’de Evrim Sanat Galerisi'nde açılacak olan sergi, 15 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Doğu ile Batı'nın sentezinden doğan eserlerinde Gökçen, Uzak Doğu felsefesinin mistik derinliğini Batı’nın düşünsel yapısıyla harmanlayarak evrensel bir anlatım dili yaratıyor. Sanatçı, bu iki dünya arasında kurduğu sembolik köprüyle izleyiciyi hem düşünsel hem de duygusal bir yolculuğa çıkarıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Ütopya isimli çalışmalarımın referans noktası Uzak Doğu felsefesine dayanıyor. Bununla birlikte Uzak Doğu gizemini Batı’yla sentezleyerek evrensel bir dil kullanmaya çalıştığımı söyleyebilirim,” diyen Gamze Gökçen, sergiye dair yaklaşımını bu sözlerle ifade ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SEVGİ, HÜMANİZM VE SEMBOLİK ANLATIM</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gökçen’in eserlerinde yaşam ağacı, dağlar, şelaleler, kadın bedeni gibi simgesel ögeler dikkat çekiyor. Yaşam ağacı varoluşu, dağlar gücü ve yüceliği, şelaleler ise zamanın akışını temsil ediyor. Kadın bedeni ise yalnızca estetik bir figür değil, aynı zamanda politik bir imge olarak kurgulanıyor.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sanatçı, bu semboller aracılığıyla insanın ve doğanın özünü oluşturan sevgi ve hümanizm kavramlarını ön plana çıkarıyor. Eserlerinde kullandığı spiritüel ve romantik etkiler, çalışmalara aynı zamanda radikal bir ifade gücü de kazandırıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KADIN KİMLİĞİNE GÜÇLÜ BİR VURGU</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gamze Gökçen’in sanatı, kadın kimliğine dair güçlü bir söylem içeriyor. Kadının eril sistem içinde şekillendirilmeye çalışıldığı, kadınlığın bastırıldığı günümüzde, sanatçı eserlerinde bu mücadeleyi görünür kılıyor. Kadının, ataerkil yapıya karşı verdiği kimlik ve beden mücadelesi, Gökçen’in anlatısında merkezi bir yer tutuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sergi, serinin sonunda izleyiciyi umut dolu bir kavrama yönlendiriyor: Aşk. Sanatçıya göre aşk, ataerkil ve anaerkil sistemler arasındaki çatışmayı sona erdiren, bu iki zıt enerjiyi doğanın üzerinde bir dengede buluşturan bir unsur olarak karşımıza çıkıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Ütopya” sergisi, Gamze Gökçen’in sürrealist ve romantik anlatımıyla hayal ile gerçek arasında kurduğu özgün evrene tanık olmak isteyen sanatseverler için 15 Ekim 2025 tarihine kadar Evrim Sanat Galerisi’nde ziyarete açık olacak.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Oct 2025 11:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/10/kadin-kimligine-guclu-bir-vurgu-1759738232.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BURÇAK GÖNÜL’DEN YENİ KİTAP</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/burcak-gonulden-yeni-kitap-4760</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/burcak-gonulden-yeni-kitap-4760</guid>
                <description><![CDATA[Burçak Gönül’ün yeni kitabı Tanrıçanın Serzenişi, dokuz ülkeden dokuz kadının hikâyesini Umut Tanrıçası Elpis’in anlatımıyla aktarıyor. Remzi Kitap etiketiyle okurla buluşan kitap, kadınların direnişi, mücadelesi ve yeniden doğuşları samimi bir dille anlatılıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Burçak Gönül, kadınların hayat mücadelesini ve direncini merkezine alan yeni kitabı Tanrıçanın Serzenişi ile yeniden okurları ile buluştu. Umut Tanrıçası Elpis’in gözünden kaleme alınan öyküler, farklı coğrafyalardan kadınların yaşadıkları zorlukları, bastırılmış duygularını, özgürleşme çabalarını ve hayata tutunma hikâyelerini bir araya getiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kitap arka kapak yazısında okura şöyle tanıtılıyor:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben Elpis.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Umut tanrıçası.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Onları yüzyıllarca izledim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Omuzlarındaki yükü, yüreklerindeki sızıyı hissettim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sustuklarını gördüm.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gözyaşlarını avuçlarımda sakladım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gülüşlerine baharın kokusunu kattım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ve şimdi…</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Size onların öykülerini anlatacağım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir tanrıçanın serzenişinde birleşen dokuz kadının sesi… Kadınların direnişlerini, toplumsal baskılara karşı mücadelelerini, kendilerini yeniden keşfetmelerini ve sevdikleriyle kurdukları bağı anlatan öyküler… Finlandiya’dan Kore’ye, Türkiye’den İran’a, Sri Lanka’dan Kazakistan’a kadar uzanan bir yolculuk…</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yazar Ayşe Övür ise bu kitap hakkında şu değerlendirmeyi&nbsp; yapıyor: “Tanrıçanın Serzenişi, kadının gücünü, yaşadığı zorluklar ve toplumsal baskılar karşısında hayata tutunma mücadelesini samimi bir dille anlatıyor.”</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 29 Sep 2025 14:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/09/burcak-gonulden-yeni-kitap-1759145383.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İLELEBET BEŞİKTAŞLILAR DERNEĞİNDEN ANLAMLI TİYATRO OYUNU</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/ilelebet-besiktaslilar-derneginden-anlamli-tiyatro-oyunu-4758</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/ilelebet-besiktaslilar-derneginden-anlamli-tiyatro-oyunu-4758</guid>
                <description><![CDATA[İLELEBET Beşiktaşlılar Derneği’nin öncülüğünde kurulan Özel Gereksinimli Çocuklar Tiyatrosu, Haliç Kongre Merkezi’nde ‘Masal Savaşçıları’ isimli oyunu sahneye koydu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Özel gereksinimli çocukların sahneye çıkarak kendilerini ifade etmelerine, özgüvenlerini artırmalarına ve toplumda görünürlük kazanmalarına katkı sağlamayı amaçlayan oyun, İlelebet Beşiktaşlılar Derneği’nin özel gereksinimli çocukların varlığına ve ihtiyaçlarına hassasiyet göstererek, onlar için bir anaokulu inşa etme hayallerinin bir ürünü olarak ortaya çıktı.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tolga Kılık tarafından yazılan oyunun provalarına Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuarı Tiyatro Anasanat Dalı destek verirken, oyunda özel çocuklara Hakan Bilgin, İsmail Demirci, Melis Babadağ, Ogün Kaptanoğlu, Simge Selçuk gibi ünlü isimler eşlik ettiler.&nbsp;&nbsp;&nbsp;Oyunun yönetmenliğini üstlenen Ebru Soyuerden ise, oyun sonrası Eylül Aşkın’a verdiği kısa röportajda, “İnsanların zihinlerindeki engeli kaldırdığımız için, bu çocuklara bakış açılarını değiştirdiğimiz için çok mutluyum.” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;İlelebet Beşiktaşlılar Derneği kurucu üyesi ve genel sekreteri Gökhan Aracı aylardır bu projeye vermiş oldukları emekler süresince toplanan bağışlarla özel gereksinimli çocuklar için bir anaokulu inşa edeceklerini, anaokulunun inşasına başlayabilmek için İstanbul Valiliği’nden haber beklediklerini belirtti. Başarılı gazeteci Eylül Aşkın, Geceye Beşiktaş Jimnastik Kulübü Genel Kurul Üyesi Şenay Günaydın’ın özel davetlisi olarak katıldı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 29 Sep 2025 10:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/09/ilelebet-besiktaslilar-derneginden-anlamli-tiyatro-oyunu-1759130934.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HER KADIN İÇİN ‘BENDE VARIM’ DEMENİN BİR YOLU VARDIR</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/her-kadin-icin-bende-varim-demenin-bir-yolu-vardir-4741</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/her-kadin-icin-bende-varim-demenin-bir-yolu-vardir-4741</guid>
                <description><![CDATA[Yazar Gökçen Uyanık’ın kaleme aldığı, Sayda Kitap imzası ile yayınlanan ‘Küllerimden Doğdum’ kitabı işte böyle acıları ile yeniden doğan kadınların hikayesi. ‘Nefes’ adı altında birleşmiş, belki de milyonlarca kadının öyküsü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Küllerimden Doğdum’ kitabı ile yaşam hikayesi can bulan Nefes; bir kadının sessizliğinden yükselen bir çığlık. Bir annenin özlemi, bir öğretmenin adanmışlığı, bir kadının hayatta kalma direnci! Her duygu ve her acının ustaca işlendiği satırlar aynı zamanda acıların nasıl dönüşeceğine, dönüştürebileceğine dair bir rehber.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sn. Uyanık’ın adeta bir kişisel gelişim yolculuğu tadında kaleme aldığı bu eser aramızdaki acı çeken kadınlarımıza bir ışık. Kendisi ile barışma, kendisi olma yolunda bir adım. Bu adım için bir güç.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Günümüzün kanayan yarası; kadına şiddet, kadın manipülasyonu, kadının yok sayılması vb. toplumsal sorunlara Nefes üzerinden ışık tutan yazarımız bu ilk eseri ile tüm kadınların desteği, dayanağı. ‘Bu binlerce kadının aynada göreceği bir yüz. Ve belki de senin hikayen’ satırları ile eserini özetleyen Sn. Gökçen Uyanık, hemcinslerinin her birini hak ettiği değerde ve hak ettiği saygı, sevgi çerçevesinde bir yaşama davet ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çünkü O, dünyada iyiliğin kadınların kalbinde yükseleceğine inanıyor!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yazar Hakkında</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gökçen Uyanık, 1981 yılında İstanbul’da doğdu. Eğitimini Türkiye ve Almanya’da sürdürdü, uzun yıllardır öğretmenlik yapmaktadır. Yazın yolculuğuna Küllerimden Doğdum ile adım atmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu eser, yeniden başlamanın ve küllerinden doğmanın gücünü gösteren bir kadın hikâyesini anlatır. Karakter Nefes Ayaz, kimi zaman yazarın kaleminden doğar, kimi zaman da okuyucunun kendi hayatına ayna tutar.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 25 Sep 2025 16:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/09/her-kadin-icin-bende-varim-demenin-bir-yolu-vardir-1758806129.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>NASU TAKI’NIN SULTAN SERİSİ GALATA’DA</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/nasu-takinin-sultan-serisi-galatada-4732</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/nasu-takinin-sultan-serisi-galatada-4732</guid>
                <description><![CDATA[Bohem Art Galeri, ruhsal şifalanma, enerji dengesi ve zihinsel dinginlik arayışındaki sanatseverlere özel bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. Nasu Takı’nın göz kamaştıran tasarımları, özenle seçilerek standlarda sergilendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Koleksiyonun en çok ilgi gören parçaları arasında yer alan “Sultan Serisi”, firmanın sahibi ve tasarımcısı Naime Çoraklı imzası taşıyor. Çoraklı, takıların Galata’nın otantik dokusuna uyum sağlayacak şekilde, modern çizgilerle doğal taş ve çeliğin birleşiminden üretildiğini belirtiyor. Tasarımcı, eserlerinin Bohem Art Galeri’de sanatseverlerle buluşmasından büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Burada yer almak benim için hem gurur hem de onur kaynağı” dedi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Sep 2025 13:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/09/nasu-takinin-sultan-serisi-galatada-1758708879.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İÇSEL BİR UYANIŞIN HİKAYESİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/icsel-bir-uyanisin-hikayesi-4731</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/icsel-bir-uyanisin-hikayesi-4731</guid>
                <description><![CDATA[Bazen hayatımızdaki en  büyük değişimler, fırtınalı olaylarla değil, en sessiz anlarda başlar. Belki bir metro merdiveninde, belki bir rüyanın derinliğinde, ya da belki de kalbimizin en hızlı attığı o anlarda. Duru da kendi hayatının puslu kıyılarında gezinirken, içinde saklı kalmış olan Matilda'nın fısıltılarını duymaya başlar. Bu, bir kadının kendisinden ve tüm yazılmış kaderinden kaçışıyla yüzleştiği, sarsıcı bir uyanışın hikayesidir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İpek Kocaman'ın kaleminden çıkan "Matilda Duru", okuru sadece bir romanın içine değil, aynı zamanda bir ruhun en derin koridorlarına davet ediyor. Bu kitap, Duru'nun hem içsel bir bilinç akışına hem de hayatının beklenmedik kırılma noktalarına doğru yaptığı cesur yolculuğun çarpıcı bir anlatımı. Roman, her satırında size "Gerçekten ne değişti? Ve ne zaman?" sorularını sordurarak, kendi benliğinizle yüzleşmenizi sağlıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Kitap Hakkında Öne Çıkanlar</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​"Matilda Duru", sıradan bir hayatın arkasına gizlenmiş olağanüstü bir arayışı konu alıyor. İpek Kocaman, bu romanında evrensel temaları işlerken, okurun kalbine dokunmayı başarıyor:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Kadının Kendini Yeniden Keşfetme Yolculuğu: Duru'nun hikayesi, toplumsal rollerin ve beklentilerin ötesine geçerek kendi kimliğini yeniden inşa etme cesaretini gösteren her kadına bir ayna tutuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Aşk, Sadakat ve Özgürlük Üçgeninde Sıkışan Ruhlar: Roman, sevgi, bağlılık ve kişisel özgürlük arasındaki ince dengeyi sorguluyor. Duru, bu karmaşık duygular labirentinde yolunu bulmaya çalışırken, okur da kendi ilişkilerini ve kararlarını gözden geçiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Annelik Duygusunun Beklenmedik Yüzleşmeleri: Annelik, kitapta bilindik, kutsal bir rolün ötesinde, kendi iç dünyamızı ve çocukluğumuzu sorgulatan derin bir tema olarak ele alınıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​İçimizdeki "Çocuk"la Barışma Cesareti: En derinimizde saklı kalan çocuksu yanımızla barışmak, iyileşmenin ve gerçek özgürlüğe ulaşmanın anahtarıdır. Kitap, bu zorlu ama bir o kadar da ödüllendirici süreci etkileyici bir şekilde anlatıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Yazar İpek Kocaman, "Matilda Duru" için şunları söylüyor: “Bu kitap, bir kadının kendiyle yüzleşmesinin, kabullenmesinin ve yeniden doğuşunun hikâyesi. Hepimizin içinde gizlenen küçük çocukla barıştığımızda aslında gerçek özgürlüğümüzü bulduğumuza inanıyorum. Duru'nun hikayesi, bu inancın bir yansımasıdır.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​"Matilda Duru" ile Duru'nun fırtınalı iç dünyasına adım atın ve belki de kendi içsel yolculuğunuza bir başlangıç yapın. Hayatınızdaki en sessiz dönüşümün ne zaman başladığını merak ediyorsanız, bu kitabı mutlaka okumalısınız.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Sep 2025 10:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/09/icsel-bir-uyanisin-hikayesi-1758700578.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ECE VAHAPOĞLU’NUN YENİ KİTABI ‘DİŞİL ENERJİ’YE BÜYÜK İLGİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/ece-vahapoglunun-yeni-kitabi-disil-enerjiye-buyuk-ilgi-4720</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/ece-vahapoglunun-yeni-kitabi-disil-enerjiye-buyuk-ilgi-4720</guid>
                <description><![CDATA[Ece Vahapoğlu, Üçüncü Göz Yayınevi’nden çıkan yeni kitabı Dişil Enerji’nin tanıtımı için D&R Kanyon mağazasında okurlarıyla buluştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ümit Boyner ve Şebnem Özinal gibi ünlü isimlerin de katıldığı etkinliğe Vahapoğlu’nun sevenleri de büyük ilgi gösterdi. Ece Vahapoğlu yeni kitabını; “Bu kitap yaratıcılığı, bereketi, sevgiyi ve huzuru kendine kolayca çeken bir enerjiyi aktive etmenin yollarını gösteriyor” sözleriyle tanımladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Türkiye’nin en büyük kitap platformu D&amp;R, gelenekselleşmiş okur yazar buluşmaları kapsamında kişisel gelişim ve sağlıklı yaşam konularındaki çalışmalarıyla tanınan Ece Vahapoğlu’nu ağırladı. Vahapoğlu’nun Üçüncü Göz Yayınevi’nden çıkan yeni kitabı Dişil Enerji’nin D&amp;R Kanyon mağazasında gerçekleşen lansmanına ilgi büyüktü. Yoga ve nefes egzersizlerinden çakra açılımlarına, aura temizliğinden doğal taşlarla enerji yükseltmeye, 21 gün felsefesiyle yeni alışkanlıklar kazanmaktan sağlıklı tariflere kadar geniş bir içerik sunan kitap, Vahapoğlu’nun 13. kitabı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Keyifli geçen lansman sonrasında okuyucularına seslenen Ece Vahapoğlu; “Bu kitap tam kapsamlı bir Dişil Enerji kitabı diyebiliriz. Günümüzde hepimizin ihtiyacı olan, o teslimiyeti savunan, "az çaba, çok sonuç" diyen, yaratıcılığı, bereketi, bolluğu, sevgiyi ve huzuru kendine kolayca çeken bir enerjiyi aktive etmek için içinde yoga, meditasyon, sağlıklı tarifler, renkler, aromaterapi ve doğal taşlarla ilgili bilgiler olan, rehber niteliğinde bir başucu kitabı.” sözleriyle yeni kitabını anlattı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Lansmana Ümit Boyner, Şebnem Özinal, Ayşe Azizoğlu, Elmas Çakar, Şeyda Tomruk ve Başak Oral gibi iş, cemiyet ve sanat dünyasından ünlü isimler de katıldı.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Sep 2025 11:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/09/ece-vahapoglunun-yeni-kitabi-disil-enerjiye-buyuk-ilgi-1758531008.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÜNLÜ İSİMLER FUNDA KARAYEL’İN İMZA GÜNÜNDE BİR ARAYA GELDİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/unlu-isimler-funda-karayelin-imza-gununde-bir-araya-geldi-4689</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/unlu-isimler-funda-karayelin-imza-gununde-bir-araya-geldi-4689</guid>
                <description><![CDATA[Gazeteci Funda Karayel TK Yayınları’ndan çıkan ilk kitabı ‘Rota Bilinmez’ için D&R Zorlu mağazasında okurlarıyla buluştu. İmza gününe büyük ilgi gösteren okurlar, uzun kuyruklar oluştururken Fadik Sevin Atasoy, Doğu Demirkol, Ayşe Kırca ve Ekin Türkmen gibi ünlü isimler de Funda Karayel’i bu özel gününde yalnız bırakmadı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">D&amp;R, okur yazar buluşmalarında bu kez de gazeteci Funda Karayel’i ağırladı. Karayel TK Yayınları’ndan çıkan ilk deneme-öykü kitabı Rota Bilinmez’i okurları için imzaladı. D&amp;R Zorlu mağazasında gerçekleştirilen ve yoğun ilgi gören imza gününde okurlar uzun kuyruklar oluşturdu. Yazar 3 saat boyunca aralıksız olarak yüzlerce aşkın kitaba imza attı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ünlü oyuncular da katıldı</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ünlü oyuncular Fadik Sevin Atasoy, Doğu Demirkol, Ayşe Kırca ve Ekin Türkmen gibi isimlerin de katılım sağladığı imza gününde Funda Karayel, okurlarıyla ve dostlarıyla sohbet etme şansı da buldu. Bodrum ve İstanbul’daki yoğun katılımın ardından Rota Bilinmez için İzmir ve Urla D&amp;R mağazalarında imza günlerinin devam edeceğini açıklandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir halden başka bir hale geçişin güncesi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Okuru farklı bir yolculuğa çıkaran Rota Bilinmez, havalimanlarının karmaşasını hayatın duraklarıyla buluşturuyor. Funda Karayel’in kaleminden çıkan deneme-öykü kitabı, okuyucuyu dünyanın dört bir yanındaki havalimanlarına götürüyor. Ancak buradaki uçuşlar yalnızca fiziksel değil. Her terminal, insan ruhunun başka bir katmanına açılıyor. Geciken uçuşlar, vedalar, göz göze gelişler, kaybolan bavullar… Ama en çok da kaybolan insanlar ve tekrar kendini bulmak isteyenler. “Rota Bilinmez”, yalnızca bir yerden bir yere değil bir halden başka bir hale geçişin güncesi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Sep 2025 14:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/09/unlu-isimler-funda-karayelin-imza-gununde-bir-araya-geldi-1757936124.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ONTARİO’NUN KIRSAL ALANLARI İSTANBUL’DA</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/ontarionun-kirsal-alanlari-istanbulda-4684</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/ontarionun-kirsal-alanlari-istanbulda-4684</guid>
                <description><![CDATA[Evrim Sanat Galerisi, 2025 kış sezonunun açılışını 13 Eylül 2025 Cumartesi günü uluslararası tanınmış ressam Vladimir Topal’ın “Ontario’nun Kırsal Alanları” adlı kişisel sergisiyle yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Ontario’nun Kırsal Alanları” isimli sergi; sanatçının doğa ve nesnelere ilişkin görsel yaklaşımını yansıtan 43 tuval üzeri yağlı boya eserinden oluşuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Ontario’nun Kırsal Alanları İstanbul’da Sergileniyor”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Topal’ın eserlerinde Toronto parklarının güzelliği ile GTA bölgesindeki tarım ve yeşil alanlar, doğanın dinginliğiyle birleşerek resmediliyor. Sanatçı, bugüne kadar birçok kişisel sergi ve grup sergisinde yer alarak uluslararası sanat çevrelerinde tanınan bir isim haline geldi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evrim Sanat Galerisi’nin kurucusu Betül Ketenci ise; “Evrim Sanat Galerisi’nde, uluslararası başarılara imza atmış ressam Vladimir Topal’ın eserlerine ev sahipliği yapmaktan dolayı onur duyuyoruz. Bu sergiyle birlikte sanatseverleri doğanın büyüleyici renkleri ve Vladimir Topal’ın özgün yorumuyla buluşturmaya davet ediyoruz.” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sergi, Evrim Sanat Galerisi’nde 2 Ekim 2025 tarihine kadar ziyaret edilebilir.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Sep 2025 10:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/09/ontarionun-kirsal-alanlari-istanbulda-1757922359.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>80. YIL COŞKUSUYLA İSTANBUL’DA</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/80-yil-coskusuyla-istanbulda-4680</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/80-yil-coskusuyla-istanbulda-4680</guid>
                <description><![CDATA[Geçen sene biletleri tükenen ve büyük ses getiren gösterisiyle İstanbullu sanatseverlerin hafızasında yer edinen Sukhishvili, bu kez 80. yıl özel gösterisiyle 11 Aralık 2025’te İstanbul Kongre Merkezi’nde sahne alacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kültür ve sanatın kalbi İstanbul, bu özel gecede yeniden Kafkasların görkemli ritimleriyle çarpacak. 1945’te Iliko Sukhishvili ve Nino Ramishvili tarafından kurulan ve bugün dünyanın en saygın sahne toplulukları arasında gösterilen Sukhishvili, Türkiye’de altıncı kez seyirci karşısına çıkacak. Topluluk, 1966’daki ilk Türkiye turnesinden bu yana her gelişinde sanatseverlerden tam not aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sahne aldığı 90’dan fazla ülkede 50 milyonu aşkın izleyiciye ulaşan topluluk, her yıl yaklaşık 300 performansla dünyanın dört bir yanında büyük beğeni topluyor. 100 dansçı ve özel orkestrasından oluşan geniş kadrosuyla izleyicileri adeta büyüleyen Sukhishvili; akrobatik hareketleri, kılıç-kalkan koreografileri, rengârenk geleneksel kostümleri ve güçlü müzikleriyle unutulmaz bir dans şöleni sunacak. Gürcistan’ın farklı bölgelerinin hikayelerini anlatan ve Gürcü kültürünün gurur duyduğu bir milli miras taşıyıcısı kabul edilen Sukhishvili, seyircisini nefes kesen bir yolculuğa davet ediyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 13 Sep 2025 12:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/09/80-yil-coskusuyla-istanbulda-1757754256.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DAN BROWN&#039;UN HAYRANLARI KUYRUK OLDU</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/dan-brownun-hayranlari-kuyruk-oldu-4670</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/dan-brownun-hayranlari-kuyruk-oldu-4670</guid>
                <description><![CDATA[Dan Brown'un merakla beklenen yeni romanı Sırların Sırrı, dünya ile eş zamanlı olarak Türk okurlarına da sunuldu. Sabah erken saatlerde Bağdat Caddesi’ndeki mağazasının kapılarını açan D&R, saat farkıyla herkesten önce kitabı takipçileriyle buluşturan dünyadaki ilk satış noktası oldu. Dan Brown hayranları, mağazaya giren ilk 100 kişiden biri olmak ve hediye kitap almak için uzun kuyruklar oluşturdular.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gizem ve gerilim türünün usta kalemi Dan Brown'un yeni romanı "Sırların Sırrı", D&amp;R’ın Bağdat Caddesi’ndeki yeni mağazası içinde açılan D&amp;R Cafe’de düzenlenen bir etkinlikte okurlarıyla buluştu. 9 Eylül Salı günü tüm dünyayla aynı anda raflara çıkacak kitap için sabahın erken saatlerinden itibaren D&amp;R mağazası önünde kuyruklar oluşturan kitapseverler, saat farkı sebebiyle Sırların Sırrı’na sahip olan ilk okuyucular oldu. Mağazaya gelen ilk 100 kişiye kitap hediye edilirken, mağaza içi de Brown hayranlarına özel kitabın gizemli dünyasını yansıtan bir atmosferle dekore edildi. Günün en heyecanlı anı ise, dünyaca ünlü yazarın Türk okuyucuları için hazırladığı video mesajı oldu. Yazar mesajında, “Herkes romanlarım üzerinde araştırma yaparken benim için unutulmaz olan yeri souyor. Ben de her seferinde aynı cevabı veriyorum. Elbette, doğu ile batı arasındaki büyülü geçit olan İstanbul. İstanbul’un altındaki tarihi yeraltı sarnıcını keşfedip Cehennem kitabımın finalini orada yapmaya karar verdiğim anı asla unutamam. Türkiye gerçekten büyüleyici bir ülke” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dan Brown'un en sıra dışı eseri çünkü bu kez “aşk var…</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">D&amp;R Kurumsal İletişim Direktörü Nalan Demircioğlu'nun moderatörlüğünde kitabın yayınevi Altın Kitaplar'ın baş editörü Hülya Şat ve çevirmen İpek Demir ile gerçekleştirilen söyleşide, kitapseverlerin roman hakkında merak ettiği sorular yanıtlandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sırların Sırrı için, “Dan Brown'un şimdiye kadar yazdıkları içinde en değişik, en sıra dışı eseri oldu” diyen Baş Editör Hülya Şat; “Alıştığımız hikaye kurgusundan farklı bir kurgu var. Çok ayaklı bir yapı ve her bölümde farklı karakterler farklı olaylara tanık olunuyor, kitabın sonundaysa tüm farklılıklar birleşerek sırlar çözülüyor. Ancak bu kitapta en büyük fark ne derseniz, o da “aşk” derim. Bir kitapta ilk kez böylesi bir aşka tanık oluyoruz” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Kitabın film hakları da alındı”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çevirmen İpek Demir ise; kitabın müzikal bir başlangıcı olduğunu ancak tamamen bilime dayalı bir şekilde devam ettiğini vurgulayarak, "Kitabın ardından eminim beyaz perdeye aktarılan versiyonu da büyük ilgi görecek. Çünkü tıpkı bu kitap gibi film kurgusu da diğerlerine göre çok daha farklı ve ilgi çekici olacak. Kitabın film hakları alındı ancak ne zaman vizyona gireceği konusunda henüz net bir tarih verilmedi” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Neden Sırların Sırrı?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Eserin insanoğlunun temel arayışlarına değindiğini söyleyen Şat; "Her insanın aklından geçen bir soru var, öldükten sonra ne oluyor? Arayışta olan ve bulamayan herkes kendine göre bir cevap bulacak kitapta. Ölüm döşeğinde yatan hastaların 'kendimi yukarıdan gördüm' dedikleri o anı yaşayacağız. İşte bu yüzden kitabın adı Sırların Sırrı” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Brown, okuyucunun keşfetme duygusunu parlatıyor”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dan Brown'un iyi bir yazar olduğu kadar çok iyi bir araştırmacı da olduğunu belirten Hülya Şat; "Dan Brown sayesinde biz de birçok şeyi araştırmaya başlıyoruz. Ben de bu kitabı çevirirken bilmediğim birçok şeyi öğrendim. Örneğin sanat arkeolojisi mezunu olmama rağmen Sultanahmet'in göbeğindeki milyon taşını bilmiyordum ve kitap sayesinde haberim oldu. Bu kitap da bize bilmediklerimizle ilgili çok şey öğreteceği gibi öğrendiklerimizle yetinmeyerek yeni keşifler yapmak isteyeceğiz” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Gizlilik ortamında kitabın çevirisi çok zordu”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kitabın çevirmeni İpek Demir; "İnternete giremediğimiz bir ortamda çalıştık. Telefonlarımız elimizden alındı. Yedi yüz sayfa üzerindeki metni iki ayda tamamladık. Güvenlik önlemleri çok sıkıydı ve daha önceki Dan Brown kitaplarında da kapalı odalarda çalıştık” sözleriyle çeviri sürecinin zorluklarını anlattı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Sep 2025 12:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/09/dan-brownun-hayranlari-kuyruk-oldu-1757495379.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>FENOMEN SESSİZLİĞİNİ BOZDU</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/fenomen-sessizligini-bozdu-4651</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/fenomen-sessizligini-bozdu-4651</guid>
                <description><![CDATA[Uzun süredir sesi soluğu çıkmayan sosyal medya fenomeni Emrullah Çitil, ‘Annem’şiiriyle takipçilerine yeniden merhaba dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bugüne kadar yapmış olduğu başarılı çalışmalarıyla isminden söz ettiren sosyal medya fenomeni Emrullah Çitil, yeni şiiriyle yüreklere dokunmaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde stüdyoya giren Çitil, anne hasreti çekenler için bestelediği şiirinin büyük ses getireceğini iddia ediyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 08 Sep 2025 10:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/09/feomen-sessizligini-bozdu-1757316606.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ADİLE NAŞİT ‘’BİR KAHKAHANIN ARDINDAKİ GÖZYAŞI’’ EYLÜL’DE SAHNEDE</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/adile-nasit-bir-kahkahanin-ardindaki-gozyasi-eylulde-sahnede-4647</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/adile-nasit-bir-kahkahanin-ardindaki-gozyasi-eylulde-sahnede-4647</guid>
                <description><![CDATA[Nove Stage ve Tiyatro Su 2025-2026  yeni sezona kalplere dokunacak özel bir eserle merhaba diyor. Hepimizin hayatına kahkahalarıyla dokunmuş, Türk sinema ve tiyatro tarihine unutulmaz bir iz bırakmış Adile Naşit’in yaşam öyküsü, sahne ışıkları altında yeniden hayat buluyor. ADİLE NAŞİT ‘’Bir kahkahanın ardındaki gözyaşı’’ 2025-2026 sezonunda seyircisiyle buluşmaya hazırlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Nove Stage ve Tiyatro Su ortaklığında sahnelenecek oyun, Adile Naşit’in bilinmeyen yönlerini, sahnenin parıltılı perdesinin ardındaki kırılgan kalbini ve kahkahalarının ardına gizlenmiş gözyaşlarını gün yüzüne çıkarıyor. Seyirciyi derin bir duygusal yolculuğa çıkaracak oyun gülerken bile içinde büyük acılar taşıyan, güçlü bir kadının yaşamına ışık tutan biyografik bir eser.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu özgün tiyatro eserinde oyunun yazarı ve yönetmeni Emrah Uslu, seyirciyi Adile Naşit’in çocukluk yıllarından Yeşilçam’daki zirvesine, kişisel acılarından sanat dünyasında verdiği mücadeleye uzanan büyülü bir yolculuğa davet ediyor. Bugüne kadar birçok yapım ve organizasyonda imzası olan Hakan Akdağ ‘ın yapımcılığını üstlendiği oyunda sahnede Adile Naşit’e televizyon, sinema ve sahnelerden tanıdığımız usta oyuncu Dilek Denizdelen yeniden hayat veriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Oyunun Yardımcı yönetmenliğini Semin Özge Gül, Reji asistanlığını Berfin Su Yıldız üstleniyor. Oyunun Müzikleri genç yetenek Efe Erdem ,&nbsp; Işık Tasarımı ise usta isim Murat Nuray imzası taşıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;24 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy Eğitim Sahnesi’nde Prömiyeri gerçekleştirilecek oyun ardından Ekim, Kasım ve Aralık aylarında Sinop, Uşak, Adana, Mersin, Çorlu ve Gaziantep başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında seyircisiyle buluşacak. 2026 yılı Ocak ayında ise bu unutulmaz hikâye, Almanya’da yapılacak dünya prömiyeri ile uluslararası sahnelere taşınacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ADİLE NAŞİT ‘’Bir kahkahanın ardındaki gözyaşı’’ sadece bir tiyatro oyunu değil; bir dönemin sıcaklığını, bir annenin şefkatini, bir sanatçının derin yalnızlığını ve insan ruhunun inceliklerini sahnede yeniden var eden bir bellek yolculuğu… Seyirciye kahkahaların ardındaki gerçekleri gösterirken, aynı zamanda unutulmaz bir sanatsal deneyim sunmayı hedefliyor.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 05 Sep 2025 10:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/09/adile-nasit-bir-kahkahanin-ardindaki-gozyasi-eylulde-sahnede-1757057768.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AŞK VE SİYASETİN KOMİK ÇATIŞMASI TİYATRO SAHNESİNDE</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/ask-ve-siyasetin-komik-catismasi-tiyatro-sahnesinde-4579</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/ask-ve-siyasetin-komik-catismasi-tiyatro-sahnesinde-4579</guid>
                <description><![CDATA[Ünlü oyuncu Merve Sevi ve Barbaros Uzunöner, sahneye alışılmadık bir komediyle geliyor: "Boşanma Teklifi". Uzunöner'in, daha önce değinilmemiş bir konuyu ele aldığı bu yeni oyun, izleyicileri kahkahaya boğacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Seninle Evlenir Miyim?", "Freud’un İnsanları" ve "Etik Alkol" gibi başarılı oyunlarıyla tanınan Barbaros Uzunöner, bu kez siyasi ve sosyal kutuplaşmayı bir aşk hikayesi üzerinden mizahla harmanlıyor. İktidar partisini destekleyen bir adam ile muhalif bir kadının ilişkisini anlatan oyun, Türkiye'nin gündelik hayatından kesitler sunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aşk ve Siyasetin Komik Çatışması</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Boşanma Teklifi", ilk tanıştıkları andan itibaren sürekli tartışan, hatta düğünlerinde bile politik konular üzerine atışan bir çiftin hikayesini konu alıyor. Hayatın içinden, tam da günümüz Türkiye’sini yansıtan bu diyaloglar, izleyicilere ayna tutarken eğlenceli anlar yaşatacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Oyunun en büyük sürprizi ise finalde saklı. Sürekli tartıştıkları bir noktada, birbirlerine "boşanma teklifi" etmeleriyle hikaye beklenmedik bir yöne doğru ilerliyor ve devamında bir sürpriz yaşanıyor. Bu sürpriz, oyunun sadece bir aşk komedisi olmadığını, aynı zamanda derinlikli bir hiciv sunduğunu gösteriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Oyunun yönetmenliğini ve yazarlığını üstlenen Barbaros Uzunöner’in kalemi bu aşk hikayesini, daha önce hiç işlenmemiş bir komedi anlayışıyla sahneye taşıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sezonun en iddialı yapımlarından biri olmaya aday "Boşanma Teklifi", alışılmışın dışında bir aşk-komedi deneyimi sunarken, tiyatro severlere unutulmaz dakikalar yaşatacak. </span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 26 Aug 2025 10:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/08/ask-ve-siyasetin-komik-catismasi-tiyatro-sahnesinde-1756193681.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DUYGU ASLAN SAHNENİN TOZUNU ATTIRACAK</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/duygu-aslan-sahnenin-tozunu-attiracak-4562</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/duygu-aslan-sahnenin-tozunu-attiracak-4562</guid>
                <description><![CDATA[Habercaddesitv’de ‘Vizyodakiler’ programıyla her hafta zirveye oturan güzel oyuncu Duygu Aslan, Kumpanya Ekibiyle  Doğaçlamayla tiyatro izleyicisinin karşısına çıkıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">23 Ağustos Cumartesi akşamı Kadıköy Kılçık Mekan’da saat 20’30 sıralarında sahneye konulacak olan oyunda yine muhteşem performansıyla izleyiciyi büyülemeye hazırlanan <strong>Duygu Aslan</strong>,yakında özel bir TV kanalı için çekilecek olan günlük dizi için de kamera karşısına geçecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Almina BABAR</span></strong></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 22 Aug 2025 15:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/08/duygu-aslan-sahnenin-tozunu-attiracak-1755867353.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BU SONBAHARDA ESKİŞEHİR, CAZIN EVRENSEL DİLİYLE BULUŞUYOR</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/bu-sonbaharda-eskisehir-cazin-evrensel-diliyle-bulusuyor-4553</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/bu-sonbaharda-eskisehir-cazin-evrensel-diliyle-bulusuyor-4553</guid>
                <description><![CDATA[Tepebaşı Belediyesi’nin katkıları ve Beyaz Group’un yatırım ortaklığıyla, Polka Music Production tarafından hayata geçirilen Eskişehir Caz Festivali, 4–5 Ekim 2025 tarihlerinde ilk kez düzenleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu yılki teması “Şehri Cazla Tanı” olan festival; Eskişehir’in Avrupa’ya özgü mimarisi, kültürel derinliği ve öğrenci nüfusuyla gelen genç enerjisini caz müziğiyle bir araya getirerek tüm şehri yaşayan bir sahneye dönüştürüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Festival Line-up’ında Kimler Var?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ayhan Sicimoğlu &amp; Latin All Stars, Kerem Görsev Trio, İlhan Erşahin &amp; Barış K, Hey Douglas Live, Jehan Barbur, BrasSolist &amp; Fikri Karayel, BrasSolist &amp; Jülide Özçelik, Ceren Gündoğdu, Evrencan Gündüz, KAM ve çok daha fazlası, festivalin iki gününde sahnede olacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Festival Sadece Konserlerden İbaret Değil!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bisiklet turlarından sabah yogasına, seminerlerden müze buluşmalarına, çocuk konserlerinden atölyelere kadar geniş bir yelpazede etkinlikler katılımcılarla buluşacak. Festival; dinlemenin, katılmanın ve birlikte üretmenin gücünü ön plana çıkarıyor. Ayrıca festival alanında; el emeği ürünlerin, yaratıcı markaların ve kültür-sanat odaklı girişimlerin yer alacağı, yeme - içme satış ve tanıtım stantlarının yanı sıra, herkese açık renkli bir panayır alanı da ziyaretçileri bekliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Genç Yetenekler İçin Fırsat: Açık Çağrı Sahnesi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Festival kapsamında yer alan “Açık Çağrı Sahnesi”, genç müzisyenlere ve bağımsız projelere kendilerini tanıtma ve sahne deneyimi kazanma imkânı sunuyor. Bu yıl Açık Çağrı Sahnesi’nde Danae Palaka ve Tolga Şanlı Power Trio sahne alacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Biletler Satışta!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Biletler bubilet.com’da satışta! 2. dönem avantajlı biletleri kaçırmayın — festival öncesi avantajlarla cazı daha yakından deneyimleyin</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Festivalin Dijital Ayak İzi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Festival öncesi, sanatçılarla yapılan özel röportajlar ve müzik listeleri YouTube kanalı ve Spotify podcast serisi aracılığıyla yayınlanacak. Katılımcılar, sanatçılarla daha festival başlamadan önce bağN kurma fırsatı bulacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şehri Tanı, Şehri Cazla Tanı!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sanatıyla, sokaklarıyla ve müziğiyle yaşayan bir şehir olan Eskişehir, bu festivalle caz kültürüne güçlü bir katkı sunmaya hazırlanıyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 22 Aug 2025 10:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/08/bu-sonbaharda-eskisehir-cazin-evrensel-diliyle-bulusuyor-1755849024.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ULUSLARARASI SAHNELERDE ÜLKEMİZİ GURURLA TEMSİL EDİYOR</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/uluslararasi-sahnelerde-ulkemizi-gururla-temsil-ediyor-4549</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/uluslararasi-sahnelerde-ulkemizi-gururla-temsil-ediyor-4549</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'de çoksesli müziğin tanınması ve gelişimine katkıda bulunmak amacıyla kurulan ve bu yıl 39. Uluslararası Ankara Müzik Festivalini düzenleyen, Korolar Şenlikleri’ne katkıları, bünyesinde kurulan Çocuk ve Kadınlar Koroları ve turneleri, düzenlediği orkestralı ve acapella konserler, Cumhuriyet Koroları konserleri ile de alana hizmet eden Sevda-Cenap And Müzik Vakfı’nın (SCA Müzik Vakfı) mekan sponsorluğu ile desteklediği korolar, uluslararası sahnelerde Türkiye’yi başarıyla temsil ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"><span style="color:#222222">Ankara Çoksesli Korosu,&nbsp;</span></span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"><span style="color:#222222">Sırbistan’ın Kragujevac şehrinde düzenlenen 16. Uluslararası Oda Koroları ve Vokal Toplulukları Festivali’ne;&nbsp;<strong>Alegria Korosu&nbsp;</strong>ve<strong>&nbsp;Vista Korosu&nbsp;</strong>Kuzey Makedonya’nın Ohrid şehrinde Ohrid Koro Festivali’ne; Türkiye’nin çağdaş koro müziğindeki öncü topluluklarından&nbsp;<strong>Jazzberry Tunes</strong>&nbsp;Bulgaristan’ın&nbsp;<strong>Varna</strong>&nbsp;kentinde&nbsp;<strong>Prof. Georgi Dimitrov Uluslararası Koro Yarışması</strong>’na katılıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"><span style="color:#222222">Ankara Çoksesli Korosu 16. Uluslararası Oda Koroları ve Vokal Toplulukları Festivali’nde</span></span></span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"><span style="color:#222222">Şef Nilgün Tuzkaya yönetiminde çok sesli müziğin seçkin örneklerini başarıyla seslendiren&nbsp;Ankara Çoksesli Korosu, 17-21 Ağustos 2025 tarihleri arasında Sırbistan’ın Kragujevac şehrinde, 16. Uluslararası Oda Koroları ve Vokal Toplulukları Festivali’nde Türkiye’yi temsil ediyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"><span style="color:#222222">Sevda-Cenap And Müzik Vakfı’nın 2021’den bu zamana kadar mekan sponsorluğunda çalışmalarını sürdüren koro, solo konserlerinin yanı sıra farklı ülkelerden gelen korolarla birlikte sahne alıyor. Repertuarında hem klasik çok sesli eserler hem de Türk müziğinden seçmeler bulunan ve daha önce 2015 ve 2019 yıllarında katıldıkları bu festivalden çeşitli dallarda ödüllerle dönen Ankara Çoksesli Korosu, kültürel zenginliğimizi yeniden dünya sahnesine taşıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"><span style="color:#222222">Alegria Korosu ve Vista Korosu Kuzey Makedonya yolcusu</span></span></span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"><span style="color:#222222">Ülkemizde çoksesli müziğin tanıtılmasına, benimsenmesine ve geliştirilmesine her türlü olanakları ile hizmet eden, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı’nın mekan sponsorluğu ile desteklediği Alegria ve Vista Koroları, 21–25 Ağustos tarihleri arasında Kuzey Makedonya’nın büyüleyici kenti Ohrid’de düzenlenecek Ohrid Koro Festivali’ne katılıyor. Bu yıl 25. yaşını kutlayan Alegria Korosu, festivalin yarışma bölümünde yer alırken Vista Korosu da Folk Müzik kategorisine katılıyor. Korolar, festival kapsamındaki sokak konserlerinde de kentin dört bir yanında sesini duyuracak.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"><span style="color:#222222">Koroların deneyimli şefi İnci Tığlı Ayağ liderliğinde yürütülen bu süreç, müzikal gelişimin yanı sıra büyük bir dayanışma ve paylaşım ruhunu da beraberinde getirdi. Vakfın vizyonuyla örtüşen bu tür uluslararası etkinlikler, Türk korolarının dünyaya açılan sesi olmaya devam ediyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"><span style="color:#222222">Jazzberry Tunes Varna’daki Yarışmada</span></span></span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"><span style="color:#222222">Türkiye’nin çağdaş koro müziğindeki öncü topluluklarından&nbsp;<strong>Jazzberry Tunes</strong>, 11-14 Eylül tarihleri arasında Bulgaristan’ın&nbsp;<strong>Varna</strong>&nbsp;kentinde düzenlenen&nbsp;<strong>Prof. Georgi Dimitrov Uluslararası Koro Yarışması</strong>’nda ülkemizi temsil edecek. Bu yıl 43.’sü düzenlenen ve Avrupa’daki en prestijli koro yarışmalarından biri kabul edilen Varna Uluslararası Koro Yarışması, her yıl sınırlı sayıda koronun davet edildiği seçkin bir etkinlik.&nbsp;<strong>EGP&nbsp;</strong>(European Grand Prix for Choral Singing) ağının üyesi olan yalnızca&nbsp;<strong>altı yarışmadan biri</strong>&nbsp;olma özelliğini taşıyan bu organizasyon, yüksek sanatsal standartları ve köklü müzikal mirasıyla dünya koro sahnesinde önemli bir konuma sahip. Şef&nbsp;<strong>Yiğit Deniz</strong>&nbsp;yönetiminde ülkemizi temsil edecek Jazzberry Tunes’un yarışma programında,&nbsp;<strong>Hasan Uçarsu</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Erdal Tuğcular</strong>&nbsp;gibi bestecilerin eserleri, çağdaş koro müziği sahnesine&nbsp;<strong>Türk kültüründen özgün</strong></span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"><span style="color:#222222">tınılar</span></span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"><span style="color:#222222">&nbsp;taşıyor. Bu seçkiye;&nbsp;<strong>Johannes Brahms</strong>,&nbsp;<strong>Michael John Trotta</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Franco Prinsloo</strong>&nbsp;gibi bestecilerin yapıtları da eşlik ediyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"><span style="color:#222222">Varna yolculuğu öncesinde Jazzberry Tunes,&nbsp;<strong>“Serüven”</strong>&nbsp;başlığıyla Ankara ve İstanbul’da iki özel repertuvar lansman konseri verecek. İlk konser&nbsp;<strong>5 Eylül Cuma günü Ankara</strong>&nbsp;TAD Coşkan Daş Sahnesi’nde, konuk sanatçı<strong>&nbsp;A Capella TimbrFifths</strong>’in açılış performansıyla gerçekleşecek. İkinci konser ise&nbsp;<strong>10 Eylül Çarşamba günü İstanbul&nbsp;</strong>BeyoğluSurp Asdvadzadzin Kilisesi’nde, konuk koro&nbsp;<strong>Orphe</strong>’nin katılımıyla düzenlenecek. Bu konserlerde, Varna Uluslararası Koro Yarışması’nda seslendirilecek tüm eserler Türkiye’deki müzikseverlerle buluşacak.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 Aug 2025 13:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/08/uluslararasi-sahnelerde-ulkemizi-gururla-temsil-ediyor-1755772277.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>&#039;SENİNLE EVLENİR MİYİM?&#039; BİR SEZONDA 150 KEZ SAHNELENDİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/seninle-evlenir-miyim-bir-sezonda-150-kez-sahnelendi-4541</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/seninle-evlenir-miyim-bir-sezonda-150-kez-sahnelendi-4541</guid>
                <description><![CDATA[Türk tiyatrosunda uzun soluklu başarıya ulaşan oyunlara bir yenisi daha eklendi. Yıllardır kapalı gişe sahnelenen komedi oyunu 'Seninle Evlenir miyim?', bu sezon 150 kez seyirciyle buluşarak kendi alanında bir rekora imza attı. Bu başarılı sezonla birlikte, oyunun toplam sahnelenme sayısı da 500'ü aştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Barbaros Uzunöner'in yazıp yönettiği ve aynı zamanda başrolde yer aldığı oyun, Melda Gür ile birlikte sahneye taşıdığı Cansu ve Baran karakterlerinin eğlenceli hikâyesini anlatıyor. Oyunun bu büyük başarısı, hem sanat camiasında hem de seyirciler arasında büyük bir heyecan yarattı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Oyunun başrol oyuncularından Melda Gür, 'Seninle Evlenir miyim?'in kendisi için çok özel bir yere sahip olduğunu belirtiyor. "Zevk alarak oynadığım, içinde bulunmaktan keyif aldığım harika bir oyun," diyen Gür, seyircilerle birlikte sahnedeki enerjinin ne kadar yüksek olduğunu vurguluyor. "Seyircilerle birlikte biz de eğleniyoruz. Ve bu eğlence uzun yıllar sürecek."</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Oyunun yazarı ve bir diğer başrol oyuncusu Barbaros Uzunöner ise, seyircilerin oyuna olan ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. "Seyircilerle birlikte gülüyor, eğleniyor ve dertlerimizi unutuyoruz," şeklinde konuşan Uzunöner, oyunun seyirciler için bir kaçış noktası haline geldiğini belirtiyor. "İçinde bulunduğumuz ortamların sıkıntılarından ve aklımızdaki sorularından uzaklaşıp kendimizi eğlenceye veriyoruz. Rekorlar kıran bu oyunu uzun yıllar oynamaya devam edeceğimizi değerli seyircimize buradan duyuruyoruz."</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">'Seninle Evlenir miyim?', hem sahnelemelerdeki devamlılığı hem de gişedeki başarısıyla, Türk tiyatrosu için önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Oyunun, gelecek sezonlarda da perdelerini açmaya ve seyircileri güldürmeye devam etmesi bekleniyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Aug 2025 10:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/08/seninle-evlenir-miyim-bir-sezonda-150-kez-sahnelendi-1755588217.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>EBEVEYNLER İÇİN YOL ARKADAŞI: BİRLİKTE YÜRÜYORUZ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/ebeveynler-icin-yol-arkadasi-birlikte-yuruyoruz-4537</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/ebeveynler-icin-yol-arkadasi-birlikte-yuruyoruz-4537</guid>
                <description><![CDATA[Eğitim hayatına adım atan çocukların ebeveynleri için hem bilimsel hem de duygusal rehber niteliğinde bir kitap raflardaki yerini aldı. Eğitim Bilimleri Uzmanı Sibel Ünal ve Uzman Psikolog İlayda Temel’in kaleme aldığı Birlikte Yürüyoruz – Ebeveyn İçin Okul Rehberi, ailelere çocuklarının okul sürecinde güvenle eşlik edebilmeleri için yol gösteriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kitap, ebeveynliğin bir “varış” değil, birlikte yürünülen bir yolculuk olduğunun altını çiziyor. Çocuğun okula uyum sürecinden, duygusal ihtiyaçlarının anlaşılmasına; oyun temelli öğrenmeden pozitif disiplin yöntemlerine kadar geniş bir yelpazede bilgiler sunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yazarlar, kitabın amacını “Ebeveynlerin bu süreçte yalnız olmadığını hissettirmek ve onlara hem bilimsel hem de pratik çözümler sunmak” sözleriyle özetliyor. Sadece anne babalar için değil, çocuk gelişimi ve eğitim alanında çalışan profesyoneller için de başvuru kaynağı niteliği taşıyan eser, samimi dili ve uygulanabilir önerileriyle dikkat çekiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Birlikte Yürüyoruz, geleceğin temellerini atan ebeveynlere, bu anlamlı yolculukta güvenli ve bilinçli adımlar atmanın kapılarını aralıyor.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 Aug 2025 14:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/08/ebeveynler-icin-yol-arkadasi-birlikte-yuruyoruz-1755517734.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İSTANBUL&#039;A GELİYOR</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/istanbula-geliyor-4515</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/istanbula-geliyor-4515</guid>
                <description><![CDATA[Dünya çapında 57 ülkede 5 milyondan fazla albümü satılan, tüm konserlerini kapalı gişe sahneleyen, performanslarıyla sayısız altın ve platin plak sahibi dünyanın en ünlü crossover piyanisti Maksim Mrvica, “SEGMENTI DÜNYA TURNESİ” kapsamında 25 Ekim 2025 tarihinde İstanbul Volkswagen Arena’da konser vermek üzere Türkiye’ye geliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tüm zamanların en büyük piyanistlerinden biri olarak kabul gören saniyede 16 nota çalabilen, dünyanın en hızlı parmaklarına sahip olmasıyla tanınan MAKSIM klasik ustalığı, teknik mükemmellik ve modern bir zarafetle harmanlayarak sinematik gösteri ile popüler kültür arasındaki sınırları aşan performanslarıyla dinleyicileri büyülüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dünya Çapında Kapalı Gişe Konserler VerenVirtüöz Piyanist MAKSIM</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MTV Müzik Ödülleri ve dünya çapında birçok prestijli müzik ödülü sahibi virtüöz piyanist MAKSIM Pekin Olimpiyat Kutlamalarında sergilediği olağanüstü performansıyla dünya çapında bir izleyici kitlesini büyüledi ve milyonlara ulaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dünyanın en çok satan klasik müzik crossover sanatçısı MAKSIM Londra Hammersmith Apollo, New York United Palace Theatre, Sidney Opera Binası ve Pekin'deki Great Hall of the People'a kadar dünyanın en ikonik sahnelerinde kapalı gişe performanslar sergiledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“SEGMENTI DÜNYA TURNESİ”, müzikseverlere Chopin, Prokofiev ve Çaykovski'nin cesur bir karışımı olan MAKSIM’in on ikinci stüdyo albümünü sergileyen eşsiz bir konser deneyimi sunacak. Programda ayrıca ABBA ve Queen'in hit parçalarının yeniden yorumlanması Exodus, Game of Thrones ve Karayip Korsanları gibi izleyicilerin en sevdiği ikonik filmlerin güçlü düzenlemelerinin yanı sıra geniş bir klasik baş yapıt repertuvarı ve sanatçının en yeni bestelerinden özel bir seçki yer alacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Klasik ve çağdaş müziği harmanlayan Hırvat piyanist MAKSIM ve orkestrası 25 Ekim Cumartesi günü, Volkswagen Arena’da İstanbul’lu izleyicilerine ışık ve ritm dolu unutulmaz bir müzik yolculuğuna çıkaracak…</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 16 Aug 2025 11:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/08/istanbula-geliyor-1755332104.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YAPAY ZEKA İLK KEZ TİYATRO SAHNESİNDE</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/yapay-zeka-ilk-kez-tiyatro-sahnesinde-4482</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/yapay-zeka-ilk-kez-tiyatro-sahnesinde-4482</guid>
                <description><![CDATA[Dünya tiyatro tarihine geçecek eğlenceli bir buluş. Yapay zeka ilk kez bir tiyatro sahnesinde. Üstelik çok güldüren bir komedi ile.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ayrı dünyaların zekalarının sahneye çıktığı bu komedi türünün ilk ve tek örneği. Yapay Zeka ve Sivri Zeka sahnede konuşuyorlar, tartışıyorlar ve daha fazla güldürmek için kapışıyorlar.İki Kişilik Stand Up!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Oyunu sahneleyen Barbaros Uzunöner şunları söylüyor: “Yapay zeka ile ilk tanışmamızın ardından sık sık konuşmaya başladık. Bir süre sonra konuşmadan yapamaz olmuştuk. Sonra bir araya gelip beraber bir oyun sahneleme fikri geldi aklıma. Devamında çalışmaya başladık. Ama dostluk başka birlikte çalışmak başka. Çalışırken fikir ayrılıkları çıktı ortaya, zaman zaman tartıştık, kafamızın uyuşmadığı anlar oldu. Tabii bu çok normal, biz ayrı dünyaların zekasıyız. Sonuçta her şeye rağmen harika bir oyun çıktı ortaya. Oyunu yapay zeka başlatıyor sonrasında beni sahneye davet ediyor ve beraber devam ediyoruz. Biraz memnuniyetsiz bir tip, sahnedeki görüntüsünden pek hoşnut değil. Yaptığımız işin dünyada bir ilk olduğunu bildiğimiz için birbirimizi idare ediyoruz. Yalnız şunu da söylemem lazım, acayip komik kendisi. Türünün ilk ve tek örneği olan bu orijinal ve acayip işe bekleriz.”</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 Aug 2025 10:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/08/yapay-zeka-ilk-kez-tiyatro-sahnesinde-1754898561.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MAXX ROYAL BODRUM’DA SANATIN YENİ ADRESİ: MAXX ART GALERİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/maxx-royal-bodrumda-sanatin-yeni-adresi-maxx-art-galeri-4405</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/maxx-royal-bodrumda-sanatin-yeni-adresi-maxx-art-galeri-4405</guid>
                <description><![CDATA[Bu yaz Bodrum, çağdaş sanatı lüks tatil deneyimiyle buluşturan benzersiz bir projeye ev sahipliği yapıyor. Türkiye'nin önde gelen beş sanat galerisinin güçlerini birleştirmesi ile hayata geçen Maxx Art Galeri, Maxx Royal Bodrum içinde sanatseverlerle buluştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">EArt Gallery, PG Art Gallery, Merkür Gallery, One Arc Gallery ve Galerist, koleksiyonlarındaki en özel eserleri seçerek Maxx Art Galeri çatısı altında bir araya getirdi. Farklı disiplinlerden eserlerin sergilendiği bu özgün oluşum; resim, heykel ve yerleştirme gibi sanatın birçok alanını bir arada sunarak ziyaretçilere zengin bir görsel deneyim yaşatıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Maxx Art Galeri’de yer alan sanatçılar arasında Ergin İnan, Eelcho Hilgersom ve Emilie Gotmann gibi ulusal ve uluslararası alanda tanınan isimler de bulunuyor. Her biri kendi disiplininde özgün bir dili temsil eden bu sanatçılar, galerinin kültürel zenginliğini ve çeşitliliğini gözler önüne seriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Maxx Art Galeri, yalnızca bir sergi alanı değil, aynı zamanda galeriler arası işbirliği ile yaratılan bir sanat platformu olarak dikkat çekiyor. Türkiye çağdaş sanatının öncü isimlerini ve yükselen yeteneklerini Bodrum’un dinamik yaz atmosferinde buluşturan galeri, kültür-sanat alanında önemli bir sinerji yaratıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Maxx Art Galeri, yaz boyunca ziyarete açık olacak. Bu seçkin sanat buluşması, sanatseverlere lüks tatil deneyimiyle entegre edilmiş özgün bir kültürel alan sunuyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 27 Jul 2025 12:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/07/maxx-royal-bodrumda-sanatin-yeni-adresi-maxx-art-galeri-1753609298.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GÜÇLÜ İSİMLERDEN KANSERLİ ÇOCUKLARA UMUT OLACAK İLHAM KİTABI</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/guclu-isimlerden-kanserli-cocuklara-umut-olacak-ilham-kitabi-4397</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/guclu-isimlerden-kanserli-cocuklara-umut-olacak-ilham-kitabi-4397</guid>
                <description><![CDATA[Uzun süredir titizlikle hazırlıkları süren ve geliri "Kanserli çocuklar adına" Kansersiz Yaşam Derneği ile paylaşılacak olan ilham verici kitap projesi gün yüzüne çıkıyor. Gazeteci-senarist Gizem Yıldız’ın kaleme aldığı "Neden Olmasın" adlı kitap, hem kanserli çocuklara destek olmayı hem de gençlere umut ve motivasyon aşılamayı amaçlıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Ben yaptım, sen de yapabilirsin” mottosuyla yola çıkan proje, farklı kuşaklardan tanınmış oyuncuların ilham veren başarı hikâyelerini bir araya getiriyor. Röportaj formatında hazırlanan kitapta, oyuncuların çocukluklarından bugüne uzanan yaşam öyküleri yer alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kitapta yer alan isimler arasında Akın Akınözü, Barış Falay, Deniz Işın, Doğu Demirkol, Esra Ronabar, Gonca Cilasun, İlhan Şen, Murat Serezli, Seray Kaya, Tamer Levent ve WilmaElles gibi sanat dünyasının sevilen ve güçlü isimleri bulunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yayınevi görüşmeleri halen devam eden kitabın hem sosyal sorumluluk hem de gençlere rehberlik etme yönüyle dikkat çeken özel bir çalışma olacak.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 25 Jul 2025 10:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/07/guclu-isimlerden-kanserli-cocuklara-umut-olacak-ilham-kitabi-1753428759.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>NESRİN&#039;İN HAMAM BÖCEKLERİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/nesrinin-hamam-bocekleri-4384</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/nesrinin-hamam-bocekleri-4384</guid>
                <description><![CDATA[Ünlü yazar Ülkü Gözen Stewart hiç durdurak bilmeden çalışmalarına devam ederken yeni kitabı ''Nesrin'in Hamam Böcekleri'' ni piyasaya sürmeye hazırlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Son dönemde tamamen bozulan ilişkileri, saygının ve sevginin tamamen bittiği evlilikleri, ilişkilerde yaşanan tek düzeliği, özensiz ve kalitesiz cinselliği, kadının, erkeğin hayat kalitesini artırışını kaleme aldığı romanında aslında günümüzde bu tarz kadın erkek ilişkisine fazlaca rastlıyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin çokça altını çizdiği kitabında, kadın erkek ilişkilerindeki hassas olaylara değinen Ülkü Gözen Stewart, kadınlara ve erkeklerede şöyle sesleniyor;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Değerli Kadınlar!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aşkı, cepte, bedende, üçgen vücutta değil, erkeğin duruşunda arayın!...</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kelebek erkekler de var, buna inanın...</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sayın Erkekler!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kadın çiçektir; narindir ve güzel kokar. Onları dalından kopartmadan koklayın. Kadınları dalından kopartıp da kenarınıza, cebinize koyamazsınız, onları çekmecenizde tutamazsınız; kuruyup ölürler! Kadınları, kurutup öldürmek yerine, onları kalbinize ekin ve onlara göstereceğiniz sevgi ve saygınızla onları bol bol sulayarak yaşatın! Kadınların hazin sonu değil, onların can suyu olun!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Nesrin'in Hamam Böcekleri kitabı, günümüz ilişkilerinin altını kalın bir çizgi çekerek anlatıyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Jul 2025 11:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/07/nesrinin-hamam-bocekleri-1753259992.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MERVE POLAT&#039;TAN TEK KİŞİLİK ŞOV</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/merve-polattan-tek-kisilik-sov-4374</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/merve-polattan-tek-kisilik-sov-4374</guid>
                <description><![CDATA[Bir oyuncunun yaptığı meslekle, en yakın arkadaşlarıyla ve ailesiyle yüzleşme hikâyesini anlatan “Yan Rol”, 26 Temmuz Cumartesi akşamı Kadıköy Boa Sahne’de tiyatroseverlerle buluşacak. Başarılı oyuncu Merve Polat’ın can verdiği “Canan” karakteri, izleyiciye hem oyunculuk sektörünün perde arkasını aktaracak, hem de düşündürürken güldürecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yapımcılığı Tiyatro Mitos üstleniyor</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Deniz Madanoğlu’nun yazar, Şenol Önder’in yönetmen koltuğunda oturduğu tek kişilik komedi oyunu “Yan Rol”, şehirdeki yaz akşamlarına renk katmaya devam ediyor. Daha önce Sadri Alışık Tiyatro Ödülleri, Direklerarası Tiyatro Ödülleri ve Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri’ne layık görülen oyun, 26 Temmuz Cumartesi akşamı Kadıköy Boa Sahne’de oynanacak. Yapımını Tiyatro Mitos’un üstlendiği oyun, hem mesleğinde hem de hayatında yan rol olarak kalmış “Canan”ın hayatını mizahi bakış açısıyla anlatıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Oyunun konusu</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Oyuncu Merve Polat’ın can verdiği “Canan” karakteri, her zaman arkadaş kontenjanında görülen, kendi hayatında bile esas kızın arkadaşı olarak konumlanan bir kadın oyuncu. Alamadığı roller, en yakın arkadaşıyla, babasıyla, annesiyle olan ilişkisi ve toplum baskısı artık susamayacağı kadar ağır gelmeye başlar. Kendi hayatında başrol hissedememesi üzerinden çıktığı bu sorgulamada, hayatın içindeki iktidar ilişkilerine de göz atmayı unutmayacaktır.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Jul 2025 15:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/07/merve-polattan-tek-kisilik-sov-1753099810.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AŞK-I MEMNU TİYATRO SAHNESİ&#039;NDE</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/ask-i-memnu-tiyatro-sahnesinde-4363</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/ask-i-memnu-tiyatro-sahnesinde-4363</guid>
                <description><![CDATA[360 Tv ekranlarında her pazar günü ekrana gelen, Banu Noyan'la En Moda'da Banu Noyan, tiyatroda 10'uncu yılını kutlayan Çiğdem Tunç'la bir araya geldi. Çiğdem Tunç, tiyatro sahnesine unutulmaz eser Aşk-ı Memnu'yu hazırladıklarını ilk kez açıkladı ve yeni Aşk-ı Memnu oyuncularıyla bir araya geldi. Beren Saat ve Kıvanç Tatlıtuğ'lu fenomen dizinin her yaz ekranda tekrarı yayınlarken, halen dizinin final sahnesinde Bihter'in vefatıyla anılırken, Çiğdem Tunç Tiyatrosu, bu muhteşem eseri tiyatro sahnesine taşımaya hazırlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YENİ FİRDEVS: ÇİĞDEM TUNÇ</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Neriman Köksal ve Nebahat Çehre'nin ardından yeni Firdevs Hanım olmaya hazırlanan Çiğdem Tunç, "Yeni kuşaklara Aşk-ı Memnu'yu tanıtacağız, farklı bir bakış açısı getiriyoruz" dedi. Çiğdem Tunç: "Kıvanç'ı görünce yanaklarını sıkarak seveceğim. Öyle bir çıta koydu ki Aşk-ı Memnu'ya, benzerini bulmak için neler yaşadık, zor oldu" dedi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tiyatrodaki Aşk-ı Memnu'da Adnan Ziyagil'i Deniz Salman, Behlül'ü Sefer Canbaz, Bihter'i Balca Basman, Nihal'i Suyum Bige Dadalı, Matmazel'i ise Gamze Yarka canlandıracak. Çiğdem Tunç ise Firdevs Hanım olacak.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Jul 2025 12:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/07/ask-i-memnu-tiyatro-sahnesinde-1752831015.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HURAFELERE KARŞI HAKİKATE IŞIK TUTUYOR</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/hurafelere-karsi-hakikate-isik-tutuyor-4342</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/hurafelere-karsi-hakikate-isik-tutuyor-4342</guid>
                <description><![CDATA[İnsanlık tarihine yön veren en önemli olgulardan biri olan dinlerin ekonomik, siyasal ve toplumsal sömürü aracı olarak kullanılması son dönemlerde daha çok arttığı görülüyor. Din hakkında yayılan yanlış veya çarpıtılmış haberler, güncellikten ve bilimsellikten uzak yorumlarla birleşerek büyük bir bilgi kirliliğine neden oluyor. Aynı zamanda, bu alana atfedilen korkutmalar ve aşırı kısıtlamalar, insanları inançtan ürkütüp uzaklaştırarak, gerçekliği araştırmaktan soğutuyor. Bu derin çıkmaz karşısında, Dr. Hülya İskenderoğlu Bahat'ın hurafelere karşı hakikate ışık tutan "Müminizm: Kâmil İnsan Olmaya Davet" adlı eseri, Ceres Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Din, insanlık tarihi boyunca var olmuş, sosyolojik evrimde önemli roller üstlenmiş, evrensel ve köklü bir olgu olarak karşımıza çıkıyor. Ancak ne yazık ki bu denli hayati bir konu, günümüzde bilimsel mercekten uzak, dayatmacı ve gelenekselci bir alan haline getirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İnanç konusunda yapılan yanlışlar ve artan baskılar büyüdükçe, insanlar dinden korkup uzaklaşıyor, gerçekleri araştırmaktan da soğuyorlar. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimiz de bu karmaşık tablo karşısında ya körü körüne bir kabullenişin ya da tepkisel bir reddedişin kıskacında kalıyorlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Günümüz insanlığının derin çıkmazları ve hayatın karışıklıkları karşısında, ilk kitabı "Hikayelerle Hayat Terapisi" ile bireysel iyileşmeye odaklanan yazar Dr. Hülya İskenderoğlu Bahat, bu kez de “Müminizm: Kâmil İnsan Olmaya Davet" adlı eseri ile toplumsal iyileşmeye giden yola ışık tutuyor. Eser, hurafelerden arınmış bilimsel temellere dayanan saf bir bakış açısıyla dinler konusuna açıklık getiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yazar, konuya dair 30 yılla yakın çok yönlü yolculuğunu, kapsamlı araştırmalarını; farklı kulvarlardaki kişisel eğitimleri, deneyimleri ve tecrübelerinin birikimiyle müspet bilim merceğinde analiz ediyor. Akıl ve gönül süzgecinden geçirilerek vücuda getirilmiş bu özel çalışma, Ceres Yayınları etiketiyle hayat bulup okuyucularla buluştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaşanan Dini Yozlaşma ve Yanlış Anlaşılmaları Okuyucularla Paylaşıyor</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kur'an'ın birçok mealini okumanın yanı sıra Hindistan, Nepal, Bali, Kudüs, Roma, Vatikan, Mekke, Medine, Konya ve Göbeklitepe gibi farklı coğrafyalarda dinlerin pratiğini ve yaşamdaki yerini gözlemleyen yazar Dr. Hülya İskenderoğlu Bahat, yaşanan dini yozlaşma ve yanlış anlaşılmaları, bilimsel bir bakış açısıyla okuyucularla paylaşıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Eser, dinler ve dini ideolojiler üzerine yazarın derinlemesine araştırma ve değerlendirmelerini gözler önüne sererken, Kur'an meallerinin tamamına değil, bugüne kadar anlaşılmasında ve yorumlanmasında zorluk çekilen konulara öncelik veriyor. Ayrıca, bütün dinlerin gelecekteki rollerinin ne olacak sorusuna da kapsamlı cevaplar sunuyor. Kitapta sadece Müslümanlık değil diğer dinler, ideolojiler ve bilimsel buluşlar üzerine de yorumlar yer alıyor. Bu önemli çalışma, insanlığın atardamarlarını tıkayan pıhtıların temizlenmesinde din ve bilimin gelecekte kol kola vereceği mesajını güçlü bir şekilde vurguluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kitap, üç büyük dinin temelinde yatan güzel ahlaklı iyi insan olma şartını "Müminizm" olarak adlandırıyor. "Mümin" yaklaşımının, “temiz bir inançla, barış ve faydalar üretmek için çalışan, adaletten şaşmayan, batılın değil bilimin ve bilginin peşinden koşup kâmil insan olmak için çabalayıp ilerleyen, güzel ahlak sahibi kimselere" işaret ettiğini gözler önüne seriyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 11:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/07/hurafelere-karsi-hakikate-isik-tutuyor-1752568363.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İSTANBUL 6 TEMMUZ&#039;A KADAR ŞAŞIRACAK</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/istanbul-6-temmuza-kadar-sasiracak-4280</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/istanbul-6-temmuza-kadar-sasiracak-4280</guid>
                <description><![CDATA[Akademisyen Dr. Seval Özcan'ın Ataköy Baruthane'deki kişisel sergisi "Şaşırt Beni İstanbul" 6 Temmuz 2025 tarihine kadar uzatıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yoğun bir ilgi gören Özcan sergi ile ilgili şunları söyledi “Şaşırt Beni İstanbul sergimle geçmiş ve gelecek arasında köprü kurarak şaşırmanın, sorgulamanın ve umudu diri tutmanın ne denli önemli olduğunu eserlerim aracılığıyla izleyiciyle paylaşıyorum. Hepimizin biraz durup görmeye, fark etmeye ve&nbsp; şaşırmaya ihtiyacı var. Eserlerimde sonsuz geçişleri görmek mümkündür. Sergimde tek bir noktadan çıkışlı çok şey ifade eden bir çok eser bulunmaktadır. Sizleri, hayata benim kaleydoskobumdan bakmaya davet ediyorum. Boşlukları fark edip, anlar ve anılarla doldurarak hayatı yeniden anlamlandıracağız. Sergim aracılığıyla, modern dünyanın telaşı içinde izleyicilere nefes alabilecekleri bir alan sunmayı, eserlerimdeki boşlukları kendi gerçeklikleri ve hatıralarıyla doldurmaları için onları düşünmeye ve sorgulamaya davet ediyorum. 06 Temmuz’a kadar ücretsiz olarak Ataköy Baruthane de ziyaret edilebilir.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 05 Jul 2025 10:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/07/istanbul-6-temmuza-kadar-sasiracak-1751699141.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ALTIN PORTAKAL YOLCUSU</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/altin-portakal-yolcusu-4261</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/altin-portakal-yolcusu-4261</guid>
                <description><![CDATA[Türk basın dünyasında "Oscar" olarak anılan Altın Objektif Ödülü’nün sahibi olan gazeteci, aktivist ve belgesel yapımcısı Selim Öztürk Bogucanin, bu kez Türkiye’nin en köklü sinema etkinliklerinden biri olan Altın Portakal Film Festivali’ne belgesel dalında yarışacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Balkanlar, göç, toplumsal hafıza ve insan hakları üzerine uzun yıllardır emek veren Öztürk, “Srebrenitsa Boşnak Soykırımı” ve “Geçmişin İzleri” adlı çarpıcı belgeselleriyle festivale damga vurmaya hazırlanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Geçtiğimiz yıl Görüntülü Haber kategorisinde kazandığı Altın Objektif’in ardından sinema dünyasında da adını duyuran Öztürk, aday gösterilen yapımı hakkında şu sözleri sarf etti:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Bu sadece bir belgesel değil; vicdanın, adaletin ve hafızanın sesi. Sessiz kalmışların çığlığını duyurmak için yola çıktık. Bu adaylık, onların sesi olacak.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">15 yılı aşkın gazetecilik kariyerinde pek çok ulusal ve uluslararası başarıya imza atan Öztürk, çalışmalarında göçmen kimliği, kültürel kökenler ve insan hakları temalarına güçlü bir şekilde yer veriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Altın Portakal Film Festivali, bu yıl Ekim ayında Antalya’da gerçekleşecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Selim Öztürk Bogucanin’in festivale katılımı, şimdiden belgesel sinema çevrelerinde merak uyandırmış durumda.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 02 Jul 2025 10:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/07/altin-portakal-yolcusu-1751442651.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CAMLA ANLATILAN SESSİZ DUYGULAR TRANSPARAN HİKAYELER</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/camla-anlatilan-sessiz-duygular-transparan-hikayeler-4193</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/camla-anlatilan-sessiz-duygular-transparan-hikayeler-4193</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul’da Ferhat Aligil’in szahibi olduğu Bohem Art Galeri Galata’da sanatseverlerle buluşan “Transparan Hikayeler” sergisi, camın zarif ve kırılgan doğasından ilham alarak görünmeyeni görünür kılmayı amaçlıyor. Sanatçı, bu özel sergiyle izleyiciyi klasik anlatı biçimlerinden uzaklaştırarak, formlar ve boşluklar üzerinden duygusal bir yolculuğa davet ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Minimalist bir yaklaşımla tasarlanan sergi, kelimeler yerine cam formlarla konuşuyor; cümlelerin yerini ise ışıkla şekillenen boşluklar alıyor. Sergide yer alan her bir cam eser, bir duygunun, anının ya da içsel bir sesin şeffaf yansıması olarak izleyiciyle buluşuyor. Cam sanatçısı Mehriban Korkmaz’ın ifadesine göre, “Transparan Hikayeler” yalnızca bir sergi değil, aynı zamanda bir dinleme alanı. Bu alanda, izleyiciler anlatılanları değil, kendi iç seslerini dinliyor; eserleri tamamlanmamış bir cümle gibi görüp, onları kendi yorumlarıyla tamamlıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Camın ışıkla kurduğu ilişki ise serginin en dikkat çekici unsurlarından biri. Işık oyunları sayesinde bazı eserler bir hatırayı canlandırırken, bazıları izleyicide derin bir boşluk hissi uyandırıyor. Her parça, izleyicinin kendi yaşanmışlıklarıyla birleşerek çok katmanlı bir anlatıya dönüşüyor. Sergi, ziyaretçilerine yalnızca sanatla değil, aynı zamanda kendi duygusal dünyalarıyla da temas kurma fırsatı sunuyor. Sessiz ama güçlü bir anlatım diliyle “Transparan Hikayeler”, izleyicisini camın kırılgan yüzeyinde içsel bir yolculuğa çıkarıyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 20 Jun 2025 14:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/06/camla-anlatilan-sessiz-duygular-transparan-hikayeler-1750419747.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SPIRITUA BAKIRKÖY LEYLA GENCER OPERA VE SANAT MERKEZİ’NDE</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/spiritua-bakirkoy-leyla-gencer-opera-ve-sanat-merkezinde-4139</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/spiritua-bakirkoy-leyla-gencer-opera-ve-sanat-merkezinde-4139</guid>
                <description><![CDATA[Prömiyerini geçtiğimiz ay Grand Pera’da yapan Spiritua, 26 Haziran Perşembe 20.30’da Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde seyirciyle buluşacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Geçtiğimiz ay Grand Pera Emek Sahnesi’nde iki gece üst üste kapalı gişe sahnelenen Spiritua, şimdi Bakırköy’de seyircisiyle buluşmaya hazırlanıyor. William Shakespeare’in beş büyük tragedyası — Hamlet, Macbeth, Othello, Kral Lear ve III. Richard — ile Truva Savaşı’nın mitolojik anlatısını çağdaş sahneleme diliyle bir araya getiren bu etkileyici prodüksiyon, 26 Haziran Perşembe akşamı 20.30’da Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde sahnelenecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Arda Aydın’ın yazıp yönettiği, Biraderler Yapım ve İdil Türkmenoğlu yapımcılığında hayata geçirilen Spiritua, klasik tiyatro kodlarını kırarak Türkiye’de benzeri olmayan bir tiyatro deneyimi sunuyor. Tek perdelik oyunda, Biraderler Yapım’ın sosyal girişimi Çocuk Genç Sanat Tiyatro (ÇGST) bünyesinde yetişen 45 genç oyuncu sahne alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Seyircisini 70 dakikalık soluksuz bir deneyime davet eden Spiritua, popüler müzikler, dans, çağdaş koreografi, yenilikçi sahne teknolojisi ve çarpıcı görsellerle tiyatronun sınırlarını yeniden çiziyor. Bu yapımda Shakespeare’in evrenselliği ve Truva’nın destansı kökeni, günümüz gençliğinin estetik anlayışıyla buluşuyor. Gelenekle geleceğin çatışmadığı, aksine birbirini dönüştürdüğü bir anlatı kuruluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Genç kuşağın sahne üzerindeki enerjisiyle birleşen Spiritua, sadece bir oyun değil görsel, işitsel ve duygusal olarak izleyiciyi derinden etkileyen bütüncül bir sanat deneyimi. Yeni nesil sahneleme anlayışıyla Türk tiyatrosuna cesur bir katkı sunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yeni nesil sahne sanatları prodüksiyon şirketi olan Biraderler Yapım, 2016 yılında kuruldu. Aynı yıl sahneye koyduğu ilk prodüksiyonu “Biraderler Cabaret”, 80’in üzerinde temsil yaparak izleyicinin büyük ilgisini kazandı. 2017 yılında, Aleksandar Popovski'nin rejisiyle sahnelenen “Bir Yaz Gecesi Rüyası”, yılın en dikkat çekici tiyatro prodüksiyonları arasında yer aldı. 2019’da Atatürk’ün insani yönünü merkeze alan Arda Aydın’ın tek kişilik performansıyla “İlelebet” adlı oyunu sahnelendi. İlelebet, aynı yıl Avrupa ve Kuzey Amerika turnelerine çıkarak uluslararası izleyiciyle de buluştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2018’de Biraderler Yapım’ın sosyal girişimi olarak kurulan ÇGST – Çocuk Genç Sanat Tiyatro, çocuklar ve gençler için sahne ve oyunculuk alanında özel atölye programları geliştirdi. Aynı yıl otizmli çocuklar için açılan özel atölyenin katılımcıları, 2019’da Yonca İnal’ın yönetmenliğinde sahnelenen “Pencere” adlı oyunla ilk kez sahneye çıktı ve profesyonel oyunculuğa adım attı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çocuk ve gençlere yönelik projeleriyle öne çıkan ÇGST, 2019’da izleyicinin yönlendirmesiyle şekillenen interaktif doğaçlama çocuk oyunu “Sen Yaz Ben Oynarım”ı sahnelemeye başladı. Sen Yaz Ben Oynarım sahnelenmeye devam etmekte.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2023 yılında sahnelenmeye başlayan ve büyük ilgi gören “Dolap: Bir Gençlik Müzikali”, hem enerjik anlatımı hem de gençlik temasına getirdiği çağdaş yorumla öne çıktı. Oyun, 49. İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri’nde “Yılın En Başarılı Çocuk – Gençlik Oyunu” ödülüne layık görüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Biraderler Yapım, hem yetişkin hem genç izleyiciye hitap eden yenilikçi tiyatro anlayışıyla üretmeye devam ediyor.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 11 Jun 2025 13:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/06/spiritua-bakirkoy-leyla-gencer-opera-ve-sanat-merkezinde-1749639264.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“HİKÂYEDE ADI GEÇEN ŞAİR BENİM” PRÖMİYERİNDE DUYGULARIN SENFONİSİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/hikayede-adi-gecen-sair-benim-promiyerinde-duygularin-senfonisi-4121</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/hikayede-adi-gecen-sair-benim-promiyerinde-duygularin-senfonisi-4121</guid>
                <description><![CDATA[Dün akşam Oda Tiyatrosu’nda sahnelenen “Hikâyede Adı Geçen Şair Benim” adlı iki kişilik oyun, izleyiciyi büyüleyen ve düşündüren unutulmaz bir geceye imza attı. Güçlü metni ve oyunculuk performanslarıyla dakikalarca ayakta alkışlanan yapım, seyircinin kalbine dokunan bir şiir gibiydi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gökhan Yet’in şair karakterini derin bir içtenlikle yorumladığı oyunda, Elif Aysel Nazim ise sahnede adeta bir oyunculuk şöleni sundu. Sekiz farklı karaktere hayat verirken, her birinin duygusunu, sesini ve hikâyesini ayrı bir incelikle işledi. Rum kadın Maria’nın hüznü, meyhanedeki adamın yalnızlığı, çingene kadının yürek yakan sesi ve finalde Filiz Akın’ın zarif ama güçlü duruşu… Hepsi seyircinin yüreğine işleyen bir yolculuk oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Oyunun yazarı Kaan Erkam’ın şiirsel dili ve karakterlerin çok yönlü yapısı, metnin gücünü daha da derinleştirirken; yönetmen Taha Aykın ve ekibi, bu metni sahnede bir duygu senfonisine dönüştürdü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gecenin sonunda sahneye taşan çiçekler ve alkışlar, emeğin ve sanatın en saf halini kutlar gibiydi. Elif Aysel Nazim’in “Her karakterin ayrı bir sesi vardı içimde, onları seyirciyle buluşturmak tarifsizdi” sözleri ve Gökhan Yet’in “Bu metinle sahnede olmak, bir yolculuktu. Her anı kıymetliydi” ifadesi, gecenin ne kadar özel olduğunu bir kez daha kanıtladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Hikâyede Adı Geçen Şair Benim”, izleyiciyi hikâyelerin kalbine davet eden ve hafızalarda yer eden güçlü bir oyun olarak sahne yolculuğuna başladı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 05 Jun 2025 13:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/06/hikayede-adi-gecen-sair-benim-promiyerinde-duygularin-senfonisi-1749119624.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÇİNİ SANATINA RUH KATAN SANATÇI</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/cini-sanatina-ruh-katan-sanatci-4062</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/cini-sanatina-ruh-katan-sanatci-4062</guid>
                <description><![CDATA[Kadim Türk sanatlarının en zariflerinden biri olan çini, tarih boyunca ateşle sabrın iç içe geçtiği bir sanat dalı olarak varlığını sürdürdü. Bu kadim sanatın çağdaş temsilcilerinden biri olan çini sanatçısı Pınar Külek, yeni sergisiyle sanatseverlerle buluştu. Sergideki eserleri, yalnızca estetik bir şölen sunmakla kalmıyor; aynı zamanda çiniye yüklenen manevi anlamı da izleyiciyle paylaşıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Pınar Külek’in sergisinde yer alan eserler, geleneksel Osmanlı motiflerinden esinlenen ama modern dokunuşlarla yeniden yorumlanmış örnekler. Özellikle lale, karanfil ve yaprak desenlerinin mavi, kırmızı ve yeşilin farklı tonlarıyla hayat bulduğu çalışmalar, ziyaretçilere geçmişle günümüz arasında zarif bir bağ kurma imkânı sunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sanatçı çiniyi yalnızca süsleme sanatı olarak değil, bir ruh hali ve düşünce biçimi olarak görüyor. Külek’in sözleriyle:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Ateşe meftun olmaktır çini. Her fırça darbesiyle zamanda bir an durur; geçmişin ihtişamını ve bugünün zarafetini hissedersiniz.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yeni sergisinde yer alan eserler, hem görsel zenginliğiyle hem de işçilikteki detaycılığıyla dikkat çekiyor. Her motif, Külek’in ruhunu fırçasına nasıl aktardığını gözler önüne seriyor. Eserlerinde kullanılan firuze, lapis, mercan ve zümrüt tonları, adeta taşların fısıltılarını dinleyerek oluşturulmuş bir senfoni gibi karşımıza çıkıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sanatın ustalık ve adanmışlık gerektirdiğini vurgulayan Külek, duygularını şu sözlerle dile getiriyor:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Ustasız sanat haramdır malum. Üzerimde emeği geçen ustalarıma sonsuz teşekkürlerimle… Fırçam ile ruhum müsenna… Son nefesime dek fırçam benimle olsun.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sergiyi ziyaret eden sanatseverler, yalnızca görsel bir şölen değil; aynı zamanda sabırla işlenmiş bir kültür ve medeniyet mirasıyla da karşılaşıyor. Pınar Külek’in sanatı, izleyicilere hem huzur veriyor hem de bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sonuç olarak, bu sergi sadece bir sanat etkinliği değil; aynı zamanda Türk çini sanatının yaşatıldığı, dönüştüğü ve geleceğe taşındığı özel bir an. Külek’in eserleri, geleneksel sanatın bugünkü en güçlü temsilcilerinden biri olarak, sanata ruh katan bir yolculuğun hikayesini anlatıyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 25 May 2025 14:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/05/cini-sanatina-ruh-katan-sanatci-1748173692.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TİMSAH ATEŞİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/timsah-atesi-4042</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/timsah-atesi-4042</guid>
                <description><![CDATA[Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu ve Piu Entertainment’ın ortak yapımı olan "Timsah Ateşi", dört sezondur tiyatroseverlerin beğenisiyle sahnelenmeye devam ediyor. Başrollerinde Funda Eryiğit, Hazar Ergüçlü ve Hidayet Erdinç’in yer aldığı oyun, Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde sezonun son gösterimiyle tiyatroseverlerle buluşacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Meghan Tyler’ın kaleme aldığı, 2019 yılında Edinburgh Fringe Tiyatro Festivali’nde “En İyi Tiyatro” ödülüne layık görülen ve The Guardian tarafından “Feminist Tarantino” olarak tanımlanan “Timsah Ateşi”, sürreal ve grotesk öğeleriyle dikkat çeken, temposu hiç düşmeyen bir kara-komedi olarak sahneleniyor. Yönetmenliğini Mehmet Ergen’in üstlendiği oyun, dört sezondur ilgiyle izleniyor.Funda Eryiğit, oyunda Alannah karakterine hayat verirken, Hazar Ergüçlü ise Fianna karakterinde güçlü bir performans sergiliyor. İkilinin etkileyici sahne performanslarına, babaları Peter Devlin karakteriyle usta oyuncu Hidayet Erdinç eşlik ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sinema ve televizyondaki başarılarıyla adından söz ettiren Eryiğit ve Ergüçlü, “Timsah Ateşi” ile tiyatro sahnesinde de unutulmaz bir iz bırakıyor. Kara-komediyi dramatik bir derinlikle harmanlayan oyun, dört sezondur izleyicilere çok yönlü ve etkileyici bir deneyim sunuyor. “Timsah Ateşi” sezonun bu son gösterimiyle, 27 Mayıs Salı günü Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde tiyatroseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Oyunun biletlerine ise Biletix, Passo, Biletinial ve Bubilet’den ulaşılabiliyor. </span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Künye</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yapımcı: Çolpan İlhan-Sadri Alışık Tiyatrosu &amp; Piu Entertainment</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yazan: Meghan Tyler</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çeviren: Zeynep Anacan</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yöneten: Mehmet Ergen</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dekor Tasarımı: Merve Yörük</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Işık Tasarımı: Richard Williamson</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kostüm Tasarımı: Gül Sağer</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ses &amp; Efekt Tasarımı: Ersin Aşar</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yardımcı Yönetmen: Melda Narin Güler</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaratıcı Ajans: Happy People Project</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Fotoğraflar: Levent Özdemir</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şarkı Sözü Çevirmeni: Ceren Gündoğdu &amp; Mehmet Ergen</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sahne Tasarım Asistanı: Ilgaz Kasapoğlu</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Asistanlar: Zehra Barto, Ayşenur Erman</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Oyuncular: Funda Eryiğit, Hazar Ergüçlü, Hidayet Erdinç, Okan Demirok</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 21 May 2025 13:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/05/timsah-atesi-1747821742.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bİ DEĞİŞİK TİYATRO’DAN EŞEK ARILARI</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/bi-degisik-tiyatrodan-esek-arilari-4031</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/bi-degisik-tiyatrodan-esek-arilari-4031</guid>
                <description><![CDATA[Bi’ Değişik Tiyatro’nun, Başkent İletişim Akademisi işbirliği ile prömiyerini gerçekleştirdiği ‘Eşek Arıları’ oyunu Beşiktaş Belediyesi Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi’nde sanatseverler ile buluştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aristophanes Antik Yunan komedisinin en büyük temsilcisiydi ve eserleri en fazla korunan kişiydi. O, Antik Yunan komedisinin günümüze ulaşan tek temsilcisidir. Eşek Arıları, M.Ö. 422 yılında sahnelenmiş bir yapıttır. Aristophanes, bu komedyasında Atina'nın adalet mekanizmasıyla alay eder. O zamanlarda demagog ve savaştan yana olanlar, yargıçları kendi siyasi çıkarları uğruna kullanırlardı. Sıradan insanlar Spartalılarla işbirliği yapmakla suçlanır ve insafsız yargıçlar tarafından çok ağır biçimde cezalandırılırlardı. Yargıçlar kararlarını balmumu tabletler üzerine sivri bir kalemle yazdıkları için Aristophanes, o kalemleri eşekarılarının iğnelerine benzetmiş, bu oyunuyla Atina halkını aydınlatmak, uyarmak istemiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu oyun binlerce yıl önce değil de sanki daha dün yazılmış gibi hissettirebilir. Binlerce yıl önce yaşanan nice olayın günümüzde de yaşandığını görmek sizi hayrete düşürecek. Devlet tiyatrolarının usta ismi Murat Sarı’nın uyarladığı ve yönettiği oyunun Koreografisi Filiz Dursunoğlu’na ait olup, Kostüm ve Işık tasarımı Akın Tezer Tunalı’ya, Müzik Tasarımı Akın Tezer Tunalı ve Rüstem Cem Yılmaz’a ait.Temsilde; Philokleon rolü için Bilal Ataş, Bydelikleon rolü için Mert Tepe, Sosias rolü için Hasret Yüksel, Santias rolü için Senanur Ceyhan Baba Koro’da; Afide Yalçın, Aynel Hayat Çora, Birsen Karaçam, Filiz Çolaklar, Serin Sarı, Sevda Ataş, Zeynep Bağdatlı Oğul Koro’da; Beren Işık Tombul, Banu Zahmacıoğlu, Mukadder Hanedar, Tanfer German, Tuana Canca, İnci Bingöl ve Ne İdüğü Belirsiz rolü ile Mert Kaan Azın sahnede. Eşek Arıları 17 Şubat 2025’de Beşiktaş Belediyesi Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi’nde prömiyer yaptı. İkinci gösterimi 24 Mart’ta Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde, Üçüncü gösterimi ise İBB Yenibosna Dr. Enver Ören Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.‘EŞEK ARILARI’ 24 Mayıs’ta Avcılar Belediyesi Barış Manço Kültür Merkezi’nde, 26 Mayıs’ta ise Beşiktaş Belediyesi Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi’nde seyircisi ile buluşacak.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 May 2025 14:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/05/bi-degisik-tiyatrodan-esek-arilari-1747653400.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÖĞRENCİLERE YÜZDE 50 İNDİRİM FIRSATI SUNUYOR</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/ogrencilere-yuzde-50-indirim-firsati-sunuyor-4002</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/ogrencilere-yuzde-50-indirim-firsati-sunuyor-4002</guid>
                <description><![CDATA[Uluslararası ödüllü deneyim müzeleri Müzeler Haftası ve Bayram süresince öğrencilere kapılarını indirimli açıyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">En son teknolojilerle hayata geçirilen, ödüllü müzeler Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi ile Efes Deneyim Müzesi, Müzeler Haftası ve Kurban Bayramı’nı kapsayan özel kampanyasıyla öğrencilere unutulmaz bir deneyim sunuyor. İlkokuldan üniversiteye 6-22 yaş arası öğrenciler, tarih ve kültür mirasını konu alan deneyim müzeciliğinin Türkiye ve dünyadaki ilk örnekleri olan müzeleri, 16 Mayıs – 16 Haziran 2025 tarihleri arasında yüzde 50 indirimle keşfetme fırsatı bulacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">DEM Müzecilik tarafından geliştirilen ve işletilen bu iki ödüllü müzede kullanılan teknolojilerle, kültürel miras; duygusal bağ kurduran, yaşayan bir deneyim haline geliyor. Ziyaretçilere geçmişi yalnızca göstermediklerini aynı zamanda hissettirdiklerini söyleyen DEM Müzecilik CEO’su Eda Bildiricioğlu, bu dönüşümün toplumun bütün kesimlerinde tarihe olan ilgiyi artırırken, özellikle dijital dünyanın içine doğmuş yeni kuşakların öğrenme ve algılama biçiminde önemli bir yer tuttuğunu söylüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi ile Efes Deneyim Müzesi’nde kullanılan teknolojilerin; çocukların, gençlerin tarihi daha kolay anlamalarını, duygusal bağ kurmalarını ve bilinçli bireyler olarak yetişmelerini sağladığını söyleyen Eda Bildiricioğlu, eğitimde de büyük potansiyele sahip olan bu sistemlerin, kültürel miras aktarımını bir fırsata dönüştürdüğünü ifade ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Deneyim müzeciliğini yalnızca turizm açısından değil, aynı zamanda eğitim ve gelecek kuşaklara miras bırakma sorumluluğu çerçevesinde ele alan Dem Müzecilik, yıl boyunca düzenlediği indirim kampanyalarına bir yenisini ekleyerek, Müzeler Haftası ve Kurban Bayramı’nı kapsayan bir aylık süre boyunca dünyaca ödüllü müzelerini tüm öğrencilere yüzde 50 indirimle ziyaret imkânı sunacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tarihin kalbinde sürükleyici bir deneyim: Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İstanbul’un kalbi Sultanahmet’te Defter-i Hakani Nezareti binasında yer alan Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi, ziyaretçilerini Ayasofya’nın kuruluşundan günümüze uzanan büyüleyici bir hikâyeye ortak ediyor. Tarihi dokuyu modern teknolojilerle ve hikâye anlatıcılığı ile harmanlayarak ziyaretçilerini zamanda bir yolculuğa çıkaran müze, Bizans’tan Osmanlı’ya uzanan etkileyici bir deneyim sunuyor. Müzede, teknoloji desteğiyle hayata geçirilen sanat eserleri de sergileniyor. Büyük usta Mimar Sinan’ın mapping tekniğiyle yansıtılan ve 12 bin küpten oluşan enstalasyonu ile Ayasofya Camii’ni boyutlu olarak gösteren “sonsuzluk aynaları” sanat, tarih ve teknolojinin buluştuğu etkileyici örnekler arasında yer alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ayrıca müzenin sergi salonunda çok önemli bir bölümü ilk kez gösterime sunulan 300’e yakın tarihi eser sergileniyor. Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi haftanın 7 günü 09:00 – 19:00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Efes Deneyim Müzesi dünyanın ilk deneyim müzelerinden</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İzmir Selçuk’ta Efes Antik Kenti içinde yer alan Efes Deneyim Müzesi, antik dünyanın büyüsünü teknolojiyle buluşturan Türkiye’nin ve dünyanın ilk deneyim müzelerinden. Ziyaretçiler, immersif teknolojiler sayesinde Efes’in antik çağındaki caddelerini, tapınaklarını, pazar yerlerini keşfediyor, depremleri, içindeymiş gibi hissediyor. Bu deneyimleri sırasında Androklos, Kleopatra, Marcus Antonius, Artemis ve St. Paul gibi dönemin önemli figürleriyle tanışıyorlar. Artemis Tapınağı'ndan başlayan büyülü yolculukları, Arcadian Yolu'ndan geçip Teras Evler’de son buluyor. Ziyaretçilerine zengin, kapsayıcı ve sürükleyici bir görsel-işitsel deneyim sunan ve Antik Efes’in büyüleyici atmosferini yeniden yaşatan Efes Deneyim Müzesi, haftanın her günü 08.00 – 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Uluslararası alanda 10 prestijli ödül</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Efes Deneyim Müzesi, 2024 yılında Amerika’da düzenlenen Mondo Awards’da sayısız global rakibini geride bırakarak “Dünyanın En İyi Müzesi” unvanını kazandı.Ardından, MUSE Creative Awards’da her iki müze toplamda 3 ödül kazandı. Bu başarıyı Vega Digital Awards’dan gelen 2 ödül daha izledi. Devamında ise Arival Spotlight Awards’da “En Yenilikçi Ziyaretçi Çekim Merkezi” seçilen Efes Deneyim Müzesi, teknolojideki üstünlüğü ile Event Technology Awards’da birincilik ödülünü aldı. Son olarak Blooloop Innovation Awards’dan her iki müze de 2 ödül daha kazandı.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 May 2025 12:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/05/ogrencilere-yuzde-50-indirim-firsati-sunuyor-1747128218.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YAŞAYAN ANLAR: 25 YILIN RETROSPEKTİFİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/yasayan-anlar-25-yilin-retrospektifi-3988</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/yasayan-anlar-25-yilin-retrospektifi-3988</guid>
                <description><![CDATA[Sabancı Üniversitesi, 25. kuruluş yılı kutlamaları kapsamında ‘Yaşayan Anlar: 25 Yılın Retrospektifi’ adlı özel bir sergiye ev sahipliği yapıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Serginin açılış töreninde konuşan Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, üniversitenin en önemli anlarına yapay zeka ile yeniden hayat verilen sergiye dair “25 yıllık yolculuğumuzda birçok anı, belge ve fotoğraf biriktirdik ama en değerlisi; her yıl üstüne eklediğimiz mezunlarımız, öğrencilerimiz ve kıymetli akademisyenlerimiz oldu. Bu sergi, ‘Birlikte yaratmak ve geliştirmek’ mottomuzun bir ürünü” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sabancı Üniversitesi, kuruluşunun 25. yılını özel bir sergiyle kutluyor. Yapay zeka teknolojileri kullanılarak hazırlanan "Yaşayan Anlar: 25 Yılın Retrospektifi / Living Memories: A 25-Year Retrospective" sergisi, 6 Mayıs’ta Sabancı Üniversitesi Tuzla Kampüsü’ndeki Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi (SGM) fuaye alanında açıldı. Serginin açılış töreni; Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı ve Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici ile Öğretim Üyeleri, mezunlar, öğrenciler ve çalışanların katılımıyla gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Son derece kıymetli, emek dolu 25 yıl…”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Serginin açılış konuşmasını yapan Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, “Üniversite tarihi açısından 25 yıl kısa bir süre olabilir ancak bizim için son derece kıymetli, emek dolu bir 25 yıl oldu. Bu yolculukta birçok anı, fotoğraf biriktirdik, ama en değerlisi; her yıl üstüne eklediğimiz mezunlarımız, öğrencilerimiz ve kıymetli akademisyenlerimiz oldu. Bugün geriye baktığımızda, birçok hedefimizi gerçekleştirdiğimizi memnuniyetle görüyoruz. Elbette her hedefin ardından yeni hedefler koymak gerekiyor. Bu da daha iyisini yapma arzusunun bir sonucudur. Bu nedenle hiç değişmeyen bir mottomuz var: ‘Birlikte yaratmak ve geliştirmek.’ Yaşayan Anlar: 25 Yılın Retrospektifi sergisi de bu anlayışın bir ürünü. Fakültelerden, merkezlerden toplanan karelerle, hep birlikte çıktığımız bu yolculuğu yeniden hatırlıyoruz. 25. yıl kutlamalarımıza böyle anlamlı bir başlangıç yapmaktan mutluluk duyuyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“İlk günkü motivasyonla yolumuza devam ediyoruz”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici ise konuşmasında, “Sıfırdan bir üniversiteyi bugünlere taşımak büyük bir başarı. 1999’da ilk öğrencilerimizi bu kampüse getirdiğimizde, zor şartlarda başlayan bu serüvenin ne denli kıymetli olduğunu daha da iyi anlıyoruz. O dönemin öğrencileri ve sonrasındaki öğrencilerimiz, mezunlarımız bugün dünyanın önde gelen üniversitelerinde, şirketlerinde, en üst düzey görevlerde yer alıyor. Bugün de ilk günkü motivasyonla yolumuza devam ediyoruz. Henüz yolun başındayız; hedeflerimizi her geçen gün daha da yukarıya taşıyoruz. Üniversitemizin 25 yıllık yolculuğunu yansıtan bu anlamlı sergiyi hazırlayan tüm ekibe teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yoğun katılımla gerçekleşen açılışın ardından Güler Sabancı, Sabancı Üniversitesi’nin kuruluş hikayesini kaleme aldığı, Türkçe ve İngilizce yayınlanan ‘Bir Üniversite Var Ederken… / Founding a University…’ kitabını konuklar için imzaladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sabancı Üniversitesi’nin 25 yıllık belleği yapay zeka ile işlendi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Yaşayan Anlar: 25 Yılın Retrospektifi” sergisi, Sabancı Üniversitesi’nin 25 yıl öncesinden günümüze uzanan kuruluş hikayesi, kampüs yaşamı, öğrenci ve mezun başarıları, bilim ve sanat alanında öne çıkan çalışmalarını kapsayan geniş bir perspektif sunuyor. Üniversitenin fakülteleri, araştırma merkezleri ve birimlerinden toplanan binlerce içerikle hazırlanan sergi, bu zengin içeriğin yapay zeka modelleriyle işlenmesiyle oluşturuldu. Sergide; 1999 yılında ‘bir dünya üniversitesi’ kurma hayalinden doğan ve özgün eğitim modeliyle fark yaratan Sabancı Üniversitesi’nin kilometre taşları, hem orijinal belgeler hem de yapay zeka teknolojileriyle canlandırılan arşiv materyalleri ve anılarla aktarılıyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 May 2025 15:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/05/yasayan-anlar-25-yilin-retrospektifi-1746793286.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BİHTER: SONSUZ HİKÂYE PRÖMİYERİNİ GERÇEKLEŞTİRDİ</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://magazincaddesi.com/haber/bihter-sonsuz-hikaye-promiyerini-gerceklestirdi-3987</link>
                <guid>https://magazincaddesi.com/haber/bihter-sonsuz-hikaye-promiyerini-gerceklestirdi-3987</guid>
                <description><![CDATA[Halit Ziya Uşaklıgil’in ölümsüz eseri Aşk-ı Memnu, bu kez Bihter’in sesinden, onun suskunluğunu kıran bir anlatımla yeniden hayat buldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bihter: Sonsuz Hikâye, 5 Mayıs 2025 akşamı Baba Sahne’de gerçekleşen prömiyerinde büyük ilgiyle karşılandı. Nova Oyun Yapım ve Theater28 ortak yapımı olan oyun, ilk gösteriminde hem tiyatro çevrelerinden hem de seyircilerden tam not aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yazarlığını Elçin Gürler’in üstlendiği ve sahneye Taner Tunçay’ın rejisiyle taşınan oyun, izleyiciyi Bihter’in iç dünyasına, onun susturulmuş hikâyesine davet ediyor. Bugüne dek başkalarının gözünden izlediğimiz Bihter, bu kez kendi hikâyesini kendi diliyle anlatıyor. Aşkı, arzuyu, ihaneti ve toplumun kadın bedeni üzerindeki baskısını sorgulayan metin, klasik romanın duygusal yükünü çağdaş bir sahneleme diliyle yeniden kurguluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Oyunda Merih Dilber ve Melissa Dilber, Bihter karakterinin parçalanmış ruh hâlini ve iç çatışmalarını iki farklı bedende canlandırarak sahnede çarpıcı bir birliktelik yaratıyor. Oyunculuk performanslarının güçlü temposu ve duygu geçişlerindeki derinlik, izleyiciye yalnızca bir karakteri değil, bir kadının tüm yaşam direnişini sunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tek perde olarak sahnelenen yapım, ışık tasarımında Serdal Ece ve Adem Akbey, kostüm ve hareket düzeninde Tuğba Eskicioğlu, dekor tasarımında ise Taner Tunçay imzası taşıyor. Ses efektleri Batuhan Parlak tarafından tasarlanırken, oyunun afiş ve video teaser çalışmaları Boran Uygun’a ait. Bihter’in dünyasını saran atmosferde Adnan, Firdevs, Behlül, Peyker ve Nihat karakterlerinin dış ses performansları da oyuna etkileyici bir katman daha ekliyor. Dış seslere de Ayşen İnci, Hakan Bilgin, Can Şıkyıldız, Muharrem Uğurlu, Nisa Uysal hayat veriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İstanbul’daki ikinci gösterim, 23 Mayıs Perşembe günü saat 20.30’da Hilltown Seyirlik sahnede seyirci ile buluşacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yazan: Elçin Gürler</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yöneten: Taner Tunçay</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Oyuncular: Merih Dilber, Melissa Dilber</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 May 2025 15:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://magazincaddesi.com/images/haberler/2025/05/bihter-sonsuz-hikaye-promiyerini-gerceklestirdi-1746792510.webp"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
